Doktorsitesi.com

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Op. Dr. Şamil Günay
Op. Dr. Şamil Günay
13 Kasım 2020682 görüntülenme
Randevu Al
  • Akciğer kanseri, temel olarak sigara kullanımı ve çevresel faktörlere bağlı olarak gelişen, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla karakterize ciddi bir hastalıktır.
  • Hastalığın teşhisinde görüntüleme ve girişimsel yöntemler kullanılırken; tedavi süreci kanserin türüne ve evresine göre cerrahi, kemoterapi veya radyoterapi ile yönetilir.
  • Vakaların %90'ından fazlasına neden olan tütün ürünlerinden uzak durmak ve riskli gruplarda düzenli tarama yaptırmak, hastalıktan korunma ve erken teşhis için kritiktir.
AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Akciğer Kanseri Nedir?

Akciğer kanseri, akciğer dokusundaki anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla karakterize edilen ciddi bir hastalıktır. Genellikle yaşlanma ve sigara kullanımı gibi çevresel faktörlere bağlı olarak gelişen bu hastalık, ilerleyen aşamalarda metastaz yaparak akciğer dışındaki organlara yayılabilmektedir.

Dünya genelinde tütün kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte en sık görülen kanser türü haline gelen akciğer kanseri, 2012 verilerine göre 2 milyon yeni vakaya ulaşmıştır. Türkiye özelindeki veriler incelendiğinde ise her 100 bin erkekten 75'inde, her 100 bin kadından ise 10'unda akciğer kanseri tespit edilmektedir.

Akciğer Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Akciğerler, dış ortam havasıyla doğrudan temas halinde olan organlar olduğu için solunan havadaki her türlü madde sağlığı doğrudan etkileyebilir. Hastalığın gelişimindeki en temel risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara ve Tütün Ürünleri: Akciğer kanseri vakalarının %90’ından fazlasının ana nedenidir. Günlük içilen miktar, kullanım süresi, başlama yaşı ve dumanın derin çekilmesi riski doğrudan artırır. Özellikle günde 7'den fazla sigara içenlerde kanser riski 40 kat artmaktadır.
  • Genetik Faktörler: Ailede akciğer kanseri öyküsünün bulunması.
  • Çevresel ve Mesleki Maruziyet: Yüksek düzeyde hava kirliliği, asbest, radon gazı ve uranyum maruziyeti.
  • Tıbbi Geçmiş: Akciğerlere radyasyon tedavisi uygulanmış olması veya akciğerde hastalık sonrası kalan yara izleri (skar).
  • Su Kalitesi: İçilen suyun yüksek oranda arsenik içermesi.

Akciğer Kanseri Belirtileri

Hastalığın erken teşhisi için belirtilerin takibi hayati önem taşır. En sık karşılaşılan akciğer kanseri belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Geçmeyen öksürük ve hışıltılı solunum,
  • Göğüs, omuz ve sırt bölgesinde ağrı,
  • Balgam miktarında/renginde değişim veya kanlı balgam,
  • Nefes darlığı ve ses kısıklığı,
  • Yutma bozukluğu ve iştah kaybı,
  • Boyun ve yüzde şişlik, göz kapağında düşme,
  • Açıklanamayan kilo kaybı ve kaşeksi (kas erimesi),
  • Sürekli yorgunluk hali.

Akciğer Kanseri Türleri ve Tanı Yöntemleri

Akciğer kanserleri, büyüme hızları ve tedaviye verdikleri yanıtlar bakımından iki ana gruba ayrılır: Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) ve Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK). Tanı sürecinde uzmanlar tarafından aşağıdaki tetkikler uygulanır:

  1. Görüntüleme Yöntemleri: Akciğer grafisi, Bilgisayarlı Tomografi (BT), MRG ve PET/BT.
  2. Girişimsel Yöntemler: Bronkoskopi, Mediastinoskopi ve Mediastinotomi (lenf düğümü yayılımını kontrol etmek için).
  3. Fizik Muayene: Genel sağlık durumunun değerlendirilmesi.

Akciğer Kanseri Evreleri

Hastalığın yayılım düzeyini belirlemek için kullanılan evreleme sistemi şu şekildedir:

EvreYayılım Durumu
Evre 1Tümör sadece akciğerin küçük bir bölümündedir; lenf bezlerine yayılmamıştır.
Evre 2Hastalık en yakın lenf bezlerine yayılmış veya boyut olarak büyümüştür.
Evre 3Tümör uzak lenf bezlerine, akciğer zarına, göğüs kafesine veya diyaframa yayılmıştır.
Evre 4Tümör vücuttaki uzak organlara metastaz yapmıştır.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Akciğer kanseri tedavisinde yöntemler; hastalığın türüne ve evresine göre belirlenir. Tedavi planında cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi tek başına veya kombine şekilde uygulanabilir.

Cerrahi Müdahale (Ameliyat)

Özellikle evre 1, 2 ve 3'teki hastalar için en etkin yöntemdir. Ameliyatla akciğerin bir bölümü, bir lobu veya tamamı çıkarılabilir. Uygulanan üç temel teknik bulunmaktadır: Açık cerrahi, kapalı cerrahi ve robot cerrahisi.

Radyoterapi ve Kemoterapi

Radyoterapi, yüksek enerjili X ışınları ile kanserli hücreleri yok etmeyi ve tümörü küçültmeyi hedefler. Kemoterapi ise normal hücrelere zarar vermeden tümör hücrelerinin çoğalmasını durdurmayı amaçlayan ilaçlı tedavi yöntemidir.

Tarama ve Korunma Yolları

Akciğer kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Korunmak için en kritik adım sigarayı bırakmak ve tütün ürünlerinden uzak durmaktır. Ayrıca asbest ve radon gibi zararlı gazlara karşı maske kullanımı gibi önlemler alınmalı, zorunlu olmadıkça radyasyon içeren tetkiklerden kaçınılmalıdır.

Tarama Yöntemleri:

  • 50 yaş altı bireylerde genellikle akciğer grafisi tercih edilir.
  • 55-74 yaş arası, ağır sigara öyküsü olan (30 paket/yıl) kişilerde bilgisayarlı tomografi önerilmektedir. Araştırmalar, BT ile yapılan taramaların ölüm olasılığını %20 oranında azalttığını göstermektedir.

Etiketler

Akciğer kanseri nedeniAkciğer kanseri oluşumuAkciğer kanseri tedavisiAkciğer kanseri türleriAkciğer kanseri cerrahisiAkciğer kanseri gelişimiAkciğer kanseri risk faktörleriAkciğer kanseri genetik midirAkciğer kanseri tanısıAkciğer kanseri evreleriAkciğer kanseri teşhisiAkciğer kanseri cerrahi tedavisiAkciğer kanseri tedaviye yardımcı yöntemlerAkciğer kanseri yayılmasıAkciğer kanseri tedavi riskleriAkciğer kanseri ameliyatsız tedaviAkciğer kanseri tehlikesiAkciğer kanseri yaşı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Şamil Günay

Op. Dr. Şamil Günay

Op. Dr. Şamil Günay, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1993 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2003 - 2009 yılları arasında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Göğüs Cerrahisi uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.