Toplumumuz gibi Avrupa ülkelerinde de en önemli ölüm nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır. Bu rahatsızlıklar sıklıkla kalp krizi denilen kalp damarının aniden tıkanması ile gelişen tablodan gelişir. Ancak kronik bir ritm bozukluğu olan atriyal fibrilasyon (AF) da önemli bir hastalık ve ölüm nedenidir. Görülme sıklığı yaş ile artar ve 80 yaşın üzerinde neredeyse 1/10 görünme ihitimaline kadar yükselir. Genel olarak tüm inmelerin yaklaşık 1/4 ünden AF mevcuttur. Diğer kalp hastalıklarında olduğu gibi erkek cinsiyet, şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği ve kolesterol yüksekliği AF gelişme riskini arttırmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hemen tamamında önemli bir inme nedeni olan AF, kalbin kulakçıklarından kaynaklanan bir problemdir. Kulakçıklarda normalde olması gerekenden çok fazla miktarda uyarı oluşması sonucunda gelişir. Kulakçıkların kasılma hızı dakikada 300-600 arasına kadar yükselebilir ancak kalbin asıl kan pompalayan karıncıkları bu kadar hızlı kasılıp gevşemez. Kalbimiz bu sorunu kendi koruma mekanizmaları ile bertaraf eder. Ancak kulakçıklarına bu kadar hızlı çalışması ciddi sorunların başlamasına neden olacaktır.

Bir çok AF hastası kendinde şikayet bulmaz, sıklıkla rastlantısal olarak tanı konulur. Hatta bu insanların ilk şikayeti inme bile olabilir. AF varlığında kulakçıklarda kan dolaşımı yavaşladığı için kanın pıhtılaşması kolaylaşır. Bu pıhtılaşma sonucundan vücudun hemen her organına pıhtı koparak gidebilir. En sık gittiği oran olan beyin hasar görmesi halinde İnme gelişmektedir. İnme riski AF varlığından 4-5 kat artmaktadır. Tanısı basit bir EKG çekimi ile kolaylıkla konulabilmektedir. Bazen hastalar ataklar halinde AF yaşamaktadırlar, bu hastalarda tanı Holter kaydı ile konuşabilmektedir. Tanı konulduktan sonra ritm bozukluğu uygun olan hastalarda normal ritme geri getirilmelidir. Eğer uygun değilseler ise kalp hızı çeşitli ilaçlarla kontrol altına alınmalıdır. Ama asıl önemli olan pıhtılaşmanın yavaşlatılması için kan sulandırıcı ilaçların kullanılmasıdır.

Tedavinin temel olarak 3 amacı vardır :

1. Kalp hızının kontrolü (en hızlı 110/dakika ve en yavaş 60/dakika olacak şekilde)

2. Ritmin mümkünse normal ritme çevrilmesi (kardiyoversiyon)

3. İnme gibi komplikasyonların engellenmesi için pıhtılaşmanın yavaşlatılması

Kalp hızının kontrolü için çeşitli kalp ilaçları kullanılmaktadır. Hastanın durumuna göre bu ilaçlar içinden bir yada birkaç tanesi seçilebilmektedir. Bu ilaçların bazısı ise ritmi normale geri döndürebilmektedir. Eğer ilaçlar ile ritm sağlanamazsa Elektrik Kardiyoversiyon denen yöntem ile de kalp ritmi normale çevirilebilmektedir.

Son zamanlarda ilaç tedavisini kabul etmeyen, tedavini başarısız olduğu yada komplikasyonlarının geliştiği hastalarda Ablasyon tedavisi uygulanmaya başlamıştır. Anjiyografi yapılır gibi uygulanan bu yöntem ile pulmoner ven izolasyonu veya AV nod ablasyonu yapılabilmektedir.

İnmenin kontrolünde en önemli yöntem kan sulandırıcı ilaçların kullanılmasıdır. Bu ilaçlar aspirin ve warfarin (Coumadin 5 ve 10 mg Tablet) dir. Hastanın yaşı ve klinik durumuna göre bu iki ilaç arasında seçim yapılır yada ikisi birden kullanılabilir.


İstanbul Kardiyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!