Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA YÜZ, ÇENELER VE DİŞLERİN GELİŞİMİ

Uzm. Dr. Ece ÇETİN
Uzm. Dr. Ece ÇETİN
21 Ağustos 2018132 görüntülenme
Randevu Al
ÇOCUKLARDA YÜZ, ÇENELER VE DİŞLERİN GELİŞİMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yüz Büyümesi ve Gelişimi: Doğumdan Yetişkinliğe Uzanan Süreç

Yüz büyümesi ve gelişimi, doğum anından itibaren yetişkinlik dönemine kadar kesintisiz devam eden biyolojik bir süreçtir. Baş ve yüz kompleksi, gelişim zamanlamaları birbirinden farklılık gösteren üç temel bölgeden oluşmaktadır. Bu bölgelerin sağlıklı bir şekilde gelişmesi, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan büyük önem taşır.

Yüz ve Baş Kompleksini Oluşturan Temel Bölgeler

Yüz ve baş yapısı, gelişimsel olarak şu üç ana bölgeye ayrılmaktadır:

  1. Kafa tabanı
  2. Havayolu (Burun boşluğu ve geniz bölgesi)
  3. Ağız boşluğu

Beyin ve Kafa Tabanı Gelişiminin Önceliği

İnsan vücudunda sinir ve kardiyovasküler sistem gibi hayati öneme sahip yapılar, gelişimlerini diğer sistemlere oranla çok daha erken tamamlar. Örneğin, doğum öncesinde hızla büyüyen beyin gelişim hızı, 3-4 yaşından itibaren yavaşlamaya başlar. Beyin ağırlığını taşıyan kafa tabanı da bu erken gelişim prensibine uyum sağlar.

Kafa tabanı kemiklerinin gelişim süreci şu aşamalardan geçer:

Gelişim DönemiTamamlanma Oranı / Durumu
Doğum AnıErişkin boyutunun %65'i
5 - 7 Yaş ArasıErişkin boyutunun %90'ı
10 Yaş CivarıGelişimin tamamlanması
18. Ay - 3 Yaş6 fontanelin (bıngıldak) büyük oranda kaynaşması

Göz çukurları ve ilgili yumuşak dokular da beyin gelişimini takip ederek erken dönemde olgunlaşır. Bebeklerde kafatasının ve gözlerin yüze oranla daha büyük görünmesinin temel sebebi budur.

Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Yüz Gelişimi

Yüz gelişimi, vücudun genel büyüme hızını takip eder ve yaklaşık 22-24 yaşlarına kadar devam eder. Bebeklik (0-2 yaş) ve erken çocukluk (2-6 yaş) dönemlerinde burun boşluğu ve çene kemikleri henüz belirgin bir gelişim göstermemiştir. Bu nedenle, 7 yaşına kadar çocukların yüzü kafatasına göre daha küçük bir formdadır.

Büyüme Atılımı ve Fiziksel Değişimler

Geç çocukluk döneminde (7-12 yaş) vücut büyümesi hız kazanırken, bu süreç ergenlik döneminde (13-17 yaş) en yüksek seviyesine ulaşır. Büyüme atılımı olarak adlandırılan bu evrede, solunum ve sindirim sistemi kapasiteleri artar. Akciğer kapasitesinin artışıyla birlikte burun boşluğu genişler, burun kemeri belirginleşir ve orta yüz bölgesinde uzama meydana gelir.

Çene kemikleri de bu dönemde çiğneme kaslarının gelişimi ve kalıcı dişlerin sürmesiyle uyumlu olarak dikey ve yatay yönde gelişir. Bu süreçte en belirgin değişim yüzün dikey yönde büyümesi olarak gözlemlenir. Ancak gelişim dönemindeki yanlış uyku alışkanlıkları veya duruş bozuklukları, yüz gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir.

Yüz Gelişiminin Diş Kapanışı Üzerindeki Etkisi

Ortodontide erken müdahale, yüz kemiklerinin henüz şekillendiği dönemde büyük avantajlar sağlar. Birçok vakada üst dişlerin önde olması (fırlak veya dişlek görüntü), sanılanın aksine üst çeneden değil, alt çene gelişim yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Benzer şekilde, alt dişlerin önde olması da üst çene gelişim yetersizliğine işaret edebilir.

Tanı Yöntemi: Sefalometrik Film Analizi

Kapanış bozukluğunun hangi çeneden kaynaklandığını belirlemek için Sefalometrik Film Analizi yöntemi kullanılır. Uzman ortodontist, yan kafa radyografı üzerinden şu kriterleri değerlendirerek tedavi planını oluşturur:

  • Çocuğun kronolojik yaşı ve kemik yaşı
  • Cinsiyet faktörü
  • Mevcut klinik tablo

Ortodontik Tedavide Kritik Yaş Sınırları

Üst çene (maksilla) gelişimi kafa tabanıyla paralel ilerlerken, alt çene (mandibula) gelişimi vücudun genel büyümesini takip eder. Bu durum, üst çenenin gelişimini alt çeneye göre daha erken tamamladığı anlamına gelir.

Üst çene gelişim desteği gereken tedavilerde, 6-7 yaşından sonra kemik yapısında düzelme şansı azalmaktadır. Alt çene müdahaleleri için ise büyüme atılımının hemen öncesi en ideal zamandır.

  • 4-6 Yaş: Durdurucu ortodontik müdahaleler yapılabilir.
  • 6-7 Yaş: Ana dişlerin çıkmasıyla birlikte ortodontik tedaviye başlama yaşıdır.
  • Erişkinlik Dönemi: Erken yaşta düzeltilmeyen iskeletsel bozuklukların tek çözümü ortognatik cerrahi ameliyatlarıdır.

Bu nedenle, çocukların 4 yaşından itibaren düzenli ortodonti muayenesinden geçmesi, ileride oluşabilecek şiddetli klinik tabloların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.


KAYNAKÇA

  1. Enlow, D.H., Hans, G.H. (2008). Essentials of Facial Growth (2. bs.), (s.12): Needham Press.
  2. Enlow, D.H., Hans, G.H. (2008). Essentials of Facial Growth (2. bs.), (s.157): Needham Press.
  3. Enlow, D.H., Hans, G.H. (2008). Essentials of Facial Growth (2. bs.), (s.164): Needham Press.
  4. Proffit, W.R., Fields, H.,Sarver, D.M. (2013). Contemporary Orthodontics (5. bs.), (s.96): Mosby, Elsevier.
  5. Enlow, D.H., Hans, G.H. (2008). Essentials of Facial Growth (2. bs.), (s.164-165): Needham Press.
  6. Enlow, D.H., Hans, G.H. (2008). Essentials of Facial Growth (2. bs.), (s.16): Needham Press.
  7. Proffit, W.R., Fields, H.,Sarver, D.M. (2013). Contemporary Orthodontics (5. bs.), (s.93): Mosby, Elsevier.

Etiketler

Çene darlığıDiş tedavisiYüzdeki kusurlarDiş doktoruYüz bölgesiÇocuk sağlığıOrtopedik rahatsızlıklarÇocuk gelişimiYüz yapısıOrtodontik tedavi yaşıOrtodontik tedaviOrtodontik apareylerOrtodontik tedavi yaş sınırıOrtodontik aygıtlarOrtodontik estetikOrtodontik teşhisOrtodontik bozukluklarOrtodontik bozuklukların sebepleriTel tedavisiOrtodontik problemlerOrtodontistÇocuk ağız sağlığıÇocuk büyümesiÇocuk dişleriÇocuk hekimiÇocuk yetiştirmeYüz gelişimiYüz güzelliğiÇene deformitesiÇene darlığı tedavisiÇene deformitesi medikal tedaviTel tedavisi ugulamakTel tedavisi ne demektirTel tedavisi uzmanlığıTel tedavisi detaylarıTel tedavisi hakkında

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ece ÇETİN

Uzm. Dr. Ece ÇETİN

Uzm. Dr. Ece ÇETİN, 1987 yılında İzmir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde başladığı eğitimini 2010 yılında başarıyla tamamlayarak Diş Hekimi unvanı almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.