Doktorsitesi.com

40 Yaş Sonrası Adet Düzensizlikleri!

Prof. Dr. Kemal Özerkan
Prof. Dr. Kemal Özerkan
29 Nisan 2016310 görüntülenme
Randevu Al
  • Rahim kanseri için yaygın bir tarama testi bulunmadığından, menopoz sonrası kanamalar ve ultrasonda saptanan rahim duvarı kalınlaşması teşhis için en kritik belirtilerdir.
  • Rahim içindeki polipler genellikle iyi huylu olsa da düşük oranda kanser riski taşıyabildikleri için düzensiz kanama durumunda cerrahi olarak çıkarılmaları önerilir.
  • Atipili hiperplazi tanısı alan hastaların rahimleri alındığında yüksek oranda kanser saptandığından, bu durum genellikle cerrahi müdahale gerektiren ciddi bir öncü bulgudur.
40 Yaş Sonrası Adet Düzensizlikleri!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rahim Kanseri Önceden Tespit Edilebilir mi?

Rahim ağzı kanserinde kullanılan smear testi gibi yaygın bir tarama yöntemi, maalesef rahim kanseri (endometrium kanseri) için mevcut değildir. Bu durum, düzenli jinekolojik kontrollerin ve vücudun verdiği sinyallerin doğru yorumlanmasının önemini artırmaktadır. Rahim kanseri tanısı, genellikle belirti gösteren hastalarda yapılan ileri tetkikler sonucunda konulmaktadır.

Rahim Kanseri Tanı Yöntemleri ve Belirtiler

Rahim kanseri teşhisi, öncelikle menopoz sonrası kanama şikayeti olan hastalarda uygulanan küretaj (endometrial biyopsi) yöntemi ile konulur. Herhangi bir şikayeti olmayan hastalarda ise tanı koymak ancak düzenli kontroller sırasında yapılan ultrasonografi incelemesiyle mümkündür. Ultrasonografide rahim dokusunda (endometrium) saptanan şüpheli kalınlık artışı, biyopsi yapılmasını gerektiren en önemli bulgudur.

Özellikle ilerleyen yaşlarda ve menopoz öncesi dönemde görülen şu durumlar dikkatle takip edilmelidir:

  • Yoğun veya düzensiz adet kanamaları
  • Menopoz sonrası meydana gelen her türlü kanama
  • Ultrasonografide izlenen rahim içi doku düzensizlikleri

Rahim İçi Patolojiler: Polipler ve Hiperplaziler

Yumurtalıklarında kist veya rahimlerinde myom bulunmayan, ancak düzensiz kanama şikayeti olan hastalarda yapılan örneklemelerde genellikle iki temel durumla karşılaşılır: Polipler ve Hiperplaziler.

1. Rahim Polipleri

Rahim içindeki dokudan kaynaklanan ve "et beni" benzeri yapılar olan polipler, genellikle hayati tehlike arz etmezler. Ancak, kanamalar yoluyla yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilirler.

  • Tedavi: Şikayetlerin devam etmesi durumunda histeroskopi yöntemi (optik aletle rahim içinin görüntülenmesi) kullanılarak vajinal yoldan çıkarılırlar.
  • Risk Faktörü: Poliplerin zemininde %1-3 oranında kanser hücresi bulunma ihtimali göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle geçmeyen kanamalarda cerrahi müdahale önerilir.

2. Endometrial Hiperplazi

Hiperplazi, rahim içindeki endometrium dokusunun normalden fazla olgunlaşarak büyümesidir. Bu durum aşırı östrojen maruziyetine veya kalıtsal genetik bozukluklara bağlı gelişebilir. Hiperplaziler, hücre yapısındaki bozulmaya göre sınıflandırılır:

Hiperplazi TürüTedavi Yaklaşımı
Atipisiz HiperplaziYüksek doz progesteron hormonu tedavisi (3 ay) ve kontrol küretajı.
Atipili Hiperplazi (EIN)Çocuk isteği yoksa cerrahi yöntemle rahimin alınması önerilir.

Önemli Not: Atipili hiperplazi tanısı konulan hastaların rahimleri alındığında, nihai patoloji raporlarında %35-42 oranında rahim kanseri saptanmaktadır.

Yoğun Kanamaların Diğer Sebebi: Myomlar

Rahim içindeki doku anormalliklerinin yanı sıra, kadınlarda yoğun adet kanamalarına yol açan bir diğer önemli faktör de myomlardır. Myomlar, rahimin kas tabakasından köken alan iyi huylu yumrulardır ve klinik tabloda sıklıkla aşırı kanama şikayetiyle kendilerini gösterirler.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kemal Özerkan

Prof. Dr. Kemal Özerkan

Prof. Dr. Kemal Özerkan, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini  başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.