Hemoptizi, akciğerin kendisinden veya bronşlardan (hava yolları) kaynaklanan kanın balgamla çıkarılmasıdır. Balgama kan bulaşması şeklinde de olabilir, hayatı tehdit edebilecek kadar aşırı da (massif) olabilir.

AYRIM:

Balgamda kan varlığı gözle görüldükten sonra hemoptizi ve kan kusma arasında ayrım yapmak gereklidir. Boğazdan, sinüslerden ve yemek borusundan kaynaklanan kan ile karıştırılabilir. Hastaların kanı kusma sonrası mı öksürme sonrası mı çıkardığı, balgamda mı tükürükte mi görüldüğü dikkatlice irdelenmelidir. Hastanın yaşı, beslenme durumu, ek hastalıkları ve kullandığı ilaçlar tanı koymada yardımcıdır. Akciğerden gelen kan, tipik olarak öksürükten sonra olur. Öte yandan önceden burun kanaması öyküsü veya öksürük olmadan kanın çıkarılması üst solunum yolu hastalıklarını düşündürür.

NEDENLERİ:

Akut veya kronik bronşit, zatürree, tüberküloz, akciğer embolisi, kanama pıhtılaşma bozuklukları ve akciğer kanseri en sık görülen hemoptzi nedenleridir.

Bu nedenler, hastanın yaşı, ek hastalıkları hatta yaşadığı topluma göre farklılıklar gösterir. Örneğin Amerika'da akciğer kanseri ve kronik akciğer hastalıklarına bağlı Hemoptzi daha sık görülmekte iken, gelişmekte olan ülkelerde en sık neden tüberkülozdur. Gene de tüm dünyada hemoptizin en yaygın nedenleri akut ve kronik bronşit yani akciğer enfeksiyonudur ve hastaların % 60 ila 70'ini oluşturur. Enfeksiyon, bronşlarda yüzeysel kan damarlarını tahriş ederek kanamaya neden olur. Tüberküloz ve akciğer kanseri çok daha az oranda görülür. Travma, kalp kapağı hastalıkları, akciğer embolisi ve kanamaya yatkınlık daha nadir nedenler arasında sayılabilir. Çocuklarda ise hemoptizin başlıca nedeni alt solunum yolu enfeksiyonudur. Küçük çocuklarda ikinci sıradaki sebep havayoluna kaçırılan yabancı cisimlerdir ve mutlaka akla gelmelidir.

TEŞHİS:

Detaylı hikâye alma ve muayene çok önemlidir ve titizlikle yapılmalıdır. İlk muayenede hemoptzinin ayrımı, miktarı, kalp ve akciğerlerin durumu ve yoğun bakım ihtiyacı olup olmadığına bakılır. Tansiyon, kanama miktarı, mevcut ek hastalıklar, oksijenin yeterli olmaması durumu yüksek risk olarak değerlendirilir ve hastanın yoğun bakım ünitesinde takibi gerekebilir.

Hemoptizi olan tüm hastalar için akciğer filmi ile başlamak tavsiye edilir. Bazı kan tahlilleri (hemogram, kan grubu, trombosit sayısı, protombin zamanı karaciğer testleri gibi) teşhiste yol göstericidir.

Akciğer filminde şüpheli bulgular varsa, iyi bir cihazla çekilmiş ilaçlı tomografi filmi birçok olası nedeni ortaya koyar.

Bronkoskopi (hava yollarının ışıklı boru ile değerlendirilmesi) teşhis için çok değerli bir yöntemdir. Kanama yeri büyük ölçüde belirlenebilmektedir. Ayrıca eş zamanlı olarak, hava yolunun kanama ve artıklarından temizlenmesi, gerekirse çeşitli yöntemlerle kanamanın durdurulması sağlanabilir.

Eğer hasta, kanamaya devam etmekte ve kanama yeri bulunamadı ise sonraki basamak anjiografi olmalıdır. Kanamanın kaynağı damarın bulunarak tıkanması sağlanır.

TEDAVİ

Tedavide amaç öncelikle kişinin kendi kanında boğulmasından koruma, daha sonra da kanama yerini bularak uygun tedaviyi seçerek kanamayı durdurmaktır. Masif Hemoptizili hastalar, öncelikle yoğun bakım ünitesinde takip edilmelidir. Hastalar üç basamaklı değerlendirmeye alınmalıdır;

1) hava yolunun açıklığının korunması

2) kanamanın kaynağının bulunması

3) buna uygun tedavinin yapılması.

Başlıca tedavi seçenekleri ise;

a) İlk etapta kanama azaltıcı ilaç tedavisi, kesin yatak istirahatı ile tahriş edici öksürüğün durdurulması ile başlanır. Eğer kanamanın nedeni önceden var olan akciğer hastalığı, pıhtılaşmayı önleyen ilaç alımı, kanama bozukluğu, enfeksiyon vb. ise tek başına ilaç tedavisi ile düzelme sağlanabilir.

b) Tomografide kanamanın yeri belli olduysa hasta taraf altta kalacak şekilde yatırılır. Hastanın sakin kalması ve telaş etmemesi çok önemlidir.

c) Bronkoskopi ile kontrol; hem kanamanın yerini belirlemede yardımcı olur hem de gerekirse direkt ilaç uygulaması, lazer, dondurma veya yakma tedavisi uygulanabilir.

d) Kanayan damarın tıkanması: anjiografik olarak kanama kaynağının saptanmasının ardından yapılan tıkayıcı tedavi etkin ve güvenli bir seçenektir. Masif hemoptizinin,%80 -90 oranında kontrolü sağlanabilir. İşlemin en önemli komplikasyonu omurilik arterinin tıkanmasıdır. Seçici anjiyografi yapıldığı zaman bu olasılık azalmaktadır.

e) Cerrahi tedavi; herhangi bir nedenle bronşiyal damar tıkanması uygulanamıyorsa veya bu tedaviye rağmen kanama devam ediyor ise, akciğerde ilaçla düzelmeyecek bir lezyon varsa ve hasta ameliyat için yeterli kondisyona sahip ise cerrahi tedavi uygulanır. Ameliyatta akciğerin problemli kısmının çıkarılması işlemi uygulanır.


İstanbul Göğüs Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!