Doktorsitesi.com

Çocukluk Takıntısı mı, Obsesif Kompulsif Bozukluk mu?

Uzm. Dr. Seçil Gassaloğlu
Uzm. Dr. Seçil Gassaloğlu
21 Nisan 2016184 görüntülenme
Randevu Al
Çocukluk Takıntısı mı, Obsesif Kompulsif Bozukluk mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Ritüeller ve Takıntılı Davranışlar

Okul öncesi dönemdeki çocuklarda ritüeller ve takıntılı davranışlar oldukça sık gözlemlenen bir durumdur. Ebeveynler genellikle çocuklarının aynı kıyafetleri giyme isteği, belirli bir kaşığı kullanma ısrarı veya yemek yeme düzenindeki katılık gibi durumlardan yakınırlar. Ancak, bu yaştaki her takıntı çocuğun ruhsal bir sıkıntı yaşadığı anlamına gelmez.

Bu yaş grubundaki takıntılar, bazen çocuğun becerilerini geliştirmesinin bir yolu bazen de hayatını kontrol etme çabasının doğal bir sonucudur. Dolayısıyla bu davranışlar çoğu zaman tamamen normal kabul edilir. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ise bu ritüellerden çok daha fazlasıdır; çocuğun hayatındaki tüm alanlarda ciddi işlevsellik kaybına yol açar ve 7 yaş öncesinde oldukça nadir görülür.

Obsesyon ve Kompulsiyon Kavramlarını Anlamak

OKB tanısını ve sürecini doğru analiz edebilmek için öncelikle obsesyon ve kompulsiyon terimlerini tanımlamak gerekir. Bu iki kavram, bozukluğun temel taşlarını oluşturur:

KavramTanımÖrnek
Obsesyon (Takıntılı Düşünce)İstenmeyen, rahatsız edici ve yoğun kaygı oluşturan düşüncelerdir.Zihinden sürekli küfürlü sözlerin geçmesi.
KompulsiyonObsesyonun yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı eylemlerdir.Kaygıyı dindirmek için 20 kez el yıkamak.

Sık Görülen Obsesyon Türleri

Çocuklarda ve ergenlerde en sık karşılaşılan obsesif düşünceler şunlardır:

  • Kirlenme: Belirli nesnelere dokunarak kirlenme ve bu sebeple hastalanma endişesi.
  • Zarar Verme Korkusu: Yanlışlıkla kendine veya bir başkasına zarar vermekten korkma.
  • Simetri: Nesneleri belirli bir renge veya boyuta göre dizme ihtiyacı.
  • Mükemmellik: Kıyafetlerin veya eşyaların tam olarak olması gerektiği gibi durduğundan emin olma isteği.
  • Yasak Düşünceler: Ergenlik döneminde artış gösteren; küfürlü, cinsel içerikli veya istenmeyen görüntüler.

Sık Görülen Kompulsiyon Türleri

Çocuklar, zihinlerindeki yoğun sıkıntı hissinden kurtulmak için şu tekrarlayıcı davranışlara başvurabilirler:

  • Yıkanma ve Temizlik: Aşırı el yıkama, mutfağı defalarca temizleme veya çok uzun süre duş alma.
  • Kontrol Etme: Kapıyı, çantayı veya sevdiklerinin iyi olup olmadığını sürekli kontrol etme.
  • Zihinsel Kompulsiyonlar: Obsesyonun etkisini azaltmak için akla başka bir düşünce getirme.
  • Fiziksel Eylemler: Sayma, vurma, dokunma, silme ve eşyaları sıraya koyma.

OKB'nin Çocuk ve Aile Yaşamı Üzerindeki Etkileri

Takıntılar hem çocuk hem de aile üyeleri için oldukça yorucu bir süreçtir. Özellikle yemek ve uyku zamanları aileler için birer kabusa dönüşebilir. Çocuklar, yaşadıkları sıkıntıyı yatıştırmak adına ailelerini de kendi takıntı sistemine dahil etmeye çalışırlar. Örneğin; bir çocuk annesine defalarca "kirlendim mi?" diye sorabilir veya babasından bardağını defalarca yıkamasını talep edebilir.

OKB belirtilerinin çocuk üzerindeki diğer etkileri şunlardır:

  1. Duygusal Durum: Çocukta yoğun kaygı, üzüntü, kızgınlık, utanç ve suçluluk duyguları gelişebilir.
  2. Okul Başarısı: Odaklanma güçlüğü nedeniyle akademik performansta düşüş görülür.
  3. Sosyal İlişkiler: Arkadaşlık ilişkilerinde bozulmalar meydana gelebilir.
  4. Davranış Kontrolü: Çocuklar takıntılarını okulda eve göre daha iyi kontrol etseler de, yaşadıkları içsel sıkıntı hayat kalitelerini düşürmeye devam eder.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Seçil Gassaloğlu

Uzm. Dr. Seçil Gassaloğlu

Uzm. Dr. Seçil GASSALOĞLU, İstanbul Atatürk Fen Lisesi'nde lise öğrenimini bitirmesinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Bölümü'nde yapmış ve Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.