Doktorsitesi.com

Besin Tüketmek için Yaşamak mı ?

Op. Dr. Erol Vural
Op. Dr. Erol Vural
20 Kasım 2015159 görüntülenme
Randevu Al
  • Beslenme alışkanlıkları, fiziksel ihtiyaçlarla yavaşça gelişen biyolojik açlık ve aniden ortaya çıkan belirli gıdalara yönelik duygusal açlık olarak iki ana kategoriye ayrılır.
  • Duygusal açlık sırasında tüketilen yüksek yağlı ve şekerli gıdalar; beyinde serotonin ve opioid gibi kimyasalları tetikleyerek geçici bir rahatlama ve alışkanlık döngüsü oluşturur.
  • Stres anlarında besinlere sığınmak asıl sorunları çözmediği gibi, zamanla pişmanlık yaratan ve bireyin psikolojik durumu hakkında ipuçları veren zararlı bir alışkanlığa dönüşür.
Besin Tüketmek için Yaşamak mı ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Beslenme Alışkanlıklarında Temel Soru: Yaşamak İçin mi Yiyoruz?

Günümüzde besinlere erişim olanaklarının artmasıyla birlikte, tüketim miktarları da paralel bir yükseliş göstermektedir. Bu durum, temel bir soruyu gündeme getirmektedir: Yaşamak için mi besin tüketiyoruz, yoksa besin tüketmek için mi yaşıyoruz? Bu ayrımı yapabilmek, bireyin kendi açlık hissini düşünce sisteminin yanıltıcı etkilerinden arındırarak değerlendirmesine bağlıdır.

Biyolojik ve Duygusal Açlık Arasındaki Farklar

Açlık hissi, kaynağına göre iki ana kategoride incelenmektedir. Biyolojik açlık, fiziksel bir ihtiyaç olarak kendini yavaş yavaş gösterir ve bir tabak sebze yemeği gibi sağlıklı seçeneklerle dahi kolayca doyuma ulaşır. Buna karşın duygusal açlık, günün farklı saatlerinde aniden ortaya çıkan ve genellikle belirli gıdalara yönelik aşerme şeklinde kendini belli eden bir durumdur.

Beslenme Tarzına Göre Bireysel Tanımlamalar

Bireylerin acıkma dürtülerini tanımlama biçimleri, beslenme amaçlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aşağıdaki tabloda bu iki farklı yaklaşımın karakteristik özellikleri karşılaştırılmıştır:

Besin Tüketmek İçin YaşayanlarYaşamak İçin Besin Tüketenler
Sürekli bir şeyler yeme hissiyle savaşırlar.Günde ortalama 3 ana öğün tüketirler.
Ne yaparlarsa yapsınlar doymadıklarını hissederler.Öğünler arasında ortalama 4 saatlik fark vardır.
Sonunun pişmanlık olacağını bilerek yemeye devam ederler.Ana öğün sonrası ek bir gıda arayışına girmezler.

Acıkma Dürtüsünün Nörolojik ve Kimyasal Temelleri

Bilimsel araştırmalar, acıkma dürtüsünün beynin duygusallığı yöneten bölümü ile doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir. Özellikle duygusal açlık yaşayan bireylerin; yağ, tuz ve şeker içeriği yüksek besinlere yönelmesi tesadüf değildir. Bu besinler, vücutta belirli kimyasal süreçleri tetikleyerek geçici bir rahatlama sağlar.

Bu süreçte etkili olan temel bileşenler şunlardır:

  • Opioid: Ağrı kesici etki yaratarak bireyi rahatlatır.
  • Serotonin: Mutluluk verici bir nörotransmitter olarak görev yapar.
  • Cannabinoid: Vücutta genel bir gevşeme ve rahatlama hissi uyandırır.

Tüketilen bu gıdaların başlangıçta verdiği iyilik hissi, zamanla bireylerde güçlü bir alışkanlık döngüsüne dönüşmektedir.

Duygusal Durum ve Kısır Döngü

Bireyler genellikle stresli anlarda veya tartışma sonrasında farkında olmadan besinlere sığınmaktadır. Örneğin, bir tartışma sonrası tüketilen bir bisküvinin sağladığı anlık rahatlama, zamanla yerleşmiş bir davranış haline gelir. Bu noktada besinler, birey için yararlı bir araç olmaktan çıkıp, yaklaştıkça zarar veren harlı bir aleve dönüşmektedir.

Acil durum duyguları ile mücadele etmek yerine kolay yol olan yemeği seçmek, beraberinde büyük bir pişmanlık getirir. Bu durumun sonucunda asıl problem çözülmediği gibi, vücuda alınan yüksek kalorili yiyecekler metabolik sürece dahil olarak yeni bir sorun teşkil eder. Unutulmamalıdır ki; tüketilen her besin aslında bireyin psikolojik durumu hakkında önemli birer ipucu taşımaktadır.

Etiketler

Obezitenin penise etkisiObeziteden kurtulmak için tavsiyelerObezite ve beslenmeTüp tedavisiŞeker hastalarında egzersizObesiteTüp mideObezlikŞeker hastasılığıObezitenin cerrahi tedavisiŞeker hastalarında kataraktŞeker hastalıklarıŞeker hastalığı kalıtsal mıŞeker hastalığı ve beslenmeObezitede ilaç tedavisi yararlarıObezitede zayıflamak için ne yapılmalıŞeker hastalığı test sonuçlarıObezitede beslenme düzeni ve egzersizObezlik ve gebe kalmamaObez hastaligiObezitede mide bypass ameliyatıObezite tedavisi nedirObezlik ve tedavisiObezite hastalarında cerrahi tedaviObezitede beslenme ve egzersiz yaklaşımlarıObezite tedavisi kilo vermeObezieObezite problemleri diyetSleeve gastrektomi sonrasi sarkmalarin duzeltilmesiObezite nedirObezite videoObezite cerrahisi doktorlarıObezite ile mücadele programıObezitenin etkileriTüp mided ameliyatıTüp mide ameliyatı ile zayıflamaObeziteden kurtulmaObezite hastalıklarıObezite hastalıkları nelerdirObezite cerrahiObezite cerrahisi sonrasıObezite ve çocuklarObezite ve doğru beslenmeObezite ceerrahisiObezite ameliyatlarıObezite sebepleri nelerdirObezite sebepleri ve sonuçlarıSleeveTüp mide ameliyatı ne demektirTüp mide ameliyatı kimlere uygulanırTüp mide ameliyatı hangi durumlarda uygulanırTüp mide ameliyatı zararlarıTüp mide ameliyatı kimlere önerilirTüp mide ameliyatı kimlere yapılırTüp mide ameliyatı nasıl uygulanırTüp mide ameliyat süresiTüp mide ameliyatı obezitede kesin çözüm müdürTüp mide ameliyat riskleriTüp mide ameliyatında anesteziTüp mide ameliyatı ekibi nasıl olmalıTüp mide ameliyatında komplikasyonTüp mide ameliyatı başarısını etkileyen faktörlerTüp mide operasyonu ile başarı kesin midirTüp mide operasyonu avantajlarıSleevegastrektomi (tüp mide) obezite cerrahisiTüp mide ameliyatı sonrasıSleeve gastrectomy nedirSlev mide ameliyatıSlevee gastrektomi nedirSleeve gastroktomiSleeve gastroctomiGlp1 şeker hastalığı ameliyatı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural, 1974 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Kırşehir Cacabey İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Dr. Vural lise eğitimini ise Ankara Aydınlıkevler İnönü Anadolu Lisesi' nde aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.