O kadar şaşırırsınız ki bu cümleye…Halbuki daha büyük bir çocuğunuz daha vardır ve o çocuğunuzun da dişlerine aynı özeni göstermenize rağmen nedense ufaklığın ağzı çürük doludur.Ablasının dişlerinde ise tek bir siyah leke dahi yoktur.

Bir hekim olarak, annelerden gelen bu şikayet ile nerdeyse her hafta karşılaşmaktayım.Aslında cevap çok basittir.Ağzımızın içinde ,dişlerimizin üstünde ve hatta dilimizin ucundadır.Çocukların tabiriyle ağız suyu,bizlerin ise gayet iyi bildiği TÜKÜRÜK…

Bazen ünlemlerimizin sonuna ‘tüh’diye kondururuz , bazen baloncuk yaparız.Eskiden ise mektuplarımızı yapıştırırdı tükürük….

Pek çok kişi, aynı annenin büyüttüğü iki kardeşin dişlerinin gece ve gündüz kadar farklı olmasının sebebinin tükürük olduğunu bilemez.

Bu sihirli sıvı, aslında dişlerin bir numaralı temizleyicisidir. Gerek içeriğinde bulunan doğal proteinler, gerekse florla diş minelerinin yeniden yapılanmasını sağlar.Tabiki en önemlisi de asidiğe dönmüş olan ağız pH’sını nötr değere ulaştırması ;yani tamponlamasıdır. Burdan şunu rahatlıkla çıkarabiliriz; ablanın tükürüğünün tamponlama kapasitesi, kardeşine oranla daha yüksektir…

Peki acaba başka neleri bilmiyoruz?

Yıllardır biberon çürüğü olarak bilinen hastalığın, 1994’ten beri ‘Erken Çocukluk Çağı Çürüğü’ olarak anıldığını;

Bebeğinizin besinlerinin sıcaklığını ağzınızla kontrol etmeniz, emziğini ağzınızla silmeniz, hatta ve hatta ağzının yakınından öpmenizin bile çürük yapıcı bakterilerin bebeğinizin ağzına geçmesine sebep olacağını;

Anne sütünün içeriğinde doğal olarak şeker bulunduğunu… Bu şekerin, karyojenik etkisinin(çürük yapıcı etki ) inek sütündeki şekerden çok daha fazla olduğunu;

Gece boyunca annesinin memesi ağzında uyuyan bebeklerde, ön dişlerin tükürük akışından faydalanamaması sonucu çürük oluştuğunu… (Böyle durumlarda, anneler bizlere “dişleri çürük çıktı” şikayetiyle gelirler. Halbuki dişler asla patlamadan önce çürümezler.)

3yaş ve altındaki çocukların ağzında 1 tane bile çürük bulunsa, bu durumun ‘Şiddetli Çürük Problemi’ olarak nitelendirildiğini;

Süt dişleri sayısının 20,daimi dişlerin sayısının 28 olması sonucu (20yaş dişleri hariç), 8 tane daimi dişin, herhangi bir süt dişini düşürmeden geldiğini ve bunlardan ilk 4 tanesinin 6 yaşında süt dişlerinin arkasından sürdüğünü;

1,5 yaşından sonra kullanılmaya devam edilen emzik, biberon ya da parmak emme gibi alışkanlıkların çocuğun çene yapısında kalıcı problemlere yol açtığını;

Bu problemler çözülmez ise ileride çocukta solunum problemlerinin (horlama, ağızdan nefes alma,derin damak) baş göstereceğini;

Her çocuğun ağzının, anne babasının ağzının aynası olduğunu;çocuğun anne babasından görmedikçe dişlerini fırçalamadığını;

Geceleyin tükürük akış hızının ve miktarının azaldığını;

Erken Çocukluk Çağı Çürüklerinin çocukta yeme , uyku , çene yapısı, konuşma ve hatta sosyalleşme bozukluklarına sebep olduğunu;

Erken Çocukluk Çağı Çürüklerinin en vahim sonuçlarından bazılarının sepsis, beyin absesi ve demir eksikliği anemisi olduğunu…

Her çocuk diş macunu olarak paketlenen macunun, 6 yaş ve altındaki çocuklara önerilemeyeceğini; (Flor seviyesi 500ppm ve altında olanlar 6yaşaltı çocuklara önerilir…)

Hiçbir diş problemi olmasa dahi çocuğun EN GEÇ 5yaşında dişhekimiyle tanıştırılması gerektiğini;

Eminim bu maddelerden pek çoğu, okurken size de tanıdık geldi…Çocuk ihmal etmez ,unutmayın ki ihmal eden anne babadır.O zaman 5 yaşını geçirmeden çocuğunuzu bizlerle tanıştırmalısınız.

Ağrısız , sağlıklı, bembeyaz gülüşlü günler dilerim….

Çocuk Diş Hekimi Ayşe Gül AYDIN


Kocaeli Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!