Anal fissür!

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Anal Fissür Nedir?
Anal fissür, tıpta anüs olarak adlandırılan makat bölgesinde meydana gelen küçük çatlak veya yırtıklara verilen isimdir. Her yaş grubunda, kadın ve erkeklerde eşit oranda görülebilen bu rahatsızlık, özellikle dışkılama (defekasyon) sırasında şiddetli ağrı ve kanamaya yol açabilmektedir. Çocuklarda ve 6-24 aylık bebeklerde görülen makat kanamalarının en yaygın sebebi anal fissürlerdir.
Bu çatlaklar, anüs bölgesinde deri ile bağırsak iç kısmının (mukoza) birleştiği anoderm adı verilen hassas bölgede oluşur. Anoderm tabakası; kıl, ter veya yağ bezi içermez ancak çok sayıda ağrı duyusuna sahip sinir ucu barındırır. Bu yoğun sinir yapısı nedeniyle bölgedeki en küçük yırtıklar bile hastada ciddi bir acı hissine neden olur.
Anal Fissür Nedenleri Nelerdir?
Anal fissürler genellikle anal kanalda oluşan travmalar sonucunda ortaya çıkar. Bu travmaların en yaygın nedenleri ve risk faktörleri şunlardır:
- Kabızlık ve Sert Dışkılama: En sık görülen nedendir; sertleşmiş dışkının anal kanalı zorlamasıyla yırtık oluşur.
- Tekrarlayan İshal Atakları: Bölgedeki dokunun tahriş olmasına yol açar.
- Doğum Yapmak: Doğum esnasındaki zorlanmalar yırtıklara sebebiyet verebilir.
- Tıbbi Müdahaleler: Lavman, endoskopi, rektal ateş ölçümü veya prostat muayenesi için ultrason probu yerleştirilmesi gibi işlemler nadiren travma yaratabilir.
Anal fissürler anatomik yapı gereği genellikle arka orta kısımda oluşur. Kadınlarda ise vajinal yapı nedeniyle ön orta kısımda çatlak görülme oranı erkeklere göre daha yüksektir. Eğer çatlak bu bölgelerin dışındaysa; Crohn hastalığı, kanser, tüberküloz, lösemi veya çeşitli enfeksiyonlar (HIV, Herpes, Frengi vb.) gibi altta yatan başka nedenler araştırılmalıdır.
Anal Fissür Belirtileri ve Semptomları
Anal fissür hastalarında en belirgin şikayet, dışkılama sırasında ve sonrasında hissedilen keskin ağrıdır. Hastalığın belirtileri şu şekilde özetlenebilir:
- Şiddetli Ağrı: Başlangıçta hafif olan ağrı, hastalık kronikleştikçe şiddetlenir ve süresi uzar.
- Rektal Kanama: Özellikle dışkılama sırasında parlak kırmızı kan görülmesi.
- Kaşıntı ve Akıntı: Anüs bölgesinde kaşıntı hissi ve kötü kokulu akıntı.
- İdrar Sorunları: Ağrı nedeniyle refleks olarak idrar yaparken zorlanma veya sık idrara çıkma.
- Kısır Döngü: Ağrıdan korkan hastaların dışkılamayı ertelemesi, dışkının daha da sertleşmesine ve fissürün derinleşmesine neden olur.
Anal Fissür Tanısı Nasıl Konulur?
Tanı sürecinde hastanın öyküsü kritik bir öneme sahiptir. Bölge oldukça hassas ve ağrılı olduğu için muayene genellikle kalçaların hafifçe yana ayrılmasıyla gözle (inspeksiyon) yapılır. Gerekli durumlarda lokal anestezik kremlerle bölge uyuşturularak daha detaylı inceleme sağlanır. Çok ağrılı vakalarda parmakla muayeneden kaçınılmalıdır.
| Fissür Tipi | Görünüm Özellikleri |
|---|---|
| Akut Fissür | Yeni oluşmuş, düz bir yırtık şeklindedir. |
| Kronik Fissür | Daha geniş bir yarık; dipte kas dokusu görülebilir. |
| Sentinel Pile | Kronik vakalarda dış uçta oluşan "nöbetçi meme" adı verilen deri katlantısı. |
Kanama şikayeti olan hastalarda, altta yatan daha ciddi hastalıkları dışlamak adına rektoskopi (ışıklı optik cihazla inceleme) yapılması önerilir.
Anal Fissür Tedavi Yöntemleri
Anal fissür tedavisinde başarı oranı, hastalığın evresine göre değişiklik gösterir. Yeni oluşmuş (akut) vakalarda ilaçla iyileşme oranı %80-90 iken, kronikleşmiş vakalarda bu oran %40'lara düşer.
1. Ameliyatsız Tedavi ve İlaç Uygulamaları
- Beslenme Düzenlemesi: Kabızlığı önlemek için lifli diyet ve bol sıvı tüketimi.
- Sıcak Su Oturma Banyosu: Dışkılama sonrası kasların gevşemesine yardımcı olur.
- Lokal Kremler: Ağrıyı azaltan anestezik pomatlar ve kortizonlu fitiller.
- Botoks Tedavisi: Anal sfinkter kaslarını geçici olarak felç ederek çatlağın iyileşmesine zemin hazırlar.
2. Cerrahi Tedavi (Ameliyat)
İlaç tedavisine yanıt vermeyen vakalarda cerrahi müdahale kesin çözümdür. Operasyonda, aşırı kasılmış olan sfinkter kasları uygun bir noktadan kısmi olarak kesilerek gevşetilir (Lateral İnternal Sfinkterotomi). Bu işlemle birlikte varsa nöbetçi meme ve fissür yatağı temizlenir. Ameliyatın başarı şansı %91-98 gibi oldukça yüksek bir seviyededir ve hastalar operasyon sonrası ilk dışkılamada bile ağrılarının büyük oranda azaldığını hissederler.

