Doktorsitesi.com

Çenelerle alakalı Tümörlerin çıkarılması ve tedavisi

Uzm. Dt. Süleyman Kaman
Uzm. Dt. Süleyman Kaman
29 Kasım 2017200 görüntülenme
Randevu Al
Çenelerle alakalı Tümörlerin çıkarılması ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ağız Kanseri Nedir ve Neden Oluşur?

Ağız kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan ancak ihmal edildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalıktır. Yapılan araştırmalar, ağız kanserlerinin gelişiminde birçok farklı faktörün rol oynadığını göstermektedir. Bu faktörlerin başında sigara ve alkol tüketimi gelmektedir.

Ağız Kanserine Neden Olan Temel Faktörler

Ağız sağlığını tehdit eden ve kanser riskini artıran unsurlar sadece tütün kullanımıyla sınırlı değildir. Aşağıdaki etkenler ağız kanseri gelişimine doğrudan katkıda bulunabilir:

  • Sigara ve alkol tüketimi (En önemli risk faktörleridir).
  • Kötü ağız hijyeni ve bakımsız dişler.
  • Uygun olmayan protezler ve dişlerin keskin kısımlarının neden olduğu kronik yaralanmalar.
  • Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlıkları.
  • Bazı kronik enfeksiyonlar.

İstatistiksel verilere göre, sigara içenlerde ağız kanseri görülme olasılığı, içmeyenlere oranla dört kat daha fazladır. Ayrıca tıp dünyasında, pipo veya sigara kullanımı sırasında oluşan ısınmanın dudak kanserlerine yol açtığı kabul edilmektedir. Özellikle 40 yaş üzeri bireyler, yoğun alkol ve sigara tüketenler ile tütün çiğneyenler en yüksek risk grubunda yer almaktadır.

Kendi Kendine Ağız Muayenesi Nasıl Yapılır?

Ağız, diş ve çene cerrahları, herkesin her ay düzenli olarak kendi kendini muayene etmesini tavsiye etmektedir. Eğer yüksek risk grubundaysanız, yılda bir kez mutlaka bir diş hekimi veya ağız, diş ve çene cerrahına kontrole gitmelisiniz.

İyi bir ışıklandırma ve ayna eşliğinde yapacağınız kontrollerde şu adımları izlemelisiniz:

  1. Varsa hareketli protezlerinizi ağzınızdan çıkarın.
  2. Dudaklarınızı ve diş etlerinizi hem gözle hem de elle muayene edin.
  3. Başınızı geriye eğerek damak bölgenizi dikkatlice inceleyin.
  4. Yanaklarınızı dışa çekerek iç kısımları ve diş etlerinizin arkasını kontrol edin.
  5. Dilinizi dışarı çıkararak tüm yüzeylerini gözden geçirin.
  6. Boynunuzun her iki yanını ve çene altındaki lenf bezlerini elinizle muayene edin.

Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler ve Erken Tanı

Erken tanı ve tedavi, iyileşme şansını önemli ölçüde artırır. Kendi kendinizi kontrol ederken aşağıdaki belirtilerden birini fark ederseniz vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalısınız:

Belirti TürüAçıklama
LökoplakiAğız dokularındaki beyaz lekeler
EritroplakiAğız içindeki kırmızı lekeler
Karışık LekelerHem kırmızı hem beyaz renkli oluşumlar
YaralarKolay kanayan ve uzun süre iyileşmeyen yaralar
ŞişliklerAğızda normal olmayan kalınlaşma veya kitleler
Ses/BoğazKronik boğaz ağrısı veya geçmeyen ses kısıklığı
Fonksiyon KaybıÇiğneme ve yutkunmada zorluk çekilmesi

Kesin Tanı Süreci: Biyopsi İşlemi

Eğer ağız ve çene cerrahınız muayene sırasında şüpheli bir durum tespit ederse biyopsi talep edebilir. Biyopsi, şüpheli dokudan küçük bir parça alınarak patoloji laboratuvarında mikroskobik olarak incelenmesi işlemidir. Bu işlem sonucunda kesin tanı konulur. Biyopsi raporu, sadece teşhis koymakla kalmaz, aynı zamanda en uygun tedavi planının belirlenmesinde doktora rehberlik eder.

Düzenli Kontrol ve Ağız Bakımının Önemi

Ağız yapısı, vücudun en önemli erken uyarı sistemlerinden biridir. Herhangi bir şüpheli şişlik, ağrı veya anormal değişikliği asla göz ardı etmemelisiniz. Tam iyileşme sağlanması için erken teşhis hayati önem taşır. Bu nedenle, hiçbir şikayetiniz olmasa dahi 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolüne gitmeyi ihmal etmeyiniz.

Etiketler

ÇeneAğız kanseriTümör

Yazar Hakkında

Uzm. Dt. Süleyman Kaman

Uzm. Dt. Süleyman Kaman

Uzman Dr. Dt. Süleyman Kaman 2003 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde başladığı eğitimini 2009 yılında tamamlayarak diş hekimi ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.