Doktorsitesi.com

Depremde Gebelik ve Loğusalık

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu
Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu
17 Şubat 2023216 görüntülenme
Randevu Al
Yakın zamanda  etkili olan ve yüzyılın en büyük felaketlerinden biri olarak gösterilen depremden etkilenen gebelerde çeşitli sorunların artışı gözlenebilir. Geçmişte yaşanan doğal afetlerin gebelik sırasında ve sonrasında anne ve bebeklerde olumsuz etkilere yol açtığı gözlenmiştir; fiziksel ve mental sorunların yıllar sonrasında bile devam ettiği dikkati çekmiştir. Bu açıdan gebelerimizin dikkatli bir şekilde takibi ve bilgilendirilmesi önemlidir.
Depremde Gebelik ve Loğusalık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depremin Gebelik ve Lohusalık Sürecine Etkileri

Yakın zamanda gerçekleşen ve yüzyılın en büyük felaketlerinden biri olarak nitelendirilen deprem felaketi, gebeler üzerinde çeşitli sağlık sorunlarının artışına neden olabilmektedir. Geçmişte yaşanan doğal afetler, gebelik ve doğum sonrası süreçte hem anne hem de bebek sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratmıştır. Fiziksel ve mental sorunların afetlerden yıllar sonra bile devam ettiği gözlendiğinden, gebelerin titizlikle takip edilmesi ve bilgilendirilmesi kritik bir önem taşımaktadır.

Depremin Gebelik ve Lohusalık Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Doğal afetler, toplumun genelinde olduğu gibi gebelerde de stres düzeyini maksimum seviyeye çıkarır. Afet sonrasında kadın sağlığına yönelik ciddi perinatal komplikasyonlar ve riskler ortaya çıkabilmektedir. Bu süreçte karşılaşılabilecek temel sorunlar şunlardır:

  • Maternal ve Perinatal Mortalite: Anne ve bebek ölüm oranlarında artış gözlenebilir.
  • Erken Doğum: Büyük afetlerin ardından erken doğum oranları belirgin şekilde artmakta ve bu risk yıllarca sürebilmektedir.
  • Gelişim Sorunları: Fetal büyüme kısıtlılığı ve düşük doğum ağırlığı riski yükselir.
  • Enfeksiyon Riskleri: Sağlıksız barınma koşulları, kirli içme ve kullanma suyu; solunum yolu enfeksiyonları ve gastroenterit gibi salgınlara yol açar. Toplu yaşam alanlarında (çadır, konteyner, sosyal tesis) bulaşıcı hastalıklara maruziyet daha fazladır.
  • Kronik Hastalık Yönetimi: Maternal anemi, akciğer hastalıkları, kronik hipertansiyon ve pregestasyonel diyabeti olan gebelerde takip zorlaşır ve hastalığın ağırlaşma riski artar.
  • Psikolojik Travmalar: Afete maruz kalma, kayıplar ve yer değiştirme gibi faktörler Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelişimini tetikler.
  • Diğer Riskler: Yetersiz gebelik takibi, beslenme ve hijyen sorunları, plansız gebelikler, spontan düşükler, emzirme sorunları ve artan sigara-alkol kullanımı.

Koruyucu Önlemler ve Tedavi Yaklaşımları

Afet sonrası dönemde gebelerin ve lohusaların sağlığını korumak adına belirli stratejik önlemlerin alınması zorunludur. Bu önlemler, hem kısa hem de uzun vadeli komplikasyonların önlenmesinde hayati rol oynar.

Temel Yaşam Koşullarının İyileştirilmesi

Gebeler ve lohusalar, sağlıklı ve izole barınma koşullarına erişimde öncelikli grup olmalıdır. Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için temiz içme suyu ve yeterli kalori dengesine sahip gıdaya erişim kesintisiz sağlanmalıdır. Ayrıca, çevresel toksinlere (asbest, hava kirliliği vb.) maruziyeti azaltmak için riskli bölgelerde maske kullanımı teşvik edilmelidir.

Tıbbi Takip ve Aşılama Süreçleri

Doğum öncesi takip hizmetlerinin devamlılığı sağlanmalı, gebe ve ailesi olası komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmelidir. Özellikle kronik hastalığı olan gebeler, donanımlı merkezlerde takip edilmeli ve ilaçlarına erişimleri kolaylaştırılmalıdır. Sağlık Bakanlığı rehberleri doğrultusunda uygulanması gereken destekler şunlardır:

Destek TürüUygulama Detayları
AşılarTetanoz, İnfluenza ve COVID aşıları (Gebelikte sakıncası yoktur)
Vitamin/MineralFolik asit, Demir ve D vitamini desteği
Bebek BeslenmesiAnne sütünün teşviki ve emzirme desteği

Psikolojik Destek ve Ruh Sağlığı

Gebelik ve postpartum (doğum sonrası) dönemde; korku, öfke, suçluluk, unutkanlık veya inkâr gibi duygusal problemler görülebilir. Post-travmatik depresyon ve kaygı sorunlarının aşılması için mutlaka klinik psikolog veya psikiyatri uzmanlarından profesyonel destek alınmalıdır. Strese bağlı süt kesilmesi yaşayan annelere, sürecin geçici olduğu anlatılmalı ve emzirme konusunda motivasyon sağlanmalıdır.

Sonuç

Depremler, sadece yaşandığı anı değil, bölgenin ekosistemini ve toplum sağlığını uzun vadede etkileyen büyük olaylardır. Özellikle gebeler, yenidoğanlar ve kronik hastalığı olan bireyler bu süreçten en fazla etkilenen hassas gruplardır. Halk sağlığını korumak adına aile planlaması hizmetlerinden doğum sonrası bakıma kadar tüm süreçler titizlikle yönetilmelidir.

Kaynak: Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği

Etiketler

GebelikLoğusalıkPsikolojik stres

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu

Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu

Doç. Dr. Ahmet Emin MUTLU, 1982 yılında Kayseri'de doğmuştur. Tıp Fakültesi eğitimini başarıyla tamamlayarak 2005 yılında tıp doktoru ünvanı almıştır. İhtisasını yaptıktan sonra Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olmuştur.

2016 yılına kadar Üreme Sağlığı, endoskopik - laparoskopik cerrahi ve Tüp Bebek alanında çalışmalarını sürdürmüştür. 2017 Yılından itibaren dünyaca ünlü Tüp Bebek ve Genetik alanında deneyimli hocalarla çalışmış, İstanbul Acıbadem Altunizade Hastanesi'nde tüp bebek temel eğitimini tamamlamıştır. Bu dönemde İstanbul’da birçok klinikte araştırma ve gözlemlerine devam etmiş, Tekrarlayan Tüp Bebek başarısızlığı konusunda deneyim kazanmış ve uygulama eğitimi almış olup mesleki çalışmalarına ise, Kayseri'de devam etmektedir.

Tüp Bebek Ünite Sorumluluğu görevini 5 yıl kadar devam ettiren Doç. Dr. Ahmet Emin Mutlu, embriyoloji alanında da bilimsel faaliyetlerine devam etmiştir.

Genetik tanılı tüp bebek ve azospermi konusunda yurtdışından "Sağlık Turizmi" kapsamında hasta kabulüne devam etmektedir. İyi derecede İngilizce bilmektedir. Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda bilimsel yayın ve ödülleri bulunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.