Doktorsitesi.com

Alerji nedir? Görülme sıklığı ve sebepleri nelerdir?

Prof. Dr. Reha Cengizlier
Prof. Dr. Reha Cengizlier
14 Nisan 2015293 görüntülenme
Randevu Al
  • Alerji, genetik yatkınlığı olan bireylerde yabancı maddelere karşı vücudun gösterdiği aşırı tepki olup etkilenen organa göre astım, nezle veya egzama gibi farklı hastalıklara yol açar.
  • Hava yoluyla bulaşan polenler ve ev tozu akarları en yaygın alerjenler arasındayken, bebeklerde görülen besin alerjilerinde anne sütünün kesilmemesi ve annenin diyetinin düzenlenmesi kritiktir.
  • Alerji yönetiminde en temel yöntem alerjenlerden korunmaktır; bu kapsamda ev düzeninde toz tutmayan eşyalar seçilmeli, sigara dumanından uzak durulmalı ve katkı maddeli gıdalar tüketilmemelidir.
Alerji nedir? Görülme sıklığı ve sebepleri nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Alerji Nedir ve Vücudumuz Dış Dünyaya Nasıl Tepki Verir?

İnsan, çevresiyle bir bütün içerisinde yaşar ve günlük hayatında farkında olmasa da pek çok canlı ve cansız varlıkla temas halindedir. Nefes alırken ciğerlerimize çektiğimiz hava; toz zerrecikleri, bitkisel veya hayvansal parçacıklar, egzoz gazları ve yakıt artıkları gibi mikroskobik partiküller içerir. Vücudumuz, bu yabancı maddelerden korunmak için sürekli bir mücadele içerisindedir.

Solunum yolundaki koruyucu mekanizmalar, havayı süzerek ısıtır, nemlendirir ve akciğerlere uygun hale getirir. Burun içindeki kıllar ve salgı bezlerinin ürettiği şeffaf, sümüksü salgı, yabancı maddeleri tutarak mide asidiyle yok edilmesini sağlar. Akciğerlere ulaşmayı başaran maddeler ise buradaki savaşçı hücreler tarafından etkisiz hale getirilir. Bu süreç bazen doğal bir boğaz temizleme refleksi veya hafif öksürüklerle gerçekleşir.

Alerjen Nedir? Alerjik Hastalık Türleri

Bazı yabancı maddeler, yapısal özellikleri nedeniyle koruyucu hücreleri daha fazla uyararak aşırı reaksiyonlara yol açar. Bu parçacıklara alerjen adı verilir. Alerji, bu yabancı maddelere karşı vücudun gösterdiği aşırı tepkidir. Bu durum genetik yatkınlığı olan kişilerde hastalık boyutuna ulaşabilir.

Alerjenlerin etkilediği organa göre hastalıklar farklı isimler alır:

  • Solunum yolu: Astım (alerjik bronşit)
  • Burun: Alerjik nezle
  • Göz: Alerjik göz nezlesi (bahar nezlesi)
  • Deri: Egzama, ürtiker (kurdeşen)
  • Bağırsak sistemi: Besin alerjisi
  • Tüm vücut: Anafilaksi (ani ve şiddetli reaksiyon)

Hava Yoluyla Bulaşan Alerjenler ve Özellikleri

En yaygın alerjenler hava yoluyla vücuda girenlerdir. Bunlar arasında polenler, küf mantarları, hayvan tüy/deri döküntüleri ve ev tozu akarları (mite) bulunur. Bir maddenin alerji oluşturabilmesi için genellikle 5-60 mikron boyutunda ve protein yapısında olması gerekir. Bu kadar küçük parçacıklar havada kolayca uçabilir ve rüzgarla 100 km uzağa kadar taşınabilir.

Bitkilerin alerjik özellikleri polen yapılarına bağlıdır. Çiçekli bitkilerin polenleri ağır ve yapışkan olduğu için genellikle böceklerle taşınır ve sadece yakından koklandığında alerji yapar. Ancak ot, ağaç ve tarla bitkilerinin polenleri havaya savrularak geniş alanlara yayılabilir. Benzer şekilde, evcil hayvanların salya ve deri döküntüleri de hava yoluyla akciğerlere ve gözlere ulaşarak reaksiyon başlatabilir.

Besin Alerjileri ve Anne Sütünün Kritik Rolü

Besin alerjilerinde, tüketilen gıdanın protein yapısı vücut tarafından yabancı ve zararlı olarak algılanır. Bebeklerde en sık görülen tür inek sütü alerjisidir. Bu durum bağırsaklarda kanama, ciltte döküntü veya solunum sorunlarına yol açabilir.

Burada unutulmaması gereken en önemli kural şudur: Anne sütü asla alerji yapmaz. Alerji nedeniyle anne sütü kesilmemeli; aksine annenin diyeti düzenlenerek emzirmeye devam edilmelidir. Besin alerjilerinin büyük bir kısmı zamanla tolerans gelişerek düzelme eğilimindedir.

Alerjinin Nedenleri: Genetik ve Çevresel Faktörler

Alerjik hastalıkların oluşumunda ilk sırada kalıtsal özellikler gelir. Anne veya babasında alerji olan çocuklar daha yüksek risk altındadır. Ancak tek etken genetik değildir; yoğun miktarda alerjene sık maruz kalmak da hastalığı tetikler.

Alerjiyi tetikleyen diğer önemli faktörler:

  • Sigara Dumanı: Pasif içicilik, çocukları ömür boyu sürecek hastalıklara iter.
  • Hava Kirliliği: Yaşanılan bölgedeki kirlilik oranı riski artırır.
  • Antibiyotik Kullanımı: Gereksiz antibiyotikler savunma sistemini zayıflatabilir.
  • Enfeksiyonlar: Vücut direncini düşürerek alerji gelişimine katkıda bulunabilir.

Alerjiden Korunma Yolları ve Ev Düzeni

Alerji tedavisinde en temel yaklaşım alerjenlerden korunmaktır. Özellikle günün büyük kısmının geçtiği yatak odalarında şu önlemler alınmalıdır:

AlanUygulanacak Önlem
Yatak/YastıkYün, kuştüyü yerine sentetik, pamuk veya silikon ürünler tercih edilmelidir.
ZeminHalı yerine tahta, marley veya muşamba kullanılmalıdır.
TemizlikOdalar haftada 1-2 kez nemli bezle silinmeli, temizlik sırasında hasta odada olmamalıdır.
EşyalarToz tutan fazla eşyalar kaldırılmalı, kitaplar ve giysiler kapalı dolaplarda tutulmalıdır.
HavaPolen mevsiminde pencereler kapalı tutulmalı, içeride sigara içilmesine asla izin verilmemelidir.

Alerjik Hastalar İçin Beslenme ve Yaşam Kuralları

Alerjik bireylerin yaşam kalitesini artırmak için dikkat etmesi gereken hususlar şunlardır:

  1. Gıda Kısıtlamaları: Boyalı şekerler, katkı maddeli meşrubatlar, hazır meyve suları, ketçap, mayonez ve şarküteri ürünlerinden (salam, sosis vb.) uzak durulmalıdır.
  2. Serbest Gıdalar: Taze et, sebze, meyve, ev yapımı yoğurt, ayran ve yağlı tohum içermeyen ev yapımı hamur işleri güvenle tüketilebilir.
  3. Ev Ortamı: Evde evcil hayvan ve canlı çiçek bulundurulmamalı; parfüm, kolonya ve oda spreyi kullanımından kaçınılmalıdır.
  4. Tıbbi Takip: Muayene ve aşı günlerine titizlikle uyulmalı, doktor onayı olmadan rastgele ilaç kullanılmamalıdır.

Önemli Not: Besin yasakları genellikle ömür boyu sürmez; hastalığın seyrine göre doktor kontrolünde zamanla esnetilebilir. Başarılı bir tedavi süreci için sabır, titizlik ve güçlü bir hasta-hekim ilişkisi şarttır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Reha Cengizlier

Prof. Dr. Reha Cengizlier

Prof. Dr. Reha CENGİZLİER, 2 Temmuz 1959 tarihinde Adana'da doğmuştur. 1977-1983 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1986-1990 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimini tamamlayarak uzman doktor unvanı almıştır. 1990-1993 yılları arasında ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Pediatrik Allerji yan dal ihtisasını tamamlamıştır.1997 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Doçençti, 2006 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Profesörü olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.