Doktorsitesi.com

Çocuğunuzun Böbrek Sağlığını Korumak için 10 Altın Öneri

Prof. Dr. Mahmut Çivilibal
Prof. Dr. Mahmut Çivilibal
31 Mayıs 2018228 görüntülenme
Randevu Al
Çocuğunuzun Böbrek Sağlığını Korumak için 10 Altın Öneri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Böbrek Sağlığı ve Erken Dönem Koruyucu Önlemler

Çocuklarda böbrek hastalıkları; ağrı, sık idrara çıkma, bulantı ve kusma gibi belirgin şikayetlerle ortaya çıkabileceği gibi bazen hiçbir belirti vermeden sessizce ilerleyebilir. Bu durum, ilerleyen yaşlarda böbrek yetmezliği gibi geri dönüşü zor olan ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ebeveynlerin çocukluk döneminde alacağı koruyucu önlemler, böbrek sağlığının korunmasında hayati bir rol oynamaktadır.

1. Yeterli Sıvı Tüketimi ve Su İçme Alışkanlığı

Ülkemizde çocuklar, ebeveynlerin beslenmeye gösterdiği özeni sıvı tüketimine yansıtmaması nedeniyle genellikle yetersiz su tüketmektedir. Oysaki su, besinlerin organlara taşınmasından toksik maddelerin atılmasına kadar metabolizmanın her aşamasında kritik görevler üstlenir. Bebeklerde ek gıdaya geçilen 6. aydan itibaren her öğün sonrası 30-100 ml su verilmesi, 1-5 yaş arasında ise bu alışkanlığın mevsim ve aktiviteye göre desteklenmesi gerekir. Çocuğun yeterli sıvı alıp almadığı, tuvalete gitme sıklığı (ortalama 2-3 saatte bir) üzerinden takip edilebilir.

2. Tuz Tüketiminin Sınırlandırılması

Aşırı tuz kullanımı, başta hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere böbrekler üzerinde ciddi bir iş yükü oluşturur. Sağlıklı böbreklere zarar veren bu durum, mevcut bir hastalık varsa sürecin hızlanmasına neden olur. Bebeklerin ilk bir yıl tuzla tanıştırılmaması, 1-18 yaş arasında ise günlük tüketimin 2-3 gramı (yarım çay kaşığı) geçmemesi önerilir. Ailelerin yemek masasına tuzluk koymayarak çocuklarına rol model olması, bilinçli bir yaşam biçimi için temel şarttır.

3. Doğru ve Dengeli Beslenme ile Obezite Kontrolü

Hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, çocuklarda obezite riskini artırarak böbrek dokusuna ve damarlarına zarar verir. Özellikle fast-food (pizza, hamburger), abur cubur ve gıda koruyucusu içeren işlenmiş gıdaların (salam, sosis, turşu vb.) tüketimi sınırlandırılmalıdır. Besinin bir ödül olarak sunulmasından vazgeçilmeli, çocukların bilgisayar başında kontrolsüzce atıştırmasının önüne geçilmelidir.

4. Bilinçsiz İlaç Kullanımından Kaçınma

İlaçlar kimyasal maddelerdir ve birçoğu vücuttan böbrekler yoluyla atılır. Özellikle ağrı kesiciler başta olmak üzere, doktor kontrolü dışında kullanılan ilaçlar çocuklarda kronik böbrek hasarına yol açabilir. Bu nedenle her türlü ilaç kullanımı mutlaka uzman hekim onayıyla gerçekleştirilmelidir.

5. Böbrek Taşı Oluşumuna Karşı Önlemler

Böbrek taşları, günümüzde bebeklik döneminden itibaren çocuklarda artan bir sıklıkla görülmektedir. Taş oluşumunu engellemek için bol su tüketimi, düşük tuz kullanımı ve hareketli bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Ayrıca potasyum zengin meyve-sebze tüketimi artırılmalı, aşırı hayvansal protein alımından ve kontrolsüz vitamin kullanımından kaçınılmalıdır.

6. Düzenli Kan Basıncı (Tansiyon) Ölçümü

Sağlıksız beslenme ve stres, çocuklarda hipertansiyona neden olabilir. Küçük çocuklarda hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyen yüksek tansiyon; tedavi edilmediğinde kalp yetmezliği, görme kaybı ve beyin kanaması gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Bu riskleri önlemek adına, hiçbir şikayeti olmasa dahi 3 yaşından itibaren her rutin kontrolde tansiyon ölçümü yapılmalıdır.

7. Düzenli Tuvalet Alışkanlığı Kazandırılması

Oyun çağındaki veya okul dönemindeki çocuklar, oyuna daldıkları ya da okul tuvaletlerini kullanmak istemedikleri için idrarlarını tutabilirler. Bu durum idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlar. Çocukların evde ve okulda 2-3 saatlik aralıklarla düzenli olarak tuvalete gitme alışkanlığı kazanması, böbrek sağlığı için elzemdir.

8. Doğru Genital Bölge Temizliği

Bebeklerin hassas cilt yapısı ve gelişmemiş koruyucu tabakası, yanlış temizlik uygulamalarında enfeksiyon riskini artırır. Temizlikte kimyasal içeren ıslak mendil, sabun veya şampuan yerine pamuk ve su tercih edilmelidir. Temizlik işlemi her zaman yukarıdan aşağıya (genital bölgeden anüse doğru) yapılmalı ve bölgenin pH dengesi korunmalıdır.

9. Aile Öyküsü ve Düzenli Kontroller

Böbrek yetmezliği erken evrelerde belirti vermeyebilir; bu nedenle riskli gruplarda kan ve idrar tahlilleri ile takip yapılması hayati önem taşır. Ailesinde böbrek hastalığı, diyabet veya yüksek tansiyon öyküsü olan çocukların 6-12 ayda bir düzenli kontrollerden geçmesi, olası bir hastalığın erken teşhis edilmesini sağlar.

10. Düzenli Egzersiz ve Hareketli Yaşam

Egzersiz, kalp sağlığını koruyarak böbrek hastalıkları riskini minimize eder ve çocuklarda mutluluk hormonlarını artırır. Ömür boyu sürecek hareketli bir yaşam tarzı, çocuklukta kazanılan alışkanlıklarla mümkündür. Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte düzenli egzersiz yapması, genel vücut ve böbrek sağlığı için en iyi yatırımlardan biridir.

Dikkat Edilmesi GerekenlerÖnerilen Uygulama
Günlük Tuz Miktarı (1-18 Yaş)2-3 gram (Yarım çay kaşığı)
Tansiyon Ölçümü Başlangıç Yaşı3 Yaş (Rutin kontrollerde)
Tuvalet SıklığıOrtalama 2-3 saatte bir
Bebeklerde Su Tüketimi (6. Ay+)Her yemek sonrası 30-100 ml

Etiketler

Böbrek sağlığıÇocuklar böbrek sağlığıÇocuk böbrek sağlığıBöbrek sağlığı hakkında

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mahmut Çivilibal

Prof. Dr. Mahmut Çivilibal

Prof. Dr. Mahmut ÇİVİLİBAL, 1966 yılında Van’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1984-1990 yıllarıda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tıp eğitimini, 1992 - 1996 yıllarında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve 2004 - 2007 yıllarında Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde Çocuk Nefrolojisi yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2010 yılında Doçentlik, 2016 yılında Profesörlük ünvanı almıştır. 

25 yıl kamu hastanelerinde ve 2,5 yıl Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesinde çalışan Dr.Çivilibal, iyi derece de İngilizce bilmekte olup, mesleki çalışmalarına Memorial Bahçelievler Hastanesinde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.