Doktorsitesi.com

50 yaşından sonra değil, yaşam boyu kalsiyum !

Uzm. Dyt. Sinem Nergizoğlu
Uzm. Dyt. Sinem Nergizoğlu
12 Aralık 20124971 görüntülenme
Randevu Al
  • Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalmasıyla karakterize bir hastalıktır ve özellikle 50 yaş üstü kadınlarda yüksek risk oluşturarak Türkiye'de yaklaşık 8 milyon kişiyi etkilemektedir.
  • Kemik sağlığını korumak için günlük kalsiyum ihtiyacının süt ve süt ürünleri gibi gıdalarla sadece yaşlılıkta değil, yaşam boyu düzenli olarak karşılanması kritik önem taşır.
  • Kalsiyumun vücutta etkili bir şekilde emilebilmesi için yeterli D vitamini seviyesine sahip olmak ve doğrudan güneş ışığından faydalanmak gerekmektedir.
50 yaşından sonra değil, yaşam boyu kalsiyum !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemik yapısında meydana gelen bozulma ve zayıflama ile karakterize bir sağlık sorunudur. Bu durum, kemiklerin yoğunluğunu kaybetmesine ve dolayısıyla kemik kırılganlığında artış yaşanmasına neden olur. İnsan vücudundaki kemik miktarı 30 yaşına kadar artış gösterirken, bu yaştan itibaren doğal bir azalma sürecine girmektedir.

Osteoporoz Risk Grupları ve İstatistikler

Dünya genelinde ve ülkemizde oldukça yaygın görülen bu hastalık, belirli yaş gruplarını ve cinsiyetleri daha fazla etkilemektedir. 50 yaş üzerindeki her 3 kadından birinde ve her 8 erkekten birinde osteoporoz görülmektedir. Özellikle menopoz sonrası dönemdeki kadınlar, kemik erimesi açısından en yüksek risk grubunda yer almaktadır. Güncel verilere göre Türkiye'de toplam 8 milyon osteoporoz hastası bulunmaktadır.

Kemik Sağlığının Temel Taşı: Kalsiyum

Kemiklerin güçlü ve dayanıklı olması söz konusu olduğunda akla gelen ilk ve en önemli mineral kalsiyumdur. Vücudun yapısal bütünlüğünü korumak için her bireyin yaşına uygun miktarda kalsiyum alması kritik önem taşır.

Hedef KitleGünlük Kalsiyum İhtiyacı
Yetişkin BireylerYaklaşık 1000 mg
ÇocuklarYaklaşık 1200 mg

Günlük Kalsiyum İhtiyacı Nasıl Karşılanır?

Günlük kalsiyum gereksinimini karşılamak, dengeli bir beslenme planı ile oldukça kolaydır. Aşağıdaki gıdaların düzenli tüketimi, vücudun ihtiyaç duyduğu mineral seviyesine ulaşmasına yardımcı olur:

  • 1 bardak süt
  • 1 kâse yoğurt
  • 1 kibrit kutusu peynir
  • Yeşil yapraklı sebzeler

Osteoporozdan Korunmak İçin Erken Yatırımın Önemi

Genel kanının aksine, kalsiyum alımını sadece riskin arttığı 50 yaşından sonra artırmak yeterli bir korunma yöntemi değildir. Kemiklere yapılan yatırım ne kadar erken başlarsa, hastalığın görülme riski o kadar azalmaktadır. Bu nedenle kalsiyum, sadece yaşlılık döneminde değil, yaşam boyu her gün beslenme düzeninde yer almalıdır.

Kalsiyum Emilimi ve D Vitamininin Rolü

Kalsiyumun sadece vücuda alınması yeterli değildir; bu mineralin emilmesi ve biyoyararlanımının artması da bir o kadar önemlidir. D vitamini, kalsiyum emilimini doğrudan etkileyen en temel faktörlerden biridir. Eğer vücuttaki D vitamini düzeyi düşükse, alınan kalsiyumun emilimi azalır.

Kalsiyumdan maksimum fayda sağlamak için şu hususlara dikkat edilmelidir:

  1. Güneş Işığından Faydalanın: Cam arkasından değil, doğrudan güneş ışığı alacak şekilde günde yarım saat dışarı çıkın.
  2. Süt ve Süt Ürünleri Tüketin: Günlük beslenmenizde süt ve ürünlerini yeterli miktarda bulundurmaya özen gösterin.
  3. D Vitamini Seviyenizi Koruyun: Kalsiyumun vücut için yararlı hale gelmesi için D vitamini desteğini ihmal etmeyin.

Etiketler

Kemik erimesi neden oluşurOsteoporoz ne demektirKemik erimesi nasıl engellenirKalsiyum eksikliğinin zararlarıOsteoporozun tedavisi nasıldırÇok sık kemik kırılmasının nedenleriKalsiyumun vücuda faydaları nelerdirKemikler nasıl güçlendirilirKemikleri güçlendirmek için nasıl beslenmeli

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Sinem Nergizoğlu

Uzm. Dyt. Sinem Nergizoğlu

17.08. 1983 Ankara doğumlu Sinem Nergizoğlu 2001 yılında Etimesgut Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü kazanmıştır. 
2005 yılında aynı üniversiteden mezun olarak Ankara’da çeşitli kurumlarda yönetici kurum diyetisyeni olarak çalışmıştır. 
Bitirme tezini ‘Huzurevlerinde beslenme’ konusunda hazırladı. 

2007 yılında Mustafa Kemal Üniversitesi’ne kadrolu diyetisyen olarak atanmıştır ve halen görevine devam etmektedir.. 
2011 yılında Mustafa kemal Üniversitesi Gıda Mühendisliği’nde beslenme üzerine yüksek lisansa başlamış ve eğitimine devam etmektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.