Doktorsitesi.com

Adet gecikmesi bir hastalığın belirtisi olabilir... POLİKİSTİK OVER SENDROMU

Op. Dr. Özlem Gültekin
Op. Dr. Özlem Gültekin
24 Temmuz 20171216 görüntülenme
Randevu Al
Adet gecikmesi bir hastalığın belirtisi olabilir... POLİKİSTİK OVER SENDROMU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir?

Polikistik Over Sendromu (PKOS); santral sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar ve böbreküstü bezleri arasındaki etkileşimin bozulmasıyla ortaya çıkan, üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen endokrin bozukluktur. Kronik bir seyir izleyen bu hastalık, kadınların yaşam kalitesini ciddi oranda olumsuz etkileyebilmektedir. Hastalığı tetikleyen ana unsurlar henüz tam olarak saptanamasa da PKOS, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimi sonucunda gelişen bir tablo olarak değerlendirilir.

Polikistik Over Sendromunun En Önemli Belirtileri

Tipik polikistik over yapısı, uzun süreli yumurtlama bozukluğu (anovülasyon) sonucunda meydana gelir. Ultrasonografi muayenesinde overlerde "inci tanesi" gibi dizilmiş folikül kistlerinin görülmesi tipik bir bulgudur. Ancak, sadece ultrason görüntüsü tanı koymak için yeterli değildir; çünkü sağlıklı kadınların %25'inde ve doğum kontrol hapı kullananların %14'ünde de benzer görüntülere rastlanabilir.

Uzun süre yumurtlamanın gerçekleşmemesi, vücutta şu kritik tablolara yol açabilir:

  • Kısırlık (İnfertilite)
  • Adet düzensizliği (35 günden uzun aralıklar veya yılda 10'dan az adet görme)
  • Tüylenme artışı (hirsutizm), saç dökülmesi ve akne (sivilce)
  • Rahim kanseri ve muhtemel meme kanseri riskinde artış
  • Kalp ve damar hastalıkları riski
  • İnsülin direnci kaynaklı şeker hastalığı (diyabet) riski

PKOS’un Kökeni ve Obezite İlişkisi

Polikistik Over Sendromu'nun temellerinin aslında anne karnında atıldığı düşünülmektedir. Bu durum "tutumlu genler hipotezi" ile açıklanır. Anne karnında gelişim geriliği yaşayan ve enerji kısıtlılığına maruz kalan bebekler, doğum sonrasında besine ulaştıklarında vücutları enerjiyi biriktirme eğilimi gösterir. Bu "tutumlu kullanım" alışkanlığı, ilerleyen dönemlerde obezite riskini artırır. Bu nedenle PKOS tedavisinde kilo kontrolü birinci basamak olarak kabul edilir.

Polikistik Over Sendromu ve Yaşam Tarzı

PKOS tanısı alan kadınlar için dengeli beslenme bir tercih değil, yaşam tarzı olmalıdır. Kilo artışı, semptomların şiddetini artırırken uzun vadeli sağlık risklerini de tetikler. Kan şekerini dengelemek ve açlık krizlerini önlemek için sık aralıklarla beslenme düzeni benimsenmelidir.

Beslenme ÖnerileriKaçınılması Gerekenler
Yüksek lifli gıdalarDoymuş yağlar
Düşük glisemik indeksli besinlerİşlenmiş şekerli gıdalar
Sık ve az porsiyonlu öğünlerUzun süreli açlıklar

Polikistik Over Sendromunda Tedavinin Amaçları

Her kadında belirtilerin şiddeti farklılık gösterdiği için tedavi planı kişiye özel olarak belirlenir. Tedavi sürecinde hedeflenen temel noktalar şunlardır:

  1. Dolaşımdaki androjen (erkeklik hormonu) seviyesini azaltmak.
  2. Gebelik istemi olan hastalarda üremeye yönelik destek sağlamak.
  3. Endometrium (rahim iç tabakası) sağlığını korumak.
  4. İdeal vücut ağırlığının korunmasını sağlamak.
  5. İnsülin direnci kaynaklı oluşabilecek sistemik hastalıkları önlemek.

Polikistik Over Sendromu, neden olduğu şikayetler ve ileride yol açabileceği ciddi sağlık problemleri nedeniyle düzenli doktor kontrolü gerektiren bir hastalıktır.

Etiketler

Polikistikover sendromuPolikistik over ağrılarıPolikistik over kanserPolikistik over hastalarıPolikistik over geçer miİzmirAlsancak

Yazar Hakkında

Op. Dr. Özlem Gültekin

Op. Dr. Özlem Gültekin

Op.Dr Özlem Gültekin, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1994 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise,yine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.