Borderline over tümörleri
- Borderline over tümörleri, genellikle 40 yaş altı kadınlarda erken evrede teşhis edilen ve beş yıllık sağkalım oranı %90'ın üzerinde olan özel bir tümör grubudur.
- Tedavide doğurganlığı koruyan konservatif cerrahi veya radikal cerrahi seçenekleri değerlendirilirken, kistektomi yönteminin diğer cerrahilere göre daha yüksek nüks riski taşıdığı görülmektedir.
- Hastalığın yönetiminde cerrahi evreleme kritik öneme sahipken, kemoterapi ve radyoterapi gibi adjuvan tedavilerin sağkalım üzerinde anlamlı bir fayda sağlamadığı saptanmıştır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Borderline Over Tümörleri (BOT) Nedir?
Borderline over tümörleri (BOT), tüm epitelyal yumurtalık tümörlerinin yaklaşık %10-20’sini oluşturan özel bir gruptur. Bu tümörlerin en dikkat çekici özelliği, hastaların yaklaşık üçte birinin 40 yaş altında tanı almasıdır. İnvaziv epitelyal over kanseri ile kıyaslandığında, BOT olgularının yaklaşık %80’i Evre I düzeyinde, yani erken evrede teşhis edilmektedir.
Tüm evreler dikkate alındığında, Borderline over tümörlerinde 5 yıllık sağkalım oranı %90’ın üzerindedir. Ancak bu tümörlerin tekrar etme (nüks) ve nadir de olsa kansere (malign) dönüşme potansiyeli bulunmaktadır. Hastalığın seyrini ve tekrar riskini belirleyen en temel faktörler şunlardır:
- FIGO hastalık evresi
- Peritoneal implantların varlığı (özellikle invazif implantlar)
- Uygulanan ameliyatın tipi
En sık görülen histolojik tipler ise %53.3 ile seröz ve %42.5 ile müsinöz BOT’tur.
Borderline Over Tümörlerinde Tedavi Yaklaşımları
BOT teşhisi veya şüphesi durumunda jinekologlar, konservatif (doğurganlığı koruyucu) veya radikal cerrahi seçeneklerini değerlendirir. Konservatif cerrahi; uterusun (rahim) ve en az bir yumurtalığın korunması işlemidir. Bu yaklaşım, özellikle üreme çağındaki hastalar için hayati önem taşır.
Konservatif ve Radikal Cerrahi Karşılaştırması
Tedavi kararı verilirken hastanın fertilite (doğurganlık) arzusu, mevcut infertilite durumu ve cerrahi morbidite riskleri göz önünde bulundurulur. Mevcut veriler ışığında cerrahi yöntemlerin sonuçları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Cerrahi Yöntem | Hastalık Tekrar Oranı (Nüks) | Temel Özellikler |
|---|---|---|
| Radikal Cerrahi | Yaklaşık %5 | Uterus ve tüm eklerin alınması |
| Konservatif Cerrahi | %10 - %20 | Doğurganlık ve hormonal fonksiyon korunur |
| Sadece Kistektomi | %40.7 | Sadece kistin alınması (Yüksek nüks riski) |
| Ooferektomi | %9 | Tek taraflı yumurtalığın alınması |
Önemli Not: Kistektomi sonrası nüks riski daha yüksek olduğundan, bu yöntem genellikle yalnızca bilateral (çift taraflı) tümörlerde veya tek yumurtalığı olan hastalarda tercih edilmelidir.
Cerrahi Evreleme ve Teknik Detaylar
BOT yönetiminde cerrahi strateji, hastalığın yayılımına göre şekillenir. Tek taraflı tümörlerin sadece %15'inde yumurtalık dışı yayılım görülürken, bilateral tümörlerin %56'sında ekstraoveryan yayılım saptanmaktadır.
- Omentum İncelemesi: İnvaziv implantların en olası yerleşim yeri omentumdur. Patolojik ayırıcı tanı için yeterli omental doku alınmalıdır.
- Biyopsi Yaklaşımı: Normal görünümlü karşı yumurtalıktan kama şeklinde biyopsi yapılması; düşük tanı oranı ve infertiliteye yol açabilecek yapışıklık (adezyon) riski nedeniyle önerilmemektedir.
- Apandektomi: Müsinöz tümörlerde (MBOT) rutin apandektomi tartışmalıdır. Apendiks ancak makroskopik olarak anormal izlendiğinde alınmalıdır.
- Lenfadenektomi: Lenf nodu tutulumu sağkalım oranlarını değiştirmediği için standart cerrahi yaklaşımda önerilmez.
Laparoskopi ve Laparotomi Seçimi
Borderline over tümörlerinde cerrahi yöntemin (kapalı veya açık) seçimi uzmanlık gerektirir. Bazı çalışmalar laparoskopinin (kapalı cerrahi) daha yüksek kist rüptürü ve nüks riski taşıdığını belirtse de, güncel veriler deneyimli onkolojik cerrahlar tarafından yapıldığında sonuçların benzer olduğunu göstermektedir. Önemli olan, cerrahın kapsamlı laparoskopik işlemler ve onkolojik evreleme konusunda eğitimli olmasıdır.
Adjuvan Tedavi: Kemoterapi ve Radyoterapi
Güncel tıbbi veriler, ileri evre BOT hastalarında bile kemoterapi veya radyoterapinin sağkalım üzerinde anlamlı bir fayda sağlamadığını göstermektedir. Bu tümörler, invaziv implant varlığında dahi platin ve taksan bazlı kemoterapilere %3-4 gibi oldukça düşük bir yanıt vermektedir. Bu nedenle, BOT tedavisinde adjuvan tedavi uygulamaları genellikle başarısız kabul edilmekte ve rutin olarak önerilmemektedir.




