Vücudumuzu oluşturan yaklaşık 10 trilyon hücre de hayatın akışını takip ederek sürekli bir devinim halinde gençlik, olgunluk ve yaşlılık evrelerini geçirdikten sonra yerlerini yenilerine bırakırlar. Bu devinim süreci içersinde hücreler belirli sayıda bölünerek çoğalır (mitoz), diğer bir deyişle kopyalarını yaparak süreci devam ettirirler (replikasyon). Bu bölünme sırasında hücre yenilenmesini sağlayan şifreyi taşıyan DNA zinciri dışarıdan bir etken (kanserojen etken) tarafından bozulursa hücre normal dışı bir büyüme gösterir. Mutasyon adı verilen bu değişim sonucunda kanserli hücre oluşmuş olur. Vücudumuzun savunma sistemi bu kanserli hücreleri tespit ederek imha eder. Ancak bu her zaman mümkün olamamaktadır. Özellikle immün sistemin zayıfladığı dönemlerde veya yoğun şekilde kanserojen etkenlere maruz kaldığımız süreçlerde kanserli hücrelerdeki artış engelenemez. Kanserli hücrede bölünme sayısındaki sınırlandırma ortadan kalktığı için normalin üzerinde bölünme ile çoğalarak tümör adı verilen kitleyi oluşturular.

*Ağız ve dil kanseri nedir?

Ağız içinde hücre yenilenme süreci (turn-over) çok hızlıdır ve ağız ve dili döşeyen mukoza adlı tabaka mutasyona yatkın bir bölgeyi oluşturur. Sindirim sisteminin başlangıcını oluşturan bu bölgede oluşan kanserlere “ağız ve dil” kanserleri denir.

*Görülme oranı ile ilgili istatistikler ne söylemektedir?

Ülkemizdeki kanser verileri ile ilgili olarak Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu istatistiklerine göre ağız kanseri, görülme sıklığı açısından 8. sırada yer almaktadır. Ölümhızı (mortalite) açısından değerlendirildiğinde ağız kanseri erkeklerde 0,27 bayanlarda 0,17 oranlarını vermektedir. Bu oran trakea-bronş-akciğer kanserinde erkeklerde 48,52 ve bayanlarda 7,67; mide kanserinde erkeklerde 10,56, bayanlarda 5,10 oranlarındadır. Özetle ağız kanseri görülme sıklığı ve mortalite oranları diğer kanser tiplerine göre düşük kalmaktadır. Buna karşın ağız kanserlerinin hızlı ilerleme göstermesi konuyu önemli hale getirmektedir. Surveillance Epidemiology and End Results Program (SEER) raporlarına göre ABD'de yılda 30bin cıvarında ağız kanseri vakası görülmektedir.

*Belirtileri nelerdir?

• İyileşmeyen veya kolayca kanayan, ağzınızda küçük beyaz veya kırmızı hassas noktalar.

• Ağzınızda kalın beyaz leke veya sert nokta.

• Ağzınızda herhangi bir yerde kitle.

• Ağzınızda veya dudağınızda herhangi bir yerde ağrı veya uyuşma (hiçbir şey hissetmiyor gibi)

Çiğneme, yutkunma veya dilinizi ya da çenenizi

• Isırdığınız zaman dişlerinizin kapanmasında değişiklik.

• Sesinizde değişiklik.

• Kulağınızda ağrı. Geçmeyen boğaz ağrısı.

*Hangi nedenler ağız ve dil kanseri oluşumunu arttırır?

İnsanların hemen fark edememesinden dolayı ağız kanseri çok tehlikeli bir kanser türüdür. Sigara ve puro içenlerin, tütün çiğneyenlerin veya çok içki içenlerin ağız kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. Tedavi edilebilir ama erken teşhis edilmelidir.

*Kimler daha büyük risk altındadır?

Sigara ve tütün kullananlar, aşırı alkol tüketenler risk altındadırlar.

*Nasıl teşhis edilir?

Hastaların ağız yaraları veya ağrılı durumlar ile ilgili şikayetleri ile hekime başvurmaları veya rutin diş hekimi muayenesi sırasında saptanan şüpheli bölgelerden toulidin blue veya metilen mavisi içeren likit preparatlar ile gargara yaptırılarak boyama metodu ile ön tanı konarak veya flourusans metodu ile çalışan ışık kaynakları ile ön tanıda bulunduktan sonra kesin teşhis için iğne biyopsisi yapılır.

*Tedavisi var mıdır?

Tedavi, tümörün yerine, büyüklüğüne ve türüne, ayrıca hastalığın hangi aşamada olduğuna bağlıdır. Doktor ayrıca yaşınızı ve genel sağlık durumunuzu dikkate alır. Tedavi, ameliyat, radyasyon tedavisi veya çoğu durumda her ikisini de içerir. Bazı hastalara kemoterapi uygulanır. Kemoterapi, antikanser ilaçlar ile tedavi demektir.

*Erken teşhis yaşam kurtarır mı?

Ağız dokularının hızlı devinim özelliğinden ötürü bu bölgede hızlı ilerleyen kanser türleri saptanabilir. Bu sebeple erken teşhis önem kazanmaktadır.

*Tedavide geç kalınması durumunda en kötü senaryolar neler olabilir?

Tedavide geç kalınması durumunda dil, alt veya üst çenelerin tüm olarak çıkartılması gibi hastanın yaşam kalitesini oldukça düşüren durumlar ya da metastaz ile kanserin vücudun diğer bölgelerine yayılması olasıdır.

*Bu hastalığa hangi uzmanlık dalı tarafından teshis konulmalı ve tedaviyi hangi alandaki uzmanlar gerçekleştirmelidir?

Teşhis aşamasında diş hekimleri, kulak-burun-boğaz uzmanları veya plastik cerrahlar tanı koyabilirler. Tedavisinde KBB uzmanları veya plastik cerrahlar onkologlar ile işbirliği içinde hareket ederler.

*Ülkemizde diş hekimleri bu hastalığa yeterince tanıyıp teşhis ve tedavide yeterli midir?

Ağız kanserleri konusunda diş hekimlerinin eğitim ve mezuniyet sonrası eğitim süreçlerinde gelişmelerden haberdar edilmesi yararlı olacaktır. Özellikle düşük maliyetli boyama metodları ile ön teşhis konulması uygulamasının yaygınlaştırılması hem ekonomik hem de erken teşhis olanağını arttırdığından rutine girmesi gereken bir uygulama olarak görmekteyim.

Doç.Dr.Tosun Tosun

serbest diş hekimi, implantoloji/prostodonti/laser/periodontoloji

Professore Associato/Master 2 livello in Dental Laser, Di.S.T.Bi.M.O. Universita' di Genova, Italia

Instructor/Curriculum Implantology, German Association of Dental Implantology & Turkish Academy of Esthetic Dentistry

Dr.Med.Dent/Oral Implantoloji, Istanbul Üniversitesi, Türkiye

Mastership/Dental Lasers, AALZ, Universitaet Aachen, Deutschland

Standard Proficiency/Academy of Laser Dentistry, USA

Advanced Proficiency/Botulinum Toxin, DBK Training Institute, Reading, UK


İstanbul Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!