Doktorsitesi.com

Çocuklarda astım tedavisinde en sık yapılan yanlışlıklar

Prof. Dr. Fazilet Karakoç
Prof. Dr. Fazilet Karakoç
22 Şubat 2013749 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda astım tedavisinde en sık yapılan  yanlışlıklar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Astım Tedavisi ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Çocukluk çağı astımı, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilen bir durumdur; ancak tedavi sürecinde yapılan bazı hatalar iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir. Ailelerin en çok tereddüt ettiği konuların başında tedavi süresi, ilaçların yan etkileri ve uygulama teknikleri gelmektedir. Bu rehberde, astım tedavisinde sık karşılaşılan yanlışları ve bilimsel gerçekleri profesyonel bir bakış açısıyla ele alacağız.

Tedavi Süresi ve Uyum Sorunları

Astım tedavisinde en sık yapılan hatalardan biri, çocuk iyileşir iyileşmez ilaçların kesilmesidir. Tedavi süresi, hastanın şikayetlerinin sıklığına ve şiddetine göre belirlenir. Yılda sadece bir kez şikayeti olan çocuklarda her gün ilaç kullanımı gerekmeyebilir; ancak şikayetleri bir sezonda üçten fazla tekrarlayan veya günlük aktivitesini kısıtlayan hastaların, şikayetler tam kontrol altına alınana kadar düzenli tedavi kullanması şarttır.

Uzun süreli tedavilerde hasta uyumu hayati önem taşır. Yapılan bilimsel çalışmalar, tedaviye başlandıktan bir süre sonra hastaların yaklaşık %50'sinin ilaçları düzenli kullanmadığını göstermektedir. Bu sorunu aşmak için aile ve çocukla sürekli iletişimde kalarak uyumu artıracak yöntemler geliştirilmelidir.

İlaçların Yanlış Kullanımı ve Uygulama Teknikleri

Astım ilaçlarının büyük bir kısmı doğrudan nefes yoluna verilir ve mikrogram düzeyinde etken madde içerir. Bu miktarın ancak %10 kadarı akciğerlere ulaşabilmektedir. Eğer kullanılan ara cihazlarda veya nefes tekniğinde hata yapılırsa, çocuk yeterli dozu alamaz ve tedavi başarısız olur. Çoğu durumda, sadece doğru ilaç kullanım tekniğinin öğretilmesi bile hastanın iyileşmesi için yeterli olmaktadır.

Astım İlaçları Hakkında Merak Edilenler ve Yan Etkiler

Ailelerin ilaç kullanımından kaçınmasına neden olan en büyük etken yan etki korkusudur. Aşağıdaki tabloda, bu korkulara yönelik bilimsel veriler özetlenmiştir:

KonuBilimsel Gerçek
Boy UzamasıAstımlı çocuklar ergenliğe biraz geç girebilir ancak erişkin boylarında anlamlı bir kısalık oluşmaz.
Kemik SağlığıDüşük dozda hava yoluna verilen ilaçların kemik yoğunluğu veya kırıklar üzerinde olumsuz etkisi saptanmamıştır.
Kilo Alımıİlaçlar doğrudan kilo yapmaz; çocuk öksürük ve balgamdan kurtulduğu için iştahı açılır ve normal kilosuna ulaşır.
Göz Sağlığıİnhaler ilaçların göz üzerinde önemli bir yan etkisi yoktur; maskenin yüze tam oturması yeterlidir.
Davranışlarİnhaler steroidler ile hiperaktivite, saldırganlık veya uykusuzluk arasında bilimsel bir ilişki bulunamamıştır.

Ağız Sağlığı ve Hijyen

Nefes yolundan kullanılan ilaçlar nadiren ağızda mantar oluşumuna veya diş çürüklerine yol açabilir. Bu durum genellikle ilacın ara parça olmadan direkt sıkılması veya uygulama sonrası ağız temizliği yapılmaması durumunda görülür. Ağız pH değerindeki azalmayı engellemek için ilaç kullanımından sonra dişlerin fırçalanması veya ağzın çalkalanması en etkili yöntemdir.

Aşı Tedavisi ve Alternatif Yöntemler

Astım tedavisinde immünoterapi (aşı tedavisi) hakkında uluslararası rehberler oldukça nettir. Özellikle beş yaşın altındaki çocuklarda immünoterapi üzerine yeterli çalışma bulunmadığı için bu yaş grubunda aşı tedavisi tavsiye edilmez.

Günümüzde bitkisel tedaviler, homeopati, yoga ve akupunktur gibi alternatif tedavi yöntemleri yaygın görünse de, bu yöntemlerin etkinliğini kanıtlayan bilimsel veriler yetersizdir. Bu nedenle, alternatif yöntemlerin astım tedavisinde tek seçenek veya ana tedaviye ek olarak kullanılması bilimsel olarak desteklenmemektedir.

Etiketler

Astım tedavisiÇocuklarda astımAstım tedavisinde kullanılan ilaçlarAstım tedavisinde yanlışlarAstımlı çocuklar

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.