Doktorsitesi.com

Sizde Migren Ağrılarınızdan Kurtulmak İstemez misiniz?

Uzm. Dr. Derya Can
Uzm. Dr. Derya Can
25 Ağustos 2022353 görüntülenme
Randevu Al
Migren tedavisi mümkün mü? Migren tedavisi var mı ? Migren atakları. Kronik Migren. Migren evreleri. Migrene ne iyi gelir? Migren belirtileri.
Sizde Migren Ağrılarınızdan Kurtulmak İstemez misiniz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Migren Nedir? Belirtileri ve Günlük Yaşama Etkileri

Migren, ciddi semptomları olan ve bireyin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren bir baş ağrısı çeşididir. Sadece bir baş ağrısı olmanın ötesinde, bu duruma eşlik eden çeşitli nörolojik semptomlar da görülmektedir. En sık karşılaşılan migren belirtileri arasında mide bulantısı, kusma, konuşma zorluğu, uyuşma veya karıncalanma ile ışığa ve sese karşı aşırı duyarlılık yer almaktadır.

Bu rahatsızlık hemen hemen her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, istatistiksel olarak kadınlarda erkeklere oranla daha sık ortaya çıkmaktadır. Kronik bir seyir izleyen migren, ataklar halinde kendini gösterir. Kişiler bu ağrıyı genellikle zonklayıcı, delici, vuran veya zayıflatıcı olarak tanımlarlar. Ağrı başlangıçta hafif seyretse de tedavi edilmediği takdirde orta veya şiddetli seviyeye ulaşabilir.

Migren Ataklarının Özellikleri ve Ağrı Bölgeleri

Migren ağrısı en sık alın bölgesinde hissedilir. Genellikle başın tek tarafını etkilese de ağrının her iki tarafta olması veya bir taraftan diğerine kayması mümkündür. Tipik bir migren atağı yaklaşık 4 saat sürer; ancak tedaviye yanıt vermeyen vakalarda bu süre 72 saatten bir haftaya kadar uzayabilmektedir.

ÖzellikAçıklama
Ağrı TipiZonklayıcı, delici, nabız gibi atan
SıklıkAtaklar halinde, kronik
Süre4 saat ile 72 saat arası (bazı durumlarda 1 hafta)
Yaygın BölgeAlın, başın tek tarafı veya tamamı

Migrenin Evreleri: Prodromdan Atak Sonrasına

Migren süreci kişiden kişiye değişmekle birlikte belirli evrelerden oluşur. Bazı kişilerde bu basamakların bir kısmı atlanabilir ve doğrudan ağrı aşamasına geçilebilir.

1. Prodrom Evresi

Ağrının başlamasından 1-2 gün önce görülen bu aşamada; yemek yeme isteği, depresyon, düşük enerji, sık esneme, sinirlilik ve boyun tutulması gibi belirtiler yaşanabilir.

2. Aura Evresi

Auralı migren vakalarında görülen bu evre; konuşma zorluğu, yüzde veya ekstremitelerde karıncalanma, ışık çakmaları görme ve geçici görme kaybı gibi durumları içerir.

3. Atak Evresi

Gerçek ağrının yaşandığı, en akut ve şiddetli dönemdir. Bu evrede ışığa/sese hassasiyet, baş dönmesi ve şiddetli zonklama en üst seviyeye çıkar.

4. Postdrom (Atak Sonrası) Evresi

Atak geçtikten sonra kişilerde öforik (aşırı mutlu) hissetme veya tam tersi yorgun ve kayıtsız hissetme gibi duygu değişimleri görülebilir.

Migren Ataklarını Tetikleyen Faktörler

Migren ataklarının ortaya çıkmasında birçok çevresel ve biyolojik faktör rol oynamaktadır. Sıklıkla karşılaşılan migren tetikleyicileri şunlardır:

  • Hormonal Değişiklikler: Menstrüasyon, hamilelik veya menopoz dönemindeki östrojen dalgalanmaları.
  • Çevresel Etkenler: Parlak ışıklar, yüksek sesler, keskin kokular ve hava durumu değişiklikleri.
  • Yaşam Tarzı: Aşırı stres, uyku düzenindeki bozulmalar, öğün atlamak ve yoğun fiziksel aktivite.
  • Beslenme ve Alışkanlıklar: Bazı yiyecekler, alkol kullanımı, sigara ve dehidratasyon (susuz kalma).
  • İlaçlar: Oral kontraseptifler veya nitrogliserin içerikli ilaçlar.

Migren Tedavisi ve Modern Yaklaşımlar

Migren tedavisi planlanırken ilk adım, ağrının altında yatan başka bir ciddi sebep (beyin kanaması, kitle vb.) olup olmadığını belirlemektir. Eğer klinik tablo neticesinde migren tanısı konulmuşsa, hastaya özel tedavi süreci başlatılır.

Proloterapi ile Kalıcı Çözüm

Tedavide en kritik aşama fiziki muayenedir. Migren hastalarında genellikle miyofasial ağrı noktaları ve kaslarda tetik noktalar bulunur. Proloterapi yöntemiyle, bu hasarlı bölgelere düşük dozda şekerli serum enjeksiyonu yapılarak doku onarımı sağlanır.

Bu yöntemin botoks veya medikal ilaç tedavilerinden en büyük farkı, etkisinin geçici olmamasıdır. İlaçların etkisi bittiğinde ağrılar geri dönebilirken, proloterapi sonrası atak sıklığı azalır ve ağrılar tamamen geçebilir. Tedavi; sıcak-soğuk uygulamalar ve özel egzersizlerle desteklendiğinde iyileşme hızı ve kalıcılığı artmaktadır.

PRP ve Prolozon Tedavisi

Kronikleşmiş ve uzun yıllardır devam eden vakalarda tedavi PRP ile desteklenebilir. Ayrıca romatizmal hastalığı olan bireylerde prolozon tedavisi uygulanarak daha kapsamlı bir iyileşme hedeflenir. Eğer ağrı kesicilere bağımlı kalmadan, konforlu bir yaşam sürmek istiyorsanız, modern tedavi yöntemleriyle sağlığınıza kavuşmanız mümkündür.

Etiketler

Migren çeşitleriMigren tedavisiMigren ağrısıMigren tedavisi başarısıAkupunktur ile migren tedavisiMigren cerrahiÇin tıbbında migren ve tedavisiMiğren belirtileri nelerdirKronik migrenKronik migrende beyin ici basinc artisiKronik migren ve gebelikKronik migren neden olurKronik migren nasıl anlaşılırmigrenmigren tedavisi mümkün mümigren ataklarımigrene ne iyi gelirmigren evreleri

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Derya Can

Uzm. Dr. Derya Can

1988 yılında İstanbul’da doğdu, ilk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamladı. 2002-2005 yıllarında İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nde yatılı olarak okudu. Çocukluğundan beri macerayı çok seven Derya sade bir tıp fakültesinin ona yeterli gelmeyeceğini düşünerek askeri bir okul olan GATA Tıp Fakültesi’ni üniversite tercihlerinin ilk sırasına yazdı. 2005 yılında başlayan askeri tababet macerası bol aksiyonlu, tüfekli tabancalı atışlı, biraz da sürünmeli olarak 2011 yılında Tabip Teğmen olmasıyla devam etti. Alacağı eğitimler tabii ki bitmedi ve kıta görevi için bir yıllık askeri eğitimlerini kurslarını tamamlayarak arada da TUS diye bitmeyen sınavlar silsilesine hazırlandı. 1 yılın sonunda hem askeri eğitimleri hem de TUS’u başarıyla geçmesine rağmen mecburi hizmet için Bingöl’ün yolunu tuttu. Tüm Türkiye bizimdir diyerek gittiği Bingöl Garnizonunda askerine, jandarmasına ve polisine hizmet etti. Maceraseverimizin aksiyonları orada da bitmedi Bingöl Garnizonundaki tüm birliklerin tedavilerini üstlenmekle kalmadı ambulans helikopterle hasta-yaralı taşıma görevlerini de layıkıyla yerine getirdi. Kendisine bir şapka hiç yeterli olmadı çünkü. 2012 yılında kazandığı TUS’un asistanlık eğitimini almak için 2014 yılında tekrar GATA’ya döndü ve acil uzmanlığı eğitimine başladı. Durağanlık ona göre değildi çünkü. 2016 yılında asistanlığı devam ederken Sağlık Bakanlığı’na bağlı askeri hekim statüsüne geçerek asistanlığına devam etti. 2019 yılında acil uzmanlığını alarak Çubuk Halil Şıvgın Devlet Hastanesi’ne atandı. Bu hastanede güzel ve sıcak bir hastane ortamının nasıl olabileceğini personelin değerinin olduğunu öğrendi. Öğrenmenin yaşı ya da sonu yoktu sonuçta. Bu hastanenin acilinde kurduğu triyaj sisteminden sonra acil servis de kendisine yetmemeye ve dar gelmeye başladı. Daha başka neler yapabilirim diye düşünürken GETAT yöntemleri ve ağrı tedavisiyle karşılaştı. Bir yerden başlamak lazım diyerek proloterapi kursuna katıldı ve katıldığı günden sonra da bir daha proloterapi dünyasından çıkamadı. Bu nasıl bir tedavidir ağrıyı nasıl dindirir hastaları nasıl iyileştirir derken kendisini tekrar Gülhane’de ama bu sefer proloterapi bölümünde buldu. Bu iş iğneyi yap geç işi değil derinine inip öğrenmem gerek diyerek 4 seneye yakın bir süre proloterapi polikliniğinde 50.000’i aşkın vaka deneyimi kazandı. Bunlarla da yetinmedi mutfağına ozon , mezoterapi, hacamat,sülük ve iv detoks tedavilerini kattı. Ve tüm bunların üzerine yeni bir maceraya atılması gerektiğine karar vererek Sağlık Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndaki görevlerinden ayrılarak kendi muayenehanesini açtı. Tek bir amacı vardı proloterapi her ağrı hastasının tatması gereken bir tedavi olduğu kadar ağrı ile ilgilenen her hekimin de mutfağına katması gereken bir tedavidir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.