Doktorsitesi.com

A comparative analysis of leukocyte and leukocyte subtype counts among isolated systolic hypertensive, systo-diastolic hypertensive, and non-hypertensive patients

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak
Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak
21 Ocak 2023110 görüntülenme
Randevu Al
Background: Isolated systolic hypertension (ISHT) is a subtype of hypertension (HT) that often exhibits wide pulse pressure, and pulse pressure has a strong predictive value for future adverse cardiovascular events. Previous studies have shown the effects of leukocyte count on the prognosis of ischaemic heart disease and HT.
A comparative analysis of leukocyte and leukocyte subtype counts among isolated systolic hypertensive, systo-diastolic hypertensive, and non-hypertensive patients
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İzole Sistolik Hipertansiyon ve Lökosit Sayısı İlişkisi

İzole sistolik hipertansiyon (ISHT), genellikle geniş nabız basıncı ile karakterize edilen ve gelecekteki olumsuz kardiyovasküler olaylar için güçlü bir öngörücü değere sahip olan önemli bir hipertansiyon alt tipidir. Literatürdeki mevcut çalışmalar, lökosit sayısının iskemik kalp hastalığı ve hipertansiyon prognozu üzerindeki kritik etkilerini daha önce ortaya koymuştur. Bu bilimsel veriler ışığında gerçekleştirilen kesitsel çalışma, hipertansiyonu olan ve olmayan gruplarda lökosit sayıları ile alt tipleri arasındaki ilişkiyi detaylı bir şekilde analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Araştırma Yöntemi ve Hasta Grupları

Çalışma popülasyonu, bir hastanenin polikliniğine başvuran ardışık 960 hastadan oluşturulmuştur. Katılımcıların ambulatuvar kan basıncı değerleri titizlikle değerlendirildikten sonra, hastalar klinik özelliklerine göre şu üç ana gruba ayrılmıştır:

  • İzole Sistolik Hipertansiyon (ISHT): 98 hasta
  • Sisto-Diyastolik Hipertansiyon (SDHT): 405 hasta
  • Hipertansiyonu Olmayanlar (Non-HT): 457 hasta

Klinik Bulgular ve İstatistiksel Analiz Sonuçları

Yapılan analizler sonucunda, ISHT grubundaki bireylerin yaş ortalamasının (64 ± 10), SDHT (53 ± 12) ve Non-HT (52 ± 13) gruplarına göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (p < 0.001). Çalışmanın temelini oluşturan lökosit, nötrofil ve nötrofil/lenfosit (N/L) oranları tüm gruplar arasında istatistiksel olarak belirgin farklılıklar göstermiştir.

Gruplar Arası Karşılaştırmalı Veri Tablosu

ParametreISHT vs. Non-HTSDHT vs. Non-HTISHT vs. SDHT (p Değeri)
Lökosit SayısıDaha YüksekDaha Yüksekp = 0.023
Nötrofil SayısıDaha YüksekDaha Yüksekp = 0.007
N/L OranıDaha YüksekDaha Yüksekp = 0.010

Alt grup analizlerinde; lökosit sayısı, nötrofil sayısı ve N/L oranının hem ISHT hem de SDHT gruplarında, hipertansiyonu olmayan gruba göre çok daha yüksek olduğu görülmüştür (tümü için p < 0.001). Ayrıca bu değerlerin ISHT grubunda, SDHT grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu kaydedilmiştir.

Sonuç: Bağımsız Risk Faktörü Olarak Nötrofil Sayısı

Çalışma kapsamında uygulanan çok değişkenli lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre, nötrofil sayısı (p = 0.012; OR = 1.229, %95 GA 1.046-1.444) izole sistolik hipertansiyon için bağımsız bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır.

Özetle, lökosit ve nötrofil sayıları ile N/L oranları ISHT grubunda diğer gruplara oranla en yüksek seviyelerdedir. Elde edilen veriler, yüksek nötrofil sayısının izole sistolik hipertansiyonun güçlü bir bağımsız öngörücüsü olduğunu bilimsel olarak kanıtlamaktadır.

Etiketler

isolated systolic hypertensiveleukocytesysto-diastolic hypertensive

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak

Prof. Dr. Hüseyin Altuğ Çakmak

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.