Baş dönmesi (vertigo) hakkında merak edilenler

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Baş Dönmesi ve Denge Bozukluklarına Genel Bakış
Baş dönmesi, hafif sersemlikten kişinin yaşam kalitesini tamamen bozan şiddetli krizlere kadar farklı derecelerde görülebilen önemli bir sağlık şikayetidir. Bu durumu yaşayan hastalar, normale döndüklerinde dahi tekrar kriz geçirme endişesi taşıyarak günlük hayatlarını sürdürmekte zorlanabilirler. Baş dönmesinin nedenleri, basit bir psikolojik durumdan hayati risk taşıyan ciddi hastalıklara kadar geniş bir yelpazede yer alır.
Denge Sistemi Nasıl Çalışır?
Denge sistemi, vücudun yerçekimine karşı dik durmasını ve hareket halindeyken görüntülerin sabit kalmasını sağlar. İnsan vücudu dengesini üç ana kaynaktan gelen bilgileri sentezleyerek korur:
- Duyu Sistemi: Kas, eklem ve deri yoluyla gelen veriler.
- Görme Organı: Çevresel algı ve odaklanma.
- İç Kulak Denge Organı: Yarım daire kanalları ve otolit organlar.
İç kulaktaki denge organı, özel bir sıvı ile doludur. Başın rotasyonel hareketleri ve yerçekimi bu sıvıyı hareket ettirerek sinir liflerinde elektriksel uyarılar oluşturur. Bu bilgiler beyin sapı ve beyincik tarafından işlenerek vücut duruşunu ayarlayan emirlere dönüştürülür.
Baş Dönmesi Türleri ve Tanımları
Teşhis sürecinde hastanın yaşadığı hissi doğru tarif etmesi kritik öneme sahiptir. Baş dönmesi türleri şu şekilde sınıflandırılır:
| Tür | Belirtiler ve Özellikler |
|---|---|
| Vertigo | Eşyaların dönmesi veya kişinin eşyalar etrafında dönme hissidir; gerçek bir rotasyonel harekettir. |
| Dengesizlik | Düşecekmiş hissi, hareketlerde yavaşlama ve bacakları açarak yürüme ihtiyacıdır. |
| Dizziness | Zeminin kayması ve mekan oryantasyonunun bozulmasıdır; beyin veya göz kaynaklı olabilir. |
| Boşluk Hissi | Ani pozisyon değişikliklerinde hissedilen, genellikle damar problemlerine işaret eden durumdur. |
Baş Dönmesinin Tıbbi Nedenleri
Baş dönmesi çok disiplinli bir yaklaşım gerektirse de, denge organının iç kulakta yer alması nedeniyle Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanlığı bu konunun temel merkezidir. Ancak diğer sistemlerdeki bozukluklar da bu şikayete yol açabilir:
1. Dahili ve Kardiyovasküler Nedenler
Kalp ve damar hastalıkları, baş dönmesi şikayetlerinin yaklaşık %15'ini oluşturur. Hipertansiyon, aritmi, anemi, kan şekeri düzensizlikleri, tiroid bozuklukları ve mide kanaması bu nedenler arasındadır. Ayrıca tansiyon ilaçları, insülin ve bazı antidepresanlar yan etki olarak baş dönmesi yapabilir.
2. Nörolojik Nedenler
Nörolojik kaynaklı baş dönmeleri genellikle daha az şiddetli başlar ancak zamanla artarak sürekli hale gelir. Bu duruma genellikle şu belirtiler eşlik eder:
- Çift görme veya geçici körlük
- Kol ve bacaklarda kuvvet kaybı veya karıncalanma
- Konuşma ve yutma bozuklukları
- Şuur kaybı ve şiddetli baş ağrısı
Multiple skleroz (MS), beyin tümörleri, migren, epilepsi ve damar yetmezlikleri önemli nörolojik nedenlerdir.
3. Psikiyatrik Nedenler
Depresyon, anksiyete, panik atak ve obsesif kompulsif bozukluklar, vücuttaki aşırı kas gerilmesi ve salgılanan kimyasallar nedeniyle baş dönmesine yol açabilir. Özellikle şiddetli vertigo sonrası gelişen anksiyete, hastanın tek başına dışarı çıkma korkusu yaşamasına neden olabilir.
Kulak Kaynaklı Vertigo ve Hastalıklar
Kulağa bağlı baş dönmeleri genellikle çok şiddetlidir; mide bulantısı, kusma, işitme kaybı ve kulak çınlaması (tinnitus) ile birlikte görülür.
- Meniere Hastalığı: İç kulak sıvısının artmasıyla oluşan, krizler halinde gelen vertigo ve dolgunluk hissidir.
- Pozisyona Bağlı Vertigo (BPPV): İç kulaktaki kristallerin yer değiştirmesi sonucu ani hareketlerle oluşan kısa süreli şiddetli dönmelerdir.
- Akustik Nörinom: Denge sinirinde gelişen ve giderek artan dengesizliğe yol açan köşe tümörüdür.
- Enfeksiyonlar: Labirentit veya denge siniri iltihabı (vestibüler nörit) gibi durumlar ani vertigo ataklarına neden olur.
Teşhis ve Tedavi Süreci
Baş dönmesi şikayetiyle başvuran hastalarda en önemli adım detaylı sorgulama ve fiziksel muayenedir. Hastanın yaşı, semptomların süresi ve tetikleyici faktörler teşhisin %90'ını oluşturur.
- Muayene ve Testler: Rutin KBB muayenesi, işitme testleri ve nistagmus (gözlerin ritmik hareketi) incelemesi yapılır.
- Görüntüleme: Gerekli görüldüğünde tümör veya komplikasyon şüphesiyle MRI veya tomografi istenir.
- Manevralar: Kristal oynamasına bağlı durumlarda özel manevralar ile kristaller yerine yerleştirilir.
- Rehabilitasyon: Yaşlılığa veya denge merkezi zayıflığına bağlı durumlarda özel denge egzersizleri ve rehabilitasyon programları uygulanır.
Unutulmamalıdır ki; gençlikten itibaren spor yapmak denge merkezini güçlendirir ve ilerleyen yaşlarda oluşabilecek denge kayıplarına karşı koruma sağlar.


