Akciğer kanserinin cerrahi tedavisi

Akciğer kanserinin cerrahi tedavisi

Cerrahi tedavi, erken evre akciğer kanserinde, tamamen iyileşme şansını veren yegane  tedavi seçeneğidir.

Akciğer kanseri tanısı konulduktan sonra, evreleme yapılarak kanserin erken dönemde mi veya ne derecede ilerlemiş olduğu saptanır. Evreleme, hangi tedavi yönteminin uygulanacağı ve sağ kalım tahmininde yol göstericidir. Tümörün çıkarılıp, çıkarılamayacağı,  yani cerrahi tedavi, evreye göre belirlenir. Evre I ve II tümörlerde doğrudan cerrahi tedavi uygulanır.

Tümörün cerrahi olarak çıkarılabileceğine karar verildikten sonra, hastanın planlanan ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağına ilişkin testler yapılır. Çünkü cerrahi tedavi ciddi sonuçları olabilen kompleks bir operasyondur.

Sadece yaş ameliyata engel bir durum değildir. Hastanın ameliyata engel olabilecek çok ciddi bir hastalığı olmamalıdır.Akciğer rezervi (Solunum kapasitesi)  ve Kalp rezervi yeterli olmalı, cerrahinin yararları risklerden daha ağır basmalıdır.

Akciğer fonsiyon testleri, tümör ile birlikte çıkarılacak akciğer dokusundan sonra kalan akciğerin yeterli olup olmayacağını  ve ameliyat sonrası komplikasyon olasılıklarını belirlemeye yardımcı olur.  Hasta, sınırda veya yetersiz bir solunum kapasitesine sahip görünüyorsa, hemen cerrahiden dışlanmaz, ilave olarak Kantitatif Perfüzyon sintigrafisi ve Egzersiz testleri yaptırılarak hastanın cerrahi şansı zorlanır.

Uzak metastaz yapmamış her Küçük Hücreli dışı Akciğer Kanseri olgusuna ameliyat için potansiyel aday olarak yaklaşılmalıdır. Akciğer kanserlerinin %30 kadarı  akciğere sınırlıdır. Evre I ve II kanserlerde genellikle esas tedavi olarak akciğer rezeksiyonu uygulanmaktadır. Akciğer rezeksiyonu; tümör içeren akciğer dokusunun, ideal olarak bir lobunun ameliyatla çıkarılması anlamına gelir.

Evre IIIA veya IIIB’de tedavi birincil olarak rezeksiyon değildir. Özellikle Evre IIIA’da, seçilmiş hastalarda, tümörü ve evresini küçültmek amacı ile neoadjuvan tedavi tercih edilir. Ameliyat öncesi genellikle kısa bir kemoterapi tedavisi verilir. Bu tedaviden sonra hasta yeniden değerlendirilir. Evrede küçülme saptandı ise hasta ameliyata alınır. Böylece daha önceden ameliyat şansı olmayan hastaya kür dediğimiz iyileşme şansı verilir.

Evre (IV)  kanserler, uzak metastaz yani sıçrama yapmış kanserler olup, genellikle cerrahi tedavi dışı kalırlar. Ancak çok nadir koşullarda, bazı grup hastalar,  ameliyat  için değerlendirilirler. Beyinde ve bazen böbrek üstü bezinde tek metastazı olan hastalarda hem akciğer tümörü, hem beyin veya böbrek üstü bezi metastazları ameliyat edilebilir.

Bu makale 9 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Prof. Dr. Gökhan Yuncu

Prof.Dr.Gökhan Yuncu, 1962 yılında İzmir’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini (İzmir Atatürk Lisesi) İzmir’de tamamladı. 1985 yılında Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesinden (İlk 3 yıl Hacettepe Üniversitesi) mezun oldu. 1985-1987 yılları arasında, Ordu-Fatsa Duayeri Sağlık Ocağı’nda mecburi hizmetini yaptı. 1991 yılında İzmir (Suat Seren) Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ihtisasımı tamamlayıp,  aynı hastanede 1 yıllık mecburi hizmet görevini yerine getirdikten sonra uzman olarak çalışmaya devam etti. 1998 ile 2004 yılları arasında, Şef Yardımcısı ve Şef Vekili olarak çalıştı. 2005 yılında, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD’da Yard.Doçent Doktor kadrosunda çalışmaya başladı. 2007 yılında Doçent ünvanını aldı. Ocak 2013 de profesörlüğe atandı. 2008 yılından beri Göğüs Cerrahisi AD başk ...

Etiketler
Akciğer kanseri tedavisi
Prof. Dr. Gökhan Yuncu
Prof. Dr. Gökhan Yuncu
İzmir - Göğüs Cerrahisi
Facebook Twitter Instagram Youtube