Doktorsitesi.com

DAMARDA PIHTI, BİR KASI FAZLA ÇALIŞTIRIRSANZI NE OLUR?

Prof. Dr. Serdar Akgün
Prof. Dr. Serdar Akgün
11 Ekim 2022119 görüntülenme
Randevu Al
Bir kası fazla çalıştırırsanız ne olur? Özellikle kol ve omuz kaslarını fazla çalıştırırsanız ne olur? dersem daha doğru olur. Çünkü bahsedeceğim olay kol ve omuz bölgesinde gerçekleşiyor. Önce birkaç hasta örneği verelim.
DAMARDA PIHTI, BİR KASI FAZLA ÇALIŞTIRIRSANZI NE OLUR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Paget-Schroetter Sendromu: Efor Trombozu ve Kol Damarında Pıhtı

Paget-Schroetter sendromu, özellikle kol ve omuz kaslarının aşırı çalıştırılması sonucunda ortaya çıkan, tıbbi literatürde efor trombozu olarak adlandırılan bir toplardamar pıhtılaşmasıdır. Sadece profesyonel sporcuları değil, belirli hareketleri tekrarlayan herkesi ilgilendiren bu durum, üst ekstremitedeki toplardamarların mekanik baskı altında kalmasıyla tetiklenir. Bu içerikte, kol damarında pıhtı oluşumunun nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini profesyonel bir bakış açısıyla inceleyeceğiz.

Kası Fazla Çalıştırmak Neden Riskli Olabilir?

Vücudumuzdaki toplardamarlarda kanın ilerleyişini sağlayan bir motor mekanizması bulunmaz; bu süreç tamamen kasların kasılması ile gerçekleşir. Ancak kol ve omuz bölgesindeki kaslar çok fazla çalıştırıldığında veya benzer hareketler arka arkaya yapıldığında, toplardamarlar kaslar arasında sıkışabilir. Bu sıkışma sonucunda damar içindeki akım yavaşlar ve pıhtı (tromboz) oluşumu kaçınılmaz hale gelir.

Paget-Schroetter, bilinen bir hastalığı olmayan genç bireylerde, kolun zorlu dışa açılması (abduksiyon) ve dış rotasyonu gibi hareketler sonucu aksiller ve subklavian vende hasar oluşmasıyla gelişir. Tekrarlayan ve şiddetli hareketler, toplardamarın tam tıkanıklığına yol açabilmektedir.

Vaka Örnekleri: Spor ve Günlük Yaşamda Pıhtı Riski

Klinik tecrübelerimizde karşılaştığımız vakalar, hastalığın gelişim sürecini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Örneğin, antrenörünün uyarısıyla zayıf olan sol elini geliştirmek için sürekli top süren bir basketbolcuda, bir haftanın sonunda kolda şişlik meydana gelmiştir. Yapılan ultrasonografi sonucunda koltuk altı toplardamarında pıhtı saptanmıştır.

Benzer şekilde, barfiks rekoru kırmaya çalışan bir genç veya pilates ipleriyle çok sayıda tekrar yapan bireylerde de kol damarında pıhtı vakalarına rastlanmaktadır. Rugby oyuncularının antrenmanlarda omuzlarıyla engellere çarpması da bu risk faktörleri arasında yer alır.

Risk Altındaki Spor Dalları

Belirli spor dalları, kol ve omuz bölgesine binen yük nedeniyle bu sendromun görülme riskini artırır. Aşağıdaki tabloda riskli kabul edilen başlıca spor dalları yer almaktadır:

Riskli Spor DallarıRiskli Spor Dalları
Halter ve GüreşVoleybol ve Basketbol
Yüzme ve KürekBeyzbol ve Hokey
RugbyBilardo

Teşhis ve Tedavi Süreçleri

Kol damarında pıhtı şüphesiyle başvuran hastalarda teşhis için ilk aşamada ultrasonografi yeterli olmaktadır. Tanıyı kesinleştirmek ve damardaki daralmayı detaylı görmek için bir sonraki aşama ise anjiyografi yöntemidir. Teşhis konulduktan sonra izlenen adımlar şunlardır:

  1. Kan Sulandırıcı İlaçlar: Tedavinin temelini oluşturur ve pıhtının çözülmesini sağlar.
  2. Uzun Dönem Takip: İlaçların uzun dönemli kullanımı, nüks riskini önlemek için kritiktir.
  3. Aktivite Modifikasyonu: Aynı ekstremite üzerinde tekrarlayıcı zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır.

Hayati Risk: Akciğer Embolisi

Kol damarında oluşan pıhtının en önemli risklerinden biri, yerinden koparak akciğerlere gitme (pulmoner emboli) ihtimalidir. Bu durum hayati bir risk teşkil eder. Unutulmamalıdır ki bu pıhtı türü özel olarak vücudun üst kısmında görülür; bacaklarda görülen pıhtılaşmalar (derin ven trombozu) genellikle farklı nedenlere bağlı olarak gelişmektedir.

Özellikle vücut geliştirme ile ilgilenenlerin, aynı bölge üzerinde aynı hareketleri defalarca ve aşırı yükle yapmaları tıbbi açıdan önerilmez. Sağlıklı bir gelişim için kas ve damar yapısının korunması büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

KOL DAMARINDA PIHTI

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar Akgün

Prof. Dr. Serdar AKGÜN, tıp eğitimini 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda yapmış ve Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.