Doktorsitesi.com

Bipolar bozukluk ve sosyal psikoloji-intahar vakalarına farklı bir bakış

Biyolog Duru Hakan Karabacak
Biyolog Duru Hakan Karabacak
7 Ekim 2018245 görüntülenme
Randevu Al
  • Bipolar bozukluk, manik atakların görüldüğü Tip I ve hipomanik ile majör depresif dönemlerin yaşandığı Tip II olmak üzere iki ana klinik türe ayrılmaktadır.
  • Manik ataklar en az bir hafta sürerek ciddi işlev kaybı ve riskli davranışlara yol açarken, hipomanik ataklar daha kısa süreli ve sosyal hayatı tamamen bozmayan enerji artışlarıdır.
  • Bipolar bozuklukta intihar riski genel nüfusa göre 15 kat daha fazladır ve hastaların yaşadığı yargı bozuklukları ciddi sosyal ve ekonomik kayıplara neden olabilmektedir.
Bipolar bozukluk ve sosyal psikoloji-intahar vakalarına farklı bir bakış
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bipolar Bozukluk: Popüler Mitler ve Gerçekler

Popüler kültürde veya halk arasında bipolar bozukluk, genellikle bireylerin sık ve kontrolsüz ruhsal değişimler yaşadığı bir durum olarak basitleştirilir. Bu yüzeysel tanıma göre kişi önce üzgün, sonra mutlu, ardından aniden öfkeli veya sakin olabilir. Ancak klinik psikolojide bu tanım tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır; bipolar bozukluk çok daha karmaşık, ayrıntılı ve belirli kriterlere dayanan bir psikolojik tablodur.

Klinik olarak bu rahatsızlık temel olarak iki ana türe ayrılmaktadır: Tip I ve Tip II. Tip I bipolar bozukluk manik veya öforik dönemlerle karakterize edilirken; Tip II bipolar bozukluk hipomanik ve majör depresif durumların varlığı ile tanımlanır.

Manik ve Hipomanik Durumlar Arasındaki Farklar

Bipolar bozukluğun teşhisinde en kritik unsurlardan biri, kişinin yaşadığı enerji yükselmesinin şiddetini belirlemektir. Bu noktada manik ve hipomanik durumlar devreye girer.

Manik Durum Nedir?

DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayısal El Kitabı) kriterlerine göre manik dönemler; aktivasyon veya enerjide anormal, sürekli yükselen, aşırı veya sinir bozucu bir ruh hali ile tanımlanır. Bir durumun manik atak olarak kabul edilmesi için şu şartlar aranır:

  • Belirtilerin en az bir hafta sürmesi (hastaneye yatış gerektiren akut durumlarda süre sınırı aranmaz).
  • Günün büyük bölümünde bu ruh halinin korunması.
  • Aşağıdaki semptomlardan en az üçünün eşlik etmesi:
    • Uykuda azalma ihtiyacı.
    • Benlik saygısında artış veya görkemlilik hissi.
    • Riskli faaliyetlere (aşırı harcama, dikkatsiz sürüş, riskli yatırımlar vb.) aşırı katılım.
    • Düşüncelerin konuşma hızından daha hızlı akması.

Manik dönemdeki bireyler kendilerini genellikle öforik, aşırı mutlu veya "dünyanın üstünde" hissederler. Bu coşkun ruh hali yargı eksikliğine yol açarak ekonomik ve sosyal kayıplarla sonuçlanan ciddi riskli davranışları beraberinde getirebilir. Bu durum, sosyal ve mesleki işlevselliği bozacak kadar ciddi olabilir veya psikotik belirtilere (sanrılar, halüsinasyonlar) yol açabilir.

Hipomanik Durum Nedir?

Hipomanik durum, en az dört ardışık gün süren, enerjide ve aktivasyonda belirgin bir artışın gözlemlendiği dönemdir. Manik dönemden en temel farkı, sosyal veya mesleki işlevlerde ciddi bir bozulmaya neden olmamasıdır. Hipomanik ataklar, hastaneye yatış gerektirecek veya psikotik belirtilere yol açacak kadar şiddetli değildir.

Majör Depresyon Durumu ve Tanı Kriterleri

Bipolar bozukluğun diğer yüzü olan majör depresyon, toplumda hüzün veya melankoli ile karıştırılsa da klinik tanısı belirli kriterlere bağlıdır. DSM-5'e göre, bir kişiye majör depresyon tanısı konulabilmesi için aşağıdaki semptomlardan en az beşinin, en az 2 hafta boyunca ve günün büyük kısmında görülmesi gerekir:

  1. Depresif Mod: Hastaların %90'ında görülen sürekli üzüntü ve keyifsizlik hali.
  2. Anhedoni (Zevk Alamama): Günlük aktivitelere karşı ilgi ve zevk kaybı.
  3. İştah ve Kilo Değişimi: Bir ay içinde vücut ağırlığında %5'lik artış veya azalış.
  4. Uyku Düzensizlikleri: Geçici, akut veya kronik uykusuzluk (insomni) ya da aşırı uyuma (hipersomni).
  5. Psikomotor Rahatsızlıklar: Başkaları tarafından fark edilebilen ajitasyon veya yavaşlama.
  6. Enerji Kaybı: Sürekli yorgunluk hissi ve ilgi eksikliği.
  7. Değersizlik ve Suçluluk: Aşırı kendini eleştirme ve düşük benlik saygısı.
  8. Konsantrasyon Güçlüğü: Karar vermekte zorlanma ve odaklanma sorunları.
  9. İntihar Düşünceleri: Tekrar eden ölüm veya intihar fikirleri.
DurumSüre Kriteriİşlevsellik KaybıHastaneye Yatış
Manik AtakEn az 1 haftaBelirgin bozulmaGerekebilir
Hipomanik AtakEn az 4 günHafif/Orta değişimGerekmez
Majör DepresyonEn az 2 haftaÖnemli bozulmaDuruma bağlı

Tip I Bipolar Bozukluk ve Karakteristikleri

Tip I bipolar bozukluk, en az bir manik atağın varlığı ile karakterize edilir. Bu ataktan önce veya sonra hipomanik ya da majör depresif dönemler görülebilir.

Bu türün en belirgin özellikleri şunlardır:

  • Hastalar genellikle hasta olduklarını veya tedaviye ihtiyaç duyduklarını fark etmezler.
  • Görünümde (makyaj, giyim) dikkat çekici ve aşırı değişiklikler yapabilirler.
  • Bazı durumlarda agresifleşerek fiziksel tehdit oluşturabilirler.
  • Yargı bozukluğu ve hiperaktivite nedeniyle ciddi sosyal felaketler yaşanabilir.
  • İntihar riski, genel nüfusa oranla 15 kat daha fazladır ve tüm intiharların dörtte birini bu grup oluşturur.

Tip II Bipolar Bozukluk ve Karakteristikleri

Tip II bipolar bozukluk, en az bir hipomanik atak ve en az bir majör depresif atak varlığını gerektirir. Bu türde tam manik ataklar görülmez.

Tip II hastaları genellikle depresif dönemde doktora başvururlar ve hipomani semptomlarını bir sorun olarak görmezler. Ancak bu türdeki işlev bozukluğu, ruh halindeki öngörülemeyen dalgalanmalar ve güvenilmez kişilerarası ilişkilerden kaynaklanır.

Önemli Not: Tip II bipolar bozuklukta düşünmeden hareket etme eğilimi yüksektir. Bu durum madde kötüye kullanımına ve intihar girişimlerine zemin hazırlar. Araştırmalar, Tip II hastalarındaki intihar girişimlerinin Tip I'e göre daha öldürücü olabildiğini göstermektedir.

Etiketler

İntiharManikİntaharBipolar bozuklukbiyologhipomanik

Yazar Hakkında

Biyolog Duru Hakan Karabacak

Biyolog Duru Hakan Karabacak

1978 yılında ÖYSS birincisi olarak Hacettepe Üniversitesini kazandım. Mezuniyet sonrası Stanford Üniversitesinde fizyoloji, Texas UNT de Biofeedback eğitimini aldım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler