Aslında kimi değiştirmek istiyoruz?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Psikolojik Danışmanlıkta Değişim ve Farkındalık Süreci
Psikolojik danışmanlık seanslarında sıkça karşılaşılan temel bir paradoks mevcuttur. Birçok danışan görüşmelere, "Kimseyi değiştiremeyeceğimi biliyorum, sadece kendimi değiştirebilirim" şeklinde, teoride oldukça doğru ve yüksek bir farkındalık içeren cümleyle başlar. Ancak sürecin ilerleyen aşamalarında, bu söylemin pratikteki uygulamayla her zaman örtüşmediği görülmektedir.
Kişisel Değişim Yerine Başkasını Değiştirme Çabası
Seanslar derinleştikçe, danışanların aslında kendilerini değil, sorun yaşadıkları kişileri değiştirmeye odaklandıkları bir tabloyla karşılaşılmaktadır. Özellikle çift terapilerinde bu durum daha karmaşık bir hal alabilmektedir. Sorunlu olarak addedilen kişi genellikle bir aile büyüğü (örneğin kayınvalide) olduğunda, diğer eşin de sürece dahil olmasıyla iki kişilik bir mesele hızla üç kişilik bir krize dönüşmektedir.
Savunma Mekanizması Olarak "Ama" Bağlacı
Danışanların kendilerini haklı çıkarma ve olayları kendi perspektiflerinden kabul ettirme çabası, dil kullanımında da kendini gösterir. Sorulan sorulara genellikle "Ama..." bağlacıyla başlayan ve yoğun şikayet barındıran cümlelerle yanıt verilir. Bu yaklaşımın temel özellikleri şunlardır:
- Olumsuzlama: "Ama" bağlacı, kendisinden önce gelen tüm yapıcı cümleleri geçersiz kılar.
- Haklılık Arayışı: Danışan, soruya cevap vermek yerine geçmiş olayları anlatarak kendini haklı çıkarmaya çalışır.
- Bilgi Kirliliği: "Ne kadar çok anlatırsam o kadar çabuk çözülürüm" düşüncesiyle sunulan aşırı detay, düşünce algoritmasının çözülmesini zorlaştırır.
Şikayet Etmek: Pasif Bir Eylem ve Kurban Rolü
Birçok danışan seans sonunda "Anlatmak bile beni çok rahatlattı" diyerek ayrılsa da, asıl çözüm yolunda mesafe kat edilememesi profesyonel anlamda düşündürücüdür. Gerçekte çoğu danışanın talebi, gizli bir ispat çabası içerir: "Değişmesi gereken ben değilim, karşı tarafın hatalı olduğunu sana kanıtlayacağım."
| Durum | Özellik | Sonuç |
|---|---|---|
| Şikayet Etmek | Pasif bir eylemdir. | Kurban rolünü pekiştirir, çözüm üretmez. |
| Aktif Eylem | Kişinin kendi üzerindeki kontrolüdür. | Çözüm odaklı reaksiyonlar doğurur. |
Çözüm Odaklı Yaklaşım İçin Sorulması Gereken Sorular
Terapi sürecinde kurban rolünden çıkmak ve aktif eyleme geçmek için şu soruların yanıtlanması kritik önem taşır:
- Şikayet ettiğin kişi sen değilsen, değişmesi gereken kişi neden başkası olsun?
- Şikayet ederek bugüne kadar birini değiştirebildiğin oldu mu?
- Başkasını değiştiremeyeceğini kabul ediyorsan, neden hala şikayet ediyorsun?
- Ne yaparsan çözüme odaklı bir adım atmış olursun?
Unutulmamalıdır ki; gerçek değişim başkası üzerinde yapılabilecek bir işlem değildir. Kişi ancak kendi davranışlarında aktif olduğunda, çevresinden de aktif ve farklı bir reaksiyon bekleyebilir.



