Akalazya Hastalığı

Normal şartlarda insanda yemek borusu ile mide arasında tam bir kapakcık olmamakla birlikte bu bölgedeki birçok mekanizmanın birlikte çalışması sonrası sanki bir fonksiyonel tek yönlü kapakçık gibi çalışır. Bu kapakçık özellikle midenin kasılmaları sırasında kasılarak kapanır ve midenin asit içeriğinin yemek borusuna kaçmasını engeller. Bu kapakçık bir nevi bisiklet pompaları gibi çalışır. Yemek borusu tarafında bir içerik varsa bunun mideye geçişini engellemezken, mide tarafından yemek borusu tarafına geçişi olabildiğince azaltmaktadır. Akalazya hastalarında yemek borusunun alt ucunda yer alan bu kapakçık sisteminde bulunan dairesel kasın sürekli kasılarak bu kapağın sürekli kapalı kalması sonucunda yemek borusundan mideye geçişleri de engellenmektedir. Hastalığın oluşmasına kapakçık sistemini uyaran ve denetleyen sinir ağındaki hücrelerin ölmesinin sebep olduğu gösterilmiştir. Fakat bu hücrelerin neden öldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Bir çok enfeksiyon hastalığının, şeker hastalığının ve oto immün hastalıkların bu duruma neden olabileceği ileri sürülmüştür. Akalazya hastalığının son yıllarda daha net bir şekilde anlaşıldı ki tek tip değil. Bunun sebepleride akalazyada alt özefagus kaslarının gevşeyememesi yanında normalde yemek borusunda yutma işlemi sonrasında yiyeçekleri agızdan mideye götüren yemek borusunda koordineli çalışan bir kas sistemi mevcuttur. Akalazya hastalarınd a aynı zamanda belirli oranlarda bo koordineli kasların çalışmasında da sorunlar oluşmaktadır. Bu kasların hiç çalışmaması, çok çalışması ve diskordine çalışmasına görede hastalığın tipleri ortaya çıkmakta.
Hastalık her yaşta kendini gösterebileceği gibi daha çok 20-30 yaşlarında başlayan ve yavaş bir ilerleyiş gösteren seyre sahiptir. Normal bir insanda yutulan bir besin yaklaşık 7-10 saniyede mideye ulaşabilmektedir. Akalazya hastalarında bu süre hastalığın şiddetine bağlı olarak çok uzamaktadır, bazen günler almaktadır. Bu hastalar yedikleri besinin midelerine gitmediğini ve buğazında biriktiğini veya göğüslerinde biriktiğini tarif ederler. Hastalığın ilerlemiş dönemlerinde hem katı, hem de sıvı gıdalara yutma güçlüğü gelişir. Çoğu hasta yediklerini tekrar kusarak rahatladığını söyler. Hastalar hastalığın şiddeti ile doğru orantına beslenme sorunu yaşarlar ve kilo kaybederler. Hastalık ilerledikçe yemek borusu genişler ve normal yapısını kaybeder mega özefagus oluşur.
Hastalık çok nadir görülür(milyonda 4) teşhis koymak için akalazyanın akılda tutulması gerekir. Bu hastalara çoğunlukla yanlış teşhis konulur ve psikiyatrik tedaviler verilir ve tanıda geç kalınır. Yutma güçlüklerinde akalazya hastalığının da akılda tutulması gerekir.
Devamını oku: https://www.fahriyetisir.com/akalazya/

