Doktorsitesi.com

Çocuklar Söylenenleri Değil, Kendilerine Nasıl Davranıldığını Hatırlar

Aile Danışmanı İsmet Bilici
Aile Danışmanı İsmet Bilici
15 Ocak 202695 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklar Söylenenleri Değil, Kendilerine Nasıl Davranıldığını Hatırlar Yıllar sonra bir çocuk ebeveyninin cümlelerini tek tek hatırlamaz. Ama kendisini nasıl hissettirdiğini çok iyi hatırlar. Anlaşıldı mı, küçümsendi mi? Sakinleştirildi mi, susturuldu mu? Duyguları kabul edildi mi, yok sayıldı mı? Ebeveynlik, doğru cümleyi bulma sanatı değil; zor duyguların yanında kalabilme becerisidir. Çocuğun ağlamasını hemen durdurmak değil, o ağlamaya eşlik edebilmektir. Çünkü çocuklar en çok şunu öğrenir: “Zorlandığımda biri benimle kalır mı?” Bu soruya verilen cevap, çocuğun hem kendisiyle hem de dünya ile kuracağı ilişkinin temelini oluşturur.
Çocuklar Söylenenleri Değil, Kendilerine Nasıl Davranıldığını Hatırlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukların Hafızasında Kalan: Kelimeler mi, Duygular mı?

Çocuklar, yıllar geçtikten sonra ebeveynlerinin kurduğu cümleleri kelimesi kelimesine hatırlamazlar; ancak o anlarda kendilerini nasıl hissettiklerini derin bir hafızayla saklarlar. Ebeveynlik sürecinde asıl kalıcı olan, çocuğun zihninde ve kalbinde bırakılan duygusal izlerdir. Bu durum, çocuğun ileride hem kendisiyle hem de dış dünya ile kuracağı ilişkinin temel taşını oluşturur.

Duygusal Deneyimlerin Çocuk Üzerindeki Etkisi

Bir çocuğun gelişim sürecinde yaşadığı deneyimler, onun özsaygısını ve güven duygusunu şekillendirir. Ebeveynlerin yaklaşımları, çocukta şu temel duygusal sorgulamalara yol açar:

  • Anlaşıldı mı, yoksa küçümsendi mi?
  • Sakinleştirildi mi, yoksa susturuldu mu?
  • Duyguları kabul mü edildi, yoksa yok mu sayıldı?

Bu sorulara verilen örtük cevaplar, çocuğun duygusal dünyasındaki yerini belirler. Ebeveynlik, sadece doğru cümleyi bulma sanatı değil; aksine zor duyguların yaşandığı anlarda çocuğun yanında kalabilme becerisidir.

Zor Duygularla Baş Etme ve Eşlik Etme Becerisi

Gerçek ebeveynlik pratiği, çocuğun ağlamasını veya öfkesini hemen durdurmaya çalışmak değildir. Önemli olan, o ağlama eylemine ve zorlayıcı duyguya sabırla eşlik edebilmektir. Çocuklar bu süreçte kelimelerden ziyade ebeveynin sergilediği tutumu ve varlığını içselleştirirler.

DurumGeleneksel YaklaşımDestekleyici Yaklaşım
Zor DuygularSusturmaya çalışmakYanında kalabilmek
AğlamaHemen durdurmakDuyguya eşlik etmek
İletişimSadece kelimelere odaklanmakHissettirdiklerine odaklanmak

Geleceği Şekillendiren Temel Soru

Çocukların hayata dair öğrendiği en kritik ders şu soru etrafında şekillenir: “Zorlandığımda biri benimle kalır mı?” Bu soruya verilen yanıt, çocuğun güvenli bir liman bulup bulamadığını belirler. Eğer çocuk zor anlarında yanında birinin olduğunu hissederse, bu güven duygusu onun tüm yaşamı boyunca kuracağı bağların sağlam temelini oluşturacaktır.

Etiketler

PsikoterapiBireysel psikoterapi

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı İsmet Bilici

Aile Danışmanı İsmet Bilici

30 yıllık eğitim tecrübem ve akademik birikimimle; bireysel danışmanlık, aile danışmanlığı, kişisel yaşam koçluğu ve eğitim koçluğu alanlarında profesyonel rehberlik sunmaktayım. Eğitimci kimliğimle gençlerin akademik ve kişisel gelişimine katkı sağlarken, aile danışmanı olarak bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik destek sunuyorum. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.