Doktorsitesi.com

Çocuklarda Endoskopik Sinüs Cerrahisi: Olumlu ve Olumsuz Görüşler

Prof. Dr. Haldun Oğuz
Prof. Dr. Haldun Oğuz
12 Temmuz 2016202 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda Endoskopik Sinüs Cerrahisi: Olumlu ve Olumsuz Görüşler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Kronik Rinosinüzit (KRS) ve Tedavi Yaklaşımları

Çocukluk çağında görülen kronik rinosinüzit (KRS), yönetimi uzmanlık gerektiren karmaşık bir sağlık sorunudur. Pediatrik hastaların büyük bir çoğunluğu; oral antibiyotikler, topikal nazal steroidler, tuzlu su spreyleri ve antireflü ilaçlarından oluşan kapsamlı medikal tedaviye olumlu yanıt vermektedir. Tedavi sürecinde başarının anahtarı, hastanın klinik tablosuna uygun basamaklandırılmış bir strateji izlemektir.

Tanı aşamasında, altta yatan sistemik hastalıkların varlığı titizlikle incelenmelidir. Özellikle kistik fibrozis, hareketsiz silia anomalisi ve immün yetmezlik şüphesi olan çocuklarda özel tanı yöntemleri uygulanmalı ve alerji değerlendirmesi mutlaka sürece dahil edilmelidir. Medikal tedavinin yetersiz kaldığı komplike rinosinüzit olgularında ise cerrahi müdahale bir gereklilik haline gelmektedir.

Pediatrik Sinüzit Cerrahisinde İlk Adım: Adenoidektomi

Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanlarının büyük bir kısmı, cerrahi planlamada ilk seçenek olarak adenoidektomi (geniz eti ameliyatı) prosedürünü tercih etmektedir. Adenoid dokusu, bakteriler için bir rezervuar görevi görmekte ve KRS hastalarında biyofilm içermektedir. Yapılan araştırmalar, adenoid yüzeyindeki bakteriler ile sinüzite yol açan bakterilerin %89 oranında örtüştüğünü göstermektedir.

Tedavi YöntemiBaşarı OranıÖnemli Notlar
Adenoidektomi%52 - %56Bakteriyel rezervuarı ortadan kaldırır.
Adenoidektomi + Sinüs Yıkama%88Kültür odaklı antibiyotik kullanımı ile desteklenir.
Tek Başına ESC%75Genellikle ikinci basamak cerrahidir.
ESC + Adenoidektomi%87Astım ve ağır sinüs hastalarında daha etkindir.

Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC) ve Başarı Oranları

Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC), çocuklarda yaklaşık yirmi yıldır uygulanan ve başarı oranları %75 ile %88 arasında değişen bir yöntemdir. ESC'nin etkinliği, özellikle astımı olan, sigara dumanına maruz kalan ve ağır sinüs hastalığı bulunan büyük çocuklarda adenoidektomi ile kombine edildiğinde belirgin şekilde artmaktadır.

ESC uygulamalarında en çok merak edilen konu, operasyonun yüz gelişimi üzerindeki etkisidir. Hayvan deneylerinde büyüme üzerinde olumsuz etkiler gözlemlense de, çocuklarda yapılan 10 yıllık takip çalışmaları, ESC'nin yüz gelişimi üzerinde herhangi bir negatif etkisi olmadığını kanıtlamıştır. Bu prosedürde majör komplikasyon oranı binde 6 gibi oldukça düşük bir seviyededir.

Medikal Tedavinin Gücü ve İntravenöz Antibiyotik Kullanımı

KRS yönetiminde basamaklandırılmış medikal tedavi oldukça etkindir. Cerrahi işlemlere başvurmadan önce, özellikle dirençli vakalarda intravenöz (IV) antibiyotik tedavisi mutlaka değerlendirilmelidir. Literatür verilerine göre:

  • 5 haftalık kültüre duyarlı IV antibiyotik kullanımı, uzun dönemde %89 başarı sağlar.
  • 2 haftalık kısa süreli IV tedavilerde başarı oranı %89 civarındadır.
  • Adenoidektomi sonrası 3-9 aylık takiplerde semptomatik düzelme %70 düzeyindedir.

Sonuç ve Uzman Görüşü

Güncel bilimsel veriler, pediatrik ESC uygulamasının, medikal tedavi ve adenoidektomi seçenekleri tüketilmeden ilk seçenek olarak değerlendirilmesini desteklememektedir. Kronik rinosinüzit hastası çocuklarda öncelikle biyofilm kaynağı olan adenoid dokusuna odaklanılmalı ve cerrahi karar, hastanın özel durumuna, yaşına ve risk faktörlerine (alerjik rinit, pasif içicilik vb.) göre verilmelidir.

Not: Bu içerik, tıbbi bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve profesyonel görüşler temel alınmıştır.

Etiketler

Sinüzit tedavisiSinüzit nedirKronik rinosinüzitKronik rinosinüzit nedirÇocukluk döneminde kronik rinosinüzitSinüzit belirtileri nelerdir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun OĞUZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmış ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Tıp ve uzmanlık eğitimi yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı içerisinde çok sayıda kurs ve toplantıya katılmış, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Laringoloji ve Ses Restorasyonu Enstitüsü’nde gözlemci olarak çalışmalarda bulunmuştur. 2007 yılında Doçentlik, 2013 yılında ise Profesörlük derecesine yükselmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.