Bel ağrısının en sık ve en önemli nedenlerinde biri olan bel fıtığı, omurlar arasındaki disk dediğimiz yapının, zorlanma, ağır kaldırma gibi aktiviteler sonrasında etrafındaki liflerin yırtılarak sinir kanalına doğru çıkıntı yapmasıdır. Belirtileri genellikle bel ve bacak ağrısıdır. Bu ağrı hareketle, ağrı kaldırmakla, öksürük ve hapşırıkla artar , bacağa doğru yayılım gösterir. Sinir kökü hasarına bağlı olarak ayakta uyuşma , karıncalanma ve güç kaybı gelişebilir.

Peki, bel ağrımız var ve bacağımıza vuruyor, ne yapmalıyız?
Bel ağrısı yakınmanız varsa ilk yapmanız gereken bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanına muayene olmaktır. İyi bir muayene sonucunda bel fıtığından şüphelenilirse ve gereklilik varsa röntgen ve MR ile teşhis kesinleştirilmelidir. Bel fıtığının teşhisinde MR bize fotoğrafik olarak fıtığın olup olmadığını; eğer varsa hangi derecede olduğunu gösterir.

Sadece MR yeterli midir? MR ‘ a bakılarak karar verilebilr mi?
Maalesef son yıllarda gittikçe artan oranda şu sözleri hastalarımızdan duymaktayız: ‘Doktora gittim, MR' a baktı, fıtığın patlamış, acil ameliyat olman gerekir. dedi ‘ Tam ve düzgün bir fizik muayene yapmadan, EMG bulgularını görmeden, sadece MR ile ameliyat kararı vermek doğru bir yaklaşım değildir.
Sonuçları 2006 yılında yayınlanan, dünya çapında yapılan bir araştırma göstermiş ki; bel fıtığından dolayı ameliyat olan hastalar ile ameliyat olmayan hastalar, 4 yıl boyunca takip edilmişler ve 4 yıl sonunda aralarında herhangi anlamlı bir fark bulunmamıştır.

Bel fıtığında doğru yaklaşım nedir?
Bel fıtığı MR ile teşhis edilmiş bir hastada ilk yapılması gereken bel fıtığına bağlı sinir kökü hasarının olup olmadığını anlamak için detaylı bir fizik muayene ve EMG çekimidir. Fizik muayenede, fıtığa bağlı olarak sinir kökü hasar görmüşse hastanın ayağındaki olası his kusuru ve veya güç kaybı tespit edilir. Ardından EMG yani elektromiyografi ile sinir kökünde hasarın varlığı ölçülür. Gerçekten bir sinir hasarı varsa EMG ile bunun derecesi ve süresi belirlenir, dolayısıyla hastalığın gidişatı hakkında çok güvenilir bilgiler elde edilmiş olur. EMG sayesinde ameliyat gerekip gerekmediği konusunda da fikir sahibi oluruz. Ayrıca EMG ile hangi kasların en çok etkilendiği tespit edilerek fizik tedavide o kaslara yönelik tedaviler belirlenir.
MR ile teşhis ettik, muayene ve EMG ile sinir kökü hasarını belirledik, peki tedavide?
MR da fıtığı olan ancak muayene ve EMG de sinir kökü hasarı görünmeyen bir hastanın tedavisi göreceli olarak daha kolaydır. Bu tür fıtıklar, istirahat, ilaç ve kısa süreli fizik tedavi ile ( ortalama 10 seans ) hızlı bir şekilde iyileşirler.
Fizik muayene ve EMG ile sinir kökü hasarı belirtileri görünen hastalarda ise yaklaşım çok daha titiz, dikkatli olmalı ve genellikle daha uzun sürelidir.
Öncelikle acil ameliyat gereken durumlar ( kırmızı bayraklar ) var mıdır? Bunlar bakılır. Acil ameliyat gereken durumların başında etkilenen ayakta tam düşme ve omurilik lezyonu belirtilerinin olması gelir. Bu belirtilerde bazıları, bacaklarda kısmi felç, idrar ve büyük abdest çıkaramamadır.
Acil ameliyat gereken bir durum yoksa ilk yapılması gereken sinir kökü hasarı ve fıtığa bağlı ağrının giderilmesidir. Bunun için, ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlarla beraber sinir kökündeki ödemi ve iltihabı giderici ilaç tedavisi uygulanır.

Bu dönemde sinir köküne yönelik yapılacak en etkili tedavilerin başında epidural sinir blokajı gelir. Belin en alt kısmından uzun spinal iğne ile ve ultrason eşliğinde yapılan bu tedavi sonrasında bel fıtığından kaynaklanan ağrı büyük oranda kaybolur. Ağrının kaybolması tam olarak iyileşme sağlandığı anlamına gelmez. Bu yüzden mutlaka, istirahat ve bel korsesi kullanılmalıdır. Bel fıtığından dolayı istirahat hastanın durumuna göre 2 gün ile 2 hafta arasında değişir. Korse ise en fazla 2 hafta kullanılmalıdır. Daha uzun süre korse kullanmak kasları zayıflatacağından daha kötü sonuçlar doğurabilir.

İlaç, korse, sinir bloğu ve istirahat ile ağrıyı giderdik, tedavi bitti mi?
Hayır! Akut dönem , bahsettiğimiz tedavilerle geçirildikten sonra bel fıtığına yönelik esas tedavi başlar. Fiziksel tedaviler ve rehabilitasyon. Fiziksel tedavilerden elektrik, ağrının azaltılmasında; yüzeyel ve derin ısıtıcılar ile lazer, dokuların esnekliğininin tekrar kazanılmasında; traksiyon ise fıtığın geri itilmesinde etkildir. Tedavi edici egzersizler adının verdiğimiz özel egzersizler, Fizik Tedavi Uzmanı tarafından her hastaya özel olarak belirlenir. Bu egzersizler, bel çevresi kasları ve bağların yeniden şekillenmesini sağlayarak fıtığın tekrar çıkmasını önleyici etkiye sahiptir.

Özetle;
Bel ağrısı ve bel fıtıklarına bütünleyici bir şekilde yaklaşılırsa başarı oranı % 90 ve üzerindedir. Bunda da en büyük görev kas iskelet sistemine hakim, teşhis ve tedavide potansiyeli en yüksek olan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlarına düşmektedir.


İstanbul Bel Ağrısı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!