Doktorsitesi.com

Aslında kimi değiştirmek istiyoruz?

Aile Danışmanı Selim Bayanoğlu
Aile Danışmanı Selim Bayanoğlu
14 Ağustos 2023135 görüntülenme
Randevu Al
Aslında kimi değiştirmek istiyoruz?
Aslında kimi değiştirmek istiyoruz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikolojik Danışmanlıkta Değişim ve Farkındalık Süreci

Psikolojik danışmanlık seanslarında sıkça karşılaşılan temel bir paradoks mevcuttur. Birçok danışan görüşmelere, "Kimseyi değiştiremeyeceğimi biliyorum, sadece kendimi değiştirebilirim" şeklinde, teoride oldukça doğru ve yüksek bir farkındalık içeren cümleyle başlar. Ancak sürecin ilerleyen aşamalarında, bu söylemin pratikteki uygulamayla her zaman örtüşmediği görülmektedir.

Kişisel Değişim Yerine Başkasını Değiştirme Çabası

Seanslar derinleştikçe, danışanların aslında kendilerini değil, sorun yaşadıkları kişileri değiştirmeye odaklandıkları bir tabloyla karşılaşılmaktadır. Özellikle çift terapilerinde bu durum daha karmaşık bir hal alabilmektedir. Sorunlu olarak addedilen kişi genellikle bir aile büyüğü (örneğin kayınvalide) olduğunda, diğer eşin de sürece dahil olmasıyla iki kişilik bir mesele hızla üç kişilik bir krize dönüşmektedir.

Savunma Mekanizması Olarak "Ama" Bağlacı

Danışanların kendilerini haklı çıkarma ve olayları kendi perspektiflerinden kabul ettirme çabası, dil kullanımında da kendini gösterir. Sorulan sorulara genellikle "Ama..." bağlacıyla başlayan ve yoğun şikayet barındıran cümlelerle yanıt verilir. Bu yaklaşımın temel özellikleri şunlardır:

  • Olumsuzlama: "Ama" bağlacı, kendisinden önce gelen tüm yapıcı cümleleri geçersiz kılar.
  • Haklılık Arayışı: Danışan, soruya cevap vermek yerine geçmiş olayları anlatarak kendini haklı çıkarmaya çalışır.
  • Bilgi Kirliliği: "Ne kadar çok anlatırsam o kadar çabuk çözülürüm" düşüncesiyle sunulan aşırı detay, düşünce algoritmasının çözülmesini zorlaştırır.

Şikayet Etmek: Pasif Bir Eylem ve Kurban Rolü

Birçok danışan seans sonunda "Anlatmak bile beni çok rahatlattı" diyerek ayrılsa da, asıl çözüm yolunda mesafe kat edilememesi profesyonel anlamda düşündürücüdür. Gerçekte çoğu danışanın talebi, gizli bir ispat çabası içerir: "Değişmesi gereken ben değilim, karşı tarafın hatalı olduğunu sana kanıtlayacağım."

DurumÖzellikSonuç
Şikayet EtmekPasif bir eylemdir.Kurban rolünü pekiştirir, çözüm üretmez.
Aktif EylemKişinin kendi üzerindeki kontrolüdür.Çözüm odaklı reaksiyonlar doğurur.

Çözüm Odaklı Yaklaşım İçin Sorulması Gereken Sorular

Terapi sürecinde kurban rolünden çıkmak ve aktif eyleme geçmek için şu soruların yanıtlanması kritik önem taşır:

  1. Şikayet ettiğin kişi sen değilsen, değişmesi gereken kişi neden başkası olsun?
  2. Şikayet ederek bugüne kadar birini değiştirebildiğin oldu mu?
  3. Başkasını değiştiremeyeceğini kabul ediyorsan, neden hala şikayet ediyorsun?
  4. Ne yaparsan çözüme odaklı bir adım atmış olursun?

Unutulmamalıdır ki; gerçek değişim başkası üzerinde yapılabilecek bir işlem değildir. Kişi ancak kendi davranışlarında aktif olduğunda, çevresinden de aktif ve farklı bir reaksiyon bekleyebilir.

Etiketler

Duygusal değişimlerDeğişimdeğişim nedir

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Selim Bayanoğlu

Aile Danışmanı Selim Bayanoğlu

İnsanın kendini gerçekleştirmesi için ne gerekir? Kendini tanıması mı, kendini bilmesi mi, değerlerini seçmesi mi? Ya da hepsi birden mi? Danışmanlık mesleğine,  değerlerin benim için  en başında gelen " Yardım et ! " değerini tercih ederek başladım. " Asla bir canlıya zarar verme ! " değerini de işin içine katmak durumunda olduğumun hemen farkına vardım. Şimdilerde, kimseyi kırmadan ve incitmeden, ama onları geliştirecek olan sorular sorarak bu işi yapmaya çalışıyorum. Düşünmek , öyle korkulacak bir şey değil. Gelişmek için en temel koşul. Düşünmezsek, gelişme de olmaz, olamaz!

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.