Doktorsitesi.com

Çölyak hastası olmasak da Glutensiz beslenmeli miyiz?

Uzm. Dyt. Ömür Karamahmut
Uzm. Dyt. Ömür Karamahmut
15 Mart 2023253 görüntülenme
Randevu Al
Çölyak hastalığı, bebeklikten, yetişkinlik süresine kadar hayatın herhangi bir noktasında ortaya çıkabilir ve erkeklerden daha fazla kadınlarda görülür. Kişiden kişiye değişen birçok semptom görülebilir. Örneğin, bir kişide konstipasyon olurken, ikincisinde diyare, üçüncüsünde ise dışkı ile ilgili herhangi bir sorun gözlenmeyebilir. Genel olarak çölyak hastalığı olan kişiler, karın ağrısı, şişkinlik, gaz veya hazımsızlık, konstipasyon, iştah azalması (ayrıca artabilir veya değişmeyebilir), diyare, laktoz intoleransı, mide bulantısı ve kusma, anormal dışkı, depresyon veya anksiyete, yorgunluk, çocuklarda büyümenin gecikmesi, saç dökülmesi, kaşıntılı cilt (dermatit herpetiformis), geç görülen regl dönemleri, ağız ülserleri, kas krampları ve eklem ağrısı, burun kanamaları gibi bir çok semptomdan herhangi birini veya tamamını yaşayabilir.
Çölyak hastası olmasak da Glutensiz beslenmeli miyiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çölyak Hastalığı ve Gluten Duyarlılığı Nedir?

Çölyak hastalığı, ince bağırsağın iç yüzeyine zarar veren, hayati besin maddelerinin emilimini engelleyen ve ömür boyu süren kronik bir sağlık sorunudur. Dünya genelinde pek çok birey, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten proteinine karşı gelişen bu bağışıklık tepkisiyle mücadele etmektedir. Sağlıklı bir bağırsakta besin emilimini sağlayan villus adı verilen yapılar, çölyak hastalarında gluten tüketimiyle birlikte ciddi hasar görerek işlevini yitirir.

Çölyak Hastalığı Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Çölyak hastalığının teşhisi, uzman bir hekimin semptomları ve tıbbi geçmişi değerlendirmesiyle başlayan kapsamlı bir süreçtir. Tanıyı doğrulamak amacıyla fiziksel muayenenin yanı sıra kan testleri ve biyopsi prosedürleri uygulanır. Ülkemizde tanı aşamasında AGA (antigliadin antikoru) kullanılmakla birlikte, IgA ve IgG testlerinden daha güvenilir sonuçlar alındığı gözlemlenmiştir.

Çölyak Dışı Gluten Duyarlılığı

Bazı bireylerde çölyak tanısı konulmasa dahi glutene karşı hassasiyet görülebilir. Gluten duyarlılığı olan kişilerde; karın ağrısı, şişkinlik, diyare, eklem ağrısı, reflü ve yorgunluk gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Çölyak hastalığının aksine, bu durumda bağırsak villuslarında atrofi (yıkım) gözlenmez; ancak bu bireylerin bozulmuş bir bağırsak mikrobiyotasına sahip oldukları tespit edilmiştir.

Glutensiz Diyet ve Tedavi Süreci

Çölyak hastalığı ve gluten duyarlılığında birincil tedavi yöntemi glutensiz diyettir. Beslenme uzmanı veya diyetisyen desteğiyle kişiye özel planlanan beslenme değişiklikleri, tedavinin başarısında kritik rol oynar. Günlük 50 mg gibi çok küçük miktarlarda gluten alımı bile bağışıklık sistemini tetikleyebildiğinden, yalnızca 20 ppm’den az gluten içeren gıdalar "glutensiz" kabul edilir.

Glutensiz Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Riskler

Sıkı bir glutensiz diyete bağlı kalmak, sosyal kısıtlamalar nedeniyle hastalar için zorlayıcı olabilir. Ayrıca, dengeli planlanmayan bir diyet şu riskleri beraberinde getirebilir:

  • Obezite ve insülin direnci,
  • Metabolik sendrom gelişimi,
  • Lif açısından fakir beslenme.

Bununla birlikte, glutensiz diyetin Haşimato ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklarda; tiroid fonksiyonlarının iyileşmesi ve antikor seviyelerinin düşmesi gibi olumlu etkileri olduğu saptanmıştır.

Besin Emilimi ve Mikro Besin Eksiklikleri

Çölyak hastalarında bağışıklık sisteminin villuslara zarar vermesi, vücudun besinleri sindirememesine yol açar. Bu durum, birey yeterli gıda tüketse dahi makro ve mikro besin eksikliklerine neden olur. Özellikle tedavinin ilk aşamalarında laktoz intoleransı da gelişebilir ve bu durum kalsiyum, magnezyum gibi değerlerin düşmesine sebebiyet verebilir.

Sık Karşılaşılan Vitamin ve Mineral Eksiklikleri:

  • Mineraller: Demir, kalsiyum, çinko, selenyum, fosfor, potasyum.
  • Vitaminler: Folat, B12, B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (niasin) ve yağda çözünen vitaminler (A, D, E, K).

Takviye Kullanımı ve İyileşme Süreci

Yapılan çalışmalar, düzenli takviye kullanımının hastalar üzerindeki olumlu etkilerini kanıtlamıştır:

  1. B Vitamini Desteği: 6 ay boyunca günlük 400 mcg folik asit, 500 mcg B12 ve 3 mg B6 alan hastalarda psikolojik iyileşme ve homosistein seviyelerinde düşüş görülmüştür.
  2. Kalsiyum ve D Vitamini: 24 ay boyunca günlük 1000 mg kalsiyum ve 400 IU D vitamini kullanımı, kan değerlerinde artış ve fizyolojik iyilik hali sağlamıştır.

Glutensiz Beslenmede Kullanılabilecek Gıda Kaynakları

Besin eksikliklerini önlemek için aşağıdaki doğal kaynakların tüketilmesi önerilir:

Besin ÖğesiDoğal Gıda Kaynakları
TiaminAyçekirdeği, siyah fasulye, yeşil bezelye, mercimek
RiboflavinMantar, pişmiş ıspanak, soya fasulyesi
NiasinMantar, avokado, brokoli, ton balığı, somon, tavuk göğsü
FolatYeşil yapraklı sebzeler, kuşkonmaz, mercimek, pancar, brokoli
DemirKırmızı et, mercimek, soya fasulyesi, tofu
KalsiyumIspanak, şalgam yeşilliği, kara lahana, sardalya, badem, susam
MagnezyumPazı, kabak çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği, siyah fasulye
B12 VitaminiKırmızı et, kümes hayvanları, balık, yumurta, süt ürünleri
A VitaminiTatlı patates, havuç, kırmızı biber, yeşil yapraklı sebzeler
E VitaminiAyçiçeği çekirdeği, badem, fındık, ıspanak
K VitaminiKaralahana, brokoli, Brüksel lahanası, pazı

Sonuç olarak; gluten çölyak hastaları için toksik bir etkiye sahipken, sağlıklı bireyler için mutlaka kesilmesi gereken bir protein değildir. Sağlıklı bir yaşam için minimum düzeyde işlenmiş gıdalara, meyve-sebze ağırlıklı ve bağırsak dostu bir beslenme modeline odaklanılmalıdır. Eğer gluteni kesmeniz gerekiyorsa, bu süreci bilinçli bir şekilde ve eksiklikleri tamamlayarak yönetmelisiniz.

Etiketler

Çölyak hastalığı nedirçölyak hastalarında beslenmeçölyak hastalığı ne zaman ortaya cıkarçölyak hastası beslenme hassasiyeti

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Ömür Karamahmut

Uzm. Dyt. Ömür Karamahmut

Uzm. Dyt Ömür Karamahmut 1992 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı, 2014 yılında Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinden mezun oldu.
Üniversite öğrenimi boyunca birçok hastanede stj.diyetisyen olarak görev aldı. 2013,yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde ana ve çocuk beslenmesi sağlığı ve çocuk hastalıklarında beslenme üzerine stj. Diyetisyen olarak görev aldı. Takip eden yıllar içerisinde Siyami Ersek Hastanesi’nde Kalp ve Göğüs hastalıkları üzerine stj. olarak görevde bulundu. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde; yetişkin hastalıklarında beslenme ve kanser hastalıkları alanlarında intern. stj. dyt. olarak görev aldı. 2013, yılında Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yanık kliniği, yanıklarda beslenme ve tıbbi beslenme tedavileri üzerine int.stj. olarak çalıştı. 2014 yılının başlarında John’s Hopkins Medicine (Anadolu Sağlık Merkezi’nde) , kvc çocuk yoğun bakım, onkoloji ve kilo kontrolü alanlarında intern.stj diyetisyen olarak yer aldı ve sonra Bezm-i Alem Tıp Fakültesinde metabolik hastalıklar ve obezite cerrahhisinde beslenme üzerine çalıştı. 2015 yılında Cambride CC’da master eğitimine başladı ve eğitimini 2018 yılında tamamladı.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.