Doktorsitesi.com

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Uzm. Dr. Derya Can
Uzm. Dr. Derya Can
31 Temmuz 2022516 görüntülenme
Randevu Al
Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi
Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Ağrısı ve Bel Fıtığı: Modern Çağın Yaygın Sorunu

Bel ağrısı, günümüzde her yaş grubunda sıkça rastlanan ve yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir sağlık sorunudur. Özellikle pandemi süreciyle birlikte genç yaş grubunda da görülme sıklığı artan bu şikayetler, hastaları genellikle cerrahi operasyonlara yönlendirmektedir. Uzm. Dr. Derya CAN, bel ağrısı şikayetiyle yapılan MR tetkiklerinde fıtık görülmesinin her zaman ağrının asıl sebebi olup olmadığını sorgulamaktadır.

Bel Fıtığı Neden Oluşur? Omurga Yapısı ve Hasar Mekanizması

Omurgamız, küçük omur kemikleri ve bu kemikler arasında amortisör görevi gören disklerden meydana gelir. Omur kemikleri, birbirlerine küçük eklemler ve güçlü bağ dokuları ile bağlıdır. Bu yapının bozulma süreci şu şekilde işler:

  1. Bağ Dokusu Zedelenmesi: Küçük eklemler ve bağ dokusu hasar gördüğünde omurga yük taşıma kapasitesini kaybeder.
  2. Diske Baskı: Yükü taşıyamayan omurga, aradaki disklere aşırı basınç uygular.
  3. Fıtıklaşma: Baskı altındaki diskler dışarı doğru taşarak fıtıklaşır.

Ameliyat Ne Zaman Zorunludur?

Fıtıklaşan disklerin sinirleri sıkıştırması sonucunda; idrar kaçırma veya ayakta düşüklük gibi ciddi nörolojik tablolar gelişebilir. Bu tür akut ve fonksiyon kaybına yol açan durumlarda cerrahi operasyon şarttır. Ancak bu tür kritik belirtilerin olmadığı vakalarda ameliyatın tek çözüm olup olmadığı titizlikle değerlendirilmelidir.

Ameliyat Sonrası Tekrarlayan Fıtık Riski

Cerrahi müdahale genellikle sadece fıtıklaşan diski çıkararak sonucu ortadan kaldırmayı hedefler; ancak fıtığa yol açan temel sebep (bağ dokusu zayıflığı) varlığını sürdürür. Bu durum, bir süre sonra yeni bir bel fıtığına ve dolayısıyla mükerrer ameliyatlara zemin hazırlayabilir. Ayrıca, bazı cerrahi işlemlerde omurgayı bağlayan dokuların kesilmesi de yapıyı zayıflatabilmektedir.

Her Bel Ağrısı Fıtık Kaynaklı mıdır?

Bazı hastalarda görüntüleme yöntemlerinde bel fıtığı tespit edilse de ağrının kaynağı farklı olabilir. Ağrının gerçek nedenleri şunlar olabilir:

  • Bağ Hasarları: Omurgayı kalçaya bağlayan bağlardaki hasarlar.
  • Tetik Noktalar: Kalçadaki büyük kas gruplarında (gluteal kaslar veya piriformis) oluşan tetik noktalar.

Bu gruptaki hastalar fıtık ameliyatı olsalar dahi, ağrının asıl kaynağına müdahale edilmediği için operasyon sonrası şikayetleri devam edebilmektedir.

Proloterapi ile Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Uzm. Dr. Derya CAN, vücudun doğal iyileşme mekanizmasını tetikleyen proloterapi yöntemini önermektedir. Bu tedavi yöntemi, hasarlı bölgeye düşük miktarda şekerli serum enjekte edilmesi esasına dayanır. Enjeksiyon sayesinde vücuda o bölgede hasar olduğu hatırlatılır ve tamirci hücrelerin bölgeye gelmesi sağlanır.

Proloterapi Tedavi Süreci ve Seans Bilgileri

ÖzellikAçıklama
Etki MekanizmasıVücudun kendi kendini tamir ederek güçlü dokular oluşturması sağlanır.
İyileşme SüresiTamir aşaması nedeniyle ağrı hemen geçmez; doku güçlendikçe kalıcı iyileşme başlar.
Seans SıklığıGenellikle ayda bir kez uygulanır.
Seans SayısıOrtalama 4-6 seans önerilir (Vakaya göre değişebilir).
Destekleyici TedaviSıcak-soğuk uygulama ve hekim önerili ev egzersizleri.

Ameliyat Son Çözüm mü?

Proloterapi tedavisi, daha önce ameliyat geçirmiş hastalarda da uygulanabilmektedir; nitekim bu hastalar toplam vaka sayısının neredeyse yarısını oluşturmaktadır. Ameliyat her zaman ağrılardan kurtulmak için tek yol değildir ve her operasyon yeni bir operasyon riskini beraberinde getirebilir.

Uzm. Dr. Derya CAN, 50.000’i aşkın vaka deneyimi ile ameliyat aşamasına gelmiş hastalar için GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp) tedavilerini, ameliyathane yolundaki son çıkış olarak nitelendirmektedir.

Etiketler

Bel fıtığı tekrarıBel fıtığı ameliyatıBel fıtığı tedavisiPatlamış bel fıtığıBel fıtığı ağrısıPatlamamış bel fıtığıOzonla bel fıtığıBel fıtıklarıN ler ve k lar ile bel fıtığıBel fıtığı neden oluşurBel fıtığı kimlerde görülürBel fıtığında ameliyatsız yöntemBel fıtığı ve mikrodiskektomiGebelerde bel ağrısı ve bel fıtığıBel fıtığı ve beslenmeBel fıtığında beslenmeBel fıtığı ve akupunkturla tedaviBel fıtığı nedenleriProloterapi solüsyonları nelerdirProloterapi nedirProloterapi hakkında bilgiProloterapi yöntemi ile ağrı tedavisigeleneksel tamamlayici tip

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Derya Can

Uzm. Dr. Derya Can

1988 yılında İstanbul’da doğdu, ilk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamladı. 2002-2005 yıllarında İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudu. Çocukluğundan beri macerayı çok seven Derya sade bir tıp fakültesinin ona yeterli gelmeyeceğini düşünerek askeri bir okul olan GATA Tıp Fakültesi’ni üniversite tercihlerinin ilk sırasına yazdı. 2005 yılında başlayan askeri tababet macerası bol aksiyonlu, tüfekli tabancalı atışlı, biraz da sürünmeli olarak 2011 yılında Tabip Teğmen olmasıyla devam etti. Alacağı eğitimler tabii ki bitmedi ve kıta görevi için bir yıllık askeri eğitimlerini kurslarını tamamlayarak arada da TUS diye bitmeyen sınavlar silsilesine hazırlandı. 1 yılın sonunda hem askeri eğitimleri hem de TUS’u başarıyla geçmesine rağmen mecburi hizmet için Bingöl’ün yolunu tuttu. Tüm Türkiye bizimdir diyerek gittiği Bingöl Garnizonunda askerine, jandarmasına ve polisine hizmet etti. Maceraseverimizin aksiyonları orada da bitmedi Bingöl Garnizonundaki tüm birliklerin tedavilerini üstlenmekle kalmadı ambulans helikopterle hasta-yaralı taşıma görevlerini de layıkıyla yerine getirdi. Kendisine bir şapka hiç yeterli olmadı çünkü. 2012 yılında kazandığı TUS’un asistanlık eğitimini almak için 2014 yılında tekrar GATA’ya döndü ve acil uzmanlığı eğitimine başladı. Durağanlık ona göre değildi çünkü. 2016 yılında asistanlığı devam ederken Sağlık Bakanlığı’na bağlı askeri hekim statüsüne geçerek asistanlığına devam etti. 2019 yılında acil uzmanlığını alarak Çubuk Halil Şıvgın Devlet Hastanesi’ne atandı. Bu hastanede güzel ve sıcak bir hastane ortamının nasıl olabileceğini personelin değerinin olduğunu öğrendi. Öğrenmenin yaşı ya da sonu yoktu sonuçta. Bu hastanenin acilinde kurduğu triyaj sisteminden sonra acil servis de kendisine yetmemeye ve dar gelmeye başladı. Daha başka neler yapabilirim diye düşünürken GETAT yöntemleri ve ağrı tedavisiyle karşılaştı. Bir yerden başlamak lazım diyerek proloterapi kursuna katıldı ve katıldığı günden sonra da bir daha proloterapi dünyasından çıkamadı. Bu nasıl bir tedavidir ağrıyı nasıl dindirir hastaları nasıl iyileştirir derken kendisini tekrar Gülhane’de ama bu sefer proloterapi bölümünde buldu. Bu iş iğneyi yap geç işi değil derinine inip öğrenmem gerek diyerek 4 seneye yakın bir süre proloterapi polikliniğinde 50.000’i aşkın vaka deneyimi kazandı. Bunlarla da yetinmedi mutfağına ozon , mezoterapi, hacamat,sülük ve iv detoks tedavilerini kattı. Ve tüm bunların üzerine yeni bir maceraya atılması gerektiğine karar vererek Sağlık Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndaki görevlerinden ayrılarak kendi muayenehanesini açtı. Tek bir amacı vardı proloterapi her ağrı hastasının tatması gereken bir tedavi olduğu kadar ağrı ile ilgilenen her hekimin de mutfağına katması gereken bir tedavidir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.