Doktorsitesi.com

Aklımı kaybeder miyim?: Panik Bozukluk Nedir, Tedavi Edilebilir mi?

Doç. Dr. Bilge Burçak Annagür
Doç. Dr. Bilge Burçak Annagür
14 Eylül 2017384 görüntülenme
Randevu Al
Aklımı kaybeder miyim?: Panik Bozukluk Nedir, Tedavi Edilebilir mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak Nedir?

Panik atak, aniden ortaya çıkan, tekrarlayan ve bireyi yoğun bir dehşet içinde bırakan şiddetli korku nöbetleridir. Hiçbir belirgin neden yokken aniden başlayan bu süreç, hem fiziksel hem de psikolojik belirtilerle kendini gösterir. Genellikle 30 dakika içerisinde kendisini sınırlayan bu nöbetler, kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Atak sırasında ortaya çıkan belirtiler oldukça çeşitlidir ve genellikle şiddeti hızla artar. Bu süreçte en sık karşılaşılan fiziksel ve psikolojik semptomlar şunlardır:

  • Göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi,
  • Kalp çarpıntısı ve nefes alamama,
  • Terleme, titreme, üşüme ya da ürperme,
  • Bulantı, karın ağrısı ve baş dönmesi,
  • Dengesizlik, düşecekmiş veya bayılacakmış gibi olma,
  • Uyuşma veya karıncalanma hissi.

Atak Sırasında Yaşanan Korkular ve Yanılgılar

Panik atak geçiren bireyler, o an yaşadıkları yoğun fiziksel duyumlar nedeniyle kalp krizi veya felç geçirdiklerini düşünerek yoğun bir ölüm korkusu yaşarlar. Bazı durumlarda ise başta tuhaflık, sersemlik, kendisini veya çevresini değişik hissetme gibi algısal farklılıklar oluşabilir. Bu durum, kişinin kontrolünü kaybedeceği veya çıldıracağı düşüncesine kapılmasına neden olur.

Genellikle hastalar büyük bir endişeyle acil servislere başvururlar. Ancak yapılan EKG, kan tahlili, Beyin MR ve diğer tıbbi incelemelerde herhangi bir fiziksel bulguya rastlanmaz. Uzmanlar bu durumu genellikle stres kaynaklı olarak tanımlamaktadır.

Beklenti Anksiyetesi ve Kaçınma Davranışları

Panik atak yaşayan kişiler, nöbetin ne zaman tekrarlayacağına dair sürekli bir kaygı duyarlar. Bu durum literatürde beklenti anksiyetesi olarak adlandırılır. Ataklardan korunmak amacıyla bireyler kendilerince şu önlemleri almaya başlarlar:

Kaçınma DavranışlarıAlınan Güvenlik Önlemleri
İşe gitmemekYanında sürekli ilaç bulundurmak
Spor yapmaktan kaçınmakSu veya alkol taşıma ihtiyacı
Belirli yiyecekleri tüketmemekYalnız kalmaktan kaçınmak

Agorafobi ve Sosyal Etkiler

Hastaların yarısından fazlasında, panik atağa ek olarak agorafobi gelişebilmektedir. Bu durum, kişinin yardım alamayacağını düşündüğü alanlarda bulunmaktan korkmasıdır. Agorafobisi olan bireyler; yalnız başına evde kalamama, sokağa çıkamama, otobüs veya tramvay gibi toplu taşıma araçlarını kullanamama, alışveriş merkezleri gibi kalabalık yerlere gidememe gibi kısıtlamalar yaşarlar.

Panik Bozukluk Tedavi Yöntemleri

Panik bozukluk, psikiyatrik rahatsızlıklar arasında tedaviye en hızlı ve en iyi yanıt veren gruptur. Günümüzde etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki temel tedavi yöntemi bulunmaktadır:

  1. İlaç Tedavisi: Belirtilerin kontrol altına alınmasında önemli bir rol oynar.
  2. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Ataklara neden olan düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeyi hedefler.

Bilimsel veriler, her iki tedavi yönteminin birlikte uygulandığı hastalarda en başarılı sonuçların alındığını göstermektedir.

Etiketler

Panik bozukluk nedirPanik bozukluk neden olurPanik bozukluk tedavisiPanik bozukluk teşhisi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Bilge Burçak Annagür

Doç. Dr. Bilge Burçak Annagür

Doç. Dr. Bilge BURÇAK ANNAGÜR, 1978 yılında Kırşehir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Adana'da bulunan Enver Kurttepeli Sağlık Ocağı'nda 2 yıl Pratisyen Hekim unvanı ile çalışan Doç. Dr. Bilge BURÇAK ANNAGÜR, ihtisasını ise 2008 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Erişkin Psikiyatri Ana Bilim Dalı'nda tamamlamıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.