Doktorsitesi.com

Alerjik hastalığı olanlar evde bitki yetiştirebilirler mi?

Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen
Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen
25 Ocak 2019350 görüntülenme
Randevu Al
Alerjik hastalığı olanlar evde bitki yetiştirebilirler mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ev İçi Süs Bitkilerinin Alerjik Etkileri ve Tarihsel Süreç

Özellikle son 20 yılda ev ve iş yerlerinde süs bitkilerinin kullanımı belirgin şekilde artış göstermiştir. Bu durum, modern yaşamda çoğu insanın kapalı alanlarda sürekli olarak bitki maruziyetine kalmasına neden olmaktadır. Literatürde ev içi bitkilere karşı gelişen alerjik duyarlılık, ilk kez 1985 yılında Benjamin bitkisi (Ficus benjamina) ile tanımlanmıştır.

Süs Bitkilerinde Alerjenlerin Yayılım Mekanizması

Süs bitkilerindeki alerjenler temel olarak bitkinin özünde bulunmaktadır. Bu alerjen maddeler, su aracılığıyla yapraklara, oradan da yaprakların üzerinde biriken toz parçacıklarına geçer. Tozlarla birleşen alerjenler havaya karıştıklarında, solunum yolu ile vücuda alınarak alerjik reaksiyonları tetikleyebilir.

Alerjik Bireyler İçin Süs Bitkilerinin Önemi ve Risk Faktörleri

Araştırmalar, alerjik hastalığı olmayan bireylerde ev içi bitki maruziyeti sonrası yapılan deri testlerinde alerjiye rastlanmadığını göstermektedir. Ancak alerjik nezlesi (alerjik rinit) olan hastaların yaklaşık %80’inde, ev içi bitkilere karşı duyarlılık geliştiği saptanmıştır. Özellikle Türkiye'de yaygın olan bitkiler, bu risk grubundaki bireyler için kritik önem taşır.

En Fazla Alerjik Duyarlanmaya Neden Olan Bitkiler

Alerjik rinit veya astım tanısı alan hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda, belirli bitkilerin duyarlılık riskini artırdığı gözlemlenmiştir. Özellikle atopi (ailede doktor tanılı alerjik hastalık öyküsü) ve besin alerjisi olan bireylerde risk daha yüksektir.

Duyarlılık riski yüksek olan başlıca bitkiler şunlardır:

  • Yuka bitkisi (Yucca elephantipes)
  • Benjamin bitkisi (Ficus benjamina)
  • Difenbahya (Dieffenbachia picta)
  • Atatürk çiçeği (Euphorbia pulcherrima)
  • Sarmaşık (Ivy)
  • Palmiye ağacı (Palm tree)
  • Turnagagası / Itır (Geranium / Pelargonium)
  • Afrika menekşesi (Saintpaulia ionantha)
  • Kroton

Alerjik Hastalar İçin Uygun ve Hava Temizleyici Bitkiler

Alerjik hassasiyeti olan bireyler ev içinde bitki yetiştirmek istediklerinde, oda havasındaki kimyasalları temizleme özelliğine sahip türleri tercih etmelidir. Aşağıdaki tablo, hava kalitesini artıran ve tercih edilebilecek bitkileri içermektedir:

Bitki AdıTemizlediği Kimyasallar ve Özellikleri
Marginata (Dracaena marginata)Formaldehit ve benzen gibi kimyasalları temizler.
Yelken Çiçeği (Spathiphyllum)Benzen, formaldehit ve trikloretileni temizler.
Çin Herdemyeşili (Aglaonema)Doğal bir hava temizleyicidir.
Kardeş Kanı (Dracaena fragrans)Marginata ile benzer temizleme özelliklerine sahiptir.
Paşa Kılıcı (Sansevieria trifasciata)Karbon monoksit, formaldehit, benzen ve ksilen gibi pek çok maddeyi temizler. Gece oksijen ürettiği için yatak odası için idealdir.

Özetle; alerjik duyarlılığı olan kişilerin evlerinde Benjamin, yuka ve difenbahya gibi türleri bulundurması zamanla bu bitkilere karşı alerji gelişmesine yol açabilir. Bunun yerine, hava temizleyici özelliği kanıtlanmış türlerin tercih edilmesi sağlık açısından daha güvenli bir yaklaşımdır.

Etiketler

Alerji nedirBitkiAllerjik yapıAlerjik yapıAlerji hastalığıAllerji nedirAlerjiAllerjiallerji hastalığıalerji ve sosyal yaşamallerji ve sosyal yaşamallerji hastalarıalerji hastalarıbitki kullanımı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen

Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen

Doç. Dr. Şule Çağlayan SÖZMEN, 1980 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1998 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2004 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. 2005 - 2010 yılları arasında yine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanlık eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.