Doktorsitesi.com

Çocuklarda migren, baş ağrısı ve tedavisi

Uzm. Dr. Emel Gökmen
Uzm. Dr. Emel Gökmen
1 Şubat 2013718 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda migren, baş ağrısı ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Baş Ağrısı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Çocuklarda baş ağrısı, toplumda sanılanın aksine oldukça sık rastlanan bir durumdur. Özellikle 12 yaşından sonra görülme sıklığı artsa da, çok küçük yaşlardaki çocuklarda dahi migren vakalarıyla karşılaşılabilmektedir. Eğer çocuğunuz başının ağrıdığını ifade ediyorsa, bu durum mutlaka ciddiye alınmalı ve dikkatle gözlemlenmelidir.

İlk aşamada çocuğun vücut ısısı kontrol edilmelidir. Yüksek ateşin eşlik ettiği durumlarda olası bir enfeksiyon riski araştırılmalıdır. Özellikle düşme veya çarpma gibi travmalar sonrası gelişen ağrılar ile nedensiz başlayıp aralıksız devam eden şikayetlerde vakit kaybetmeden bir uzmana danışılmalıdır.

Çocuklarda Baş Ağrısının Nedenleri

Çocuklarda sürekli devam eden ağrılar, nadir de olsa beyin tümörleri veya menenjit gibi ciddi enfeksiyonlardan kaynaklanabilir. Ancak klinik tabloda en sık karşılaşılan nedenler gerilim tipi baş ağrısı ve migrendir. İstatistiksel verilere göre migren görülme oranları şu şekildedir:

  • Okul Çağı Çocukları: %5 oranında görülür.
  • Okul Öncesi Dönem: %2,5 oranında görülür.
  • Bebeklik Dönemi: Neredeyse 1 yaşına kadar olan çocuklarda bile migren tanımlanmıştır.

7 yaş altındaki çocuklarda migreni fark etmek oldukça güçtür. Bu noktada ebeveynlerin, özellikle de annelerin çocuktaki değişimleri titizlikle takip etmesi büyük önem taşır.

Çocukluk Çağı Migreninin Belirgin Özellikleri

Çocuklarda migren, yetişkinlerden farklı seyredebilir. Çocukluk çağı migreni tanısında öne çıkan karakteristik özellikler şunlardır:

  • Atak Yapısı: Ağrılar ataklar halinde gelir; atak aralarında çocuk tamamen sağlıklıdır. Genellikle uyuyup uyandıktan sonra şikayetler kaybolur ve çocuk oyununa geri döner.
  • Davranış Değişiklikleri: Atak sırasında çocuk oyun oynamayı reddeder, durgunlaşır, rengi solar ve sessiz bir odada kalmayı tercih eder.
  • Karın Migreni ve Döngüsel Kusma: Bazı durumlarda baş ağrısı hafif olabilir veya hiç görülmeyebilir. Sadece bulantı, kusma ve karın ağrısı ile seyreden karın migreni veya günlerce süren döngüsel kusma sendromu görülebilir.
  • Genetik Faktörler: Migrenli çocukların yaklaşık %70'inin annesinde de migren öyküsü bulunmaktadır.

Yetişkin ve Çocuk Migreni Arasındaki Farklar

Çocuklardaki ataklar yetişkinlere göre daha kısa sürelidir. Yetişkinlerde ağrı genellikle başın tek tarafındayken (yarım baş ağrısı), çocuklarda tüm başı kapsayan ağrılar daha yaygındır. Bu nedenle ebeveynler, kendi migren belirtileriyle çocuklarınınkini birebir kıyaslamamalı; ancak kendilerinde migren varsa çocuklarında da olma ihtimalinin yüksek olduğunu unutmamalıdır.

Çocuklarda Migren Tedavi Yöntemleri

Çocuklarda migren tedavisi planlanırken, atakların sıklığı ve çocuğun genel durumu göz önünde bulundurulur. Tedavi yaklaşımları şu şekildedir:

Tedavi YöntemiAçıklama
Profilaktik (Koruyucu) İlaçlarSürekli ilaç kullanımı genellikle anneler ve hekimler tarafından ilk etapta tercih edilmez.
Nöral TerapiOkul çağı çocuklarında etkili bir seçenektir. Erişkinlere oranla daha kısa sürede ve basit uygulamalarla yüksek başarı oranı sağlar.

Çocuklarda sık tekrarlayan migren atakları nadir görüldüğü için nöral terapi gibi yan etkisi düşük ve hızlı yanıt veren yöntemler uzmanlarca değerlendirilmelidir.

Etiketler

Çocuklarda migren tedavisiÇocuklarda migren nasıl tedavi edilirÇocuklarda migren ağrılarıMigrenin ilaçla tedavisi nasıldırÇocuklarda migrenin önlenmesi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Emel Gökmen

Uzm. Dr. Emel Gökmen

Uzm. Dr. Emel GÖKMEN, 1967 yılında Muğla’da doğmuştur. Lisans öncesi öğreniminin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı'nda yapmış ve 1999 yılında Nöroloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.