Bir mucizeye tanıklık etmek, en kısa tanım bu olsa gerek. Nasıl mı? Bilinciniz tamamen yerinde, omuzlarınızdan aşağıya örtüler altındasınız, önünüzde bir perde, bedeninizin alt yarısı uyuşmuş, ameliyat sırasında acı veya ağrı dışında her şeyin farkındasınız. Ameliyathanedeki herkes yanınızda ve size destek oluyor, size her detay hakkında bilgi veriliyor, hatta koşullar uygunsa baba da doğuma alınabiliyor. Bu vaziyette bebeğinizin doğumunu hissetmek ve bir taraftan ameliyatınız devam ederken onun kokusunu anında duymak işin mucize boyutu. Daha sonra doktorunuz ameliyatı sürdürürken bir yandan sohbet edebiliyorsunuz.

Epidural anestezi gerçekten de doğru olarak uygulandığında sezaryen ile doğumda da oldukça uygun bir yöntemdir. Uygulanış şekli açısından normal doğumdakinden hiçbir farkı yoktur. Fark yalnızca verilen ilacın dozundadır. Ameliyat ağrısının duyulmaması için normal ağrısız doğumda kullanılandan daha fazla ilaç vermek gerekir. Verilen ilaç da tamamen ayni yani sadece lokal anesteziktir. Epidural anestezi uygulandıktan sonra sinirlerin ilaç tarafından bloke edilip iyice uyuşması için bir süre beklemek gerekir. Bu süre 15 dakika kadardır. Bu süre sonunda ameliyat hemen başlamaz, önce size küçük bir uyarı verilip ağrı duyup duymadığınız sorulur, anestezinin tamamen yerleştiğinden emin olduktan sonra ameliyata başlanır. Ameliyatın başlaması ile bebeğin rahim dışına alınması arasında geçen süre 5 dakika civarındadır. Bu süre operasyonun en heyecanlı bölümüdür, bebeğin doğumu ile birlikte heyecan mutluluğa dönüşür, ameliyat salonunda bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Doktoru ilk kontrollerini yaptıktan sonra anne bebeğini ilk kez öpüp, koklama olanağını bulur. Bundan sonra yaklaşık yarım saatlik bir bekleme süreci yani ameliyatın tamamlanma süreci vardır. Ameliyat tamamlanıp, son cilt dikişleri konduktan sonra son kontroller yapılıp anne bebeğine bilinci tamamen yerinde olarak kavuşacaktır. Ameliyat sonrası normalde ağrılı geçen ilk 48 saatlik süre içerisinde epidural uygulama sırasında yerleştirilmiş olan kateterden (ince bir tüp) bir ağrı pompası yardımı ile epidural yolla sürekli düşük dozda ilaç verilerek bu dönemin tamamen ağrısız geçmesi sağlanır. Şayet ilaç dozu az gelip de ağrı yeniden başlarsa anne cihazın butonuna basarak önceden belirlenmiş olan ek dozu kendisine uygulayabilir. Buna hasta kontrollü analjezi diyoruz. Özetle epidural anestezi ile sezaryen sonrası anne uyumuyor, bebeğinin doğduğunu görebiliyor, doğar-doğmaz bebek anne yanına verilebiliyor, hatta koşullar uygunsa baba da doğuma alınabiliyor. Bu tür durum ve duygular da müsait olduğu için daha tercih edilebilir bir yöntem olarak sunulabiliyor. Böylece aileye yeni bir bireyin katılmasıyla, yeni bir dönem keyifle başlamış oluyor.

“Epiduralli sezaryen” ile bebeğine kavuşan gazeteci-yazar Elif Şafak duygularını şu şekilde ifade etmektedir.

“…düpedüz şahitlik ediyorsunuz bir mucizeye. İnsan denilen mucizenin dehre gelişine. Nasıl mı? Üzerinizde bir perde, bedeninizin yarısı uyuşmuş, kalan yarısı ise alarm halinde. Bilinciniz yerinde, ameliyat esnasında yapılan her şeyi duyumsuyorsunuz, ağrı veya acı hariç. Gözlerinizi çevirdiğiniz noktada lambalar ve doktorların yüzleri. İşte öyle bir anda gördüğünüz insanların güler yüzlü olması, size uzun uzun, ince ince özenle her şeyi anlatmaları, bilgi vermeleri o kadar önemli ki. Bu vaziyette bebeğin doğumuna şahitlik ediyor, ameliyatın hem nesnesi hem de aynı zamanda bir aktörü oluveriyorsunuz. Doktor ameliyatı sürdürürken bir yandan sohbet ediyoruz. Tuhaf bir duygu bu. Kesilip biçilirken felsefeden, edebiyattan, sanattan, tarihten konuşmak. ..eşsiz bir tecrübeymiş bir kadının doğum anına tanıklık edebilmesi. Sessiz bir kamera kesilip her şeyi dakika dakika izleyebilmesi. Derken, adeta kendiliğinden, bir başka boyuttan gelircesine bir ağlama sesi. Perdenin öteki yanından uzatıveriyorlar bebeği. Ve size düşen tek bir şey var öyle bir anda, yapabileceğiniz tek bir şey: Katıla katıla, şükrede şükrede ağlamak.”

Epidural anestezi-analjezi kimlere uygulanabilir:

Genelde genç ve sağlıklı anne adayları içi epidural uygulamalar için kısıtlayıcı bir neden yoktur, yani hemen her anneye epidural anestezi-analjezi uygulanabilir. Ancak nadir de olsa uygulamayı zorlaştıran veya olanaksız kılan bazı nedenler bulunabilir. Bel omurlarında uygulamayı engelleyecek sorunlar, uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon varlığı, kanama pıhtılaşma bozuklukları bunlara örnektir. Yapılan kontrollerde uygulama için herhangi bir engel olmadığına karar verildikten sonra son karar anne adayına aittir. Anne epidural konusunda bilgili, bilinçli, istekli ve psikolojik olarak hazır durumda olmalıdır. Anestezi uzman doktoru annenin her türlü sorusunu cevaplayarak onu en iyi şekilde aydınlatmalıdır. Ancak ısrarcı ikna çabaları olumlu sonuç vermez, anne hiçbir şekilde epidural uygulamayı kabul etmeyebilir. Bu durumda genel anestezi daha iyi bir seçenek olacaktır. Bazen anne epidural ile başlayan operasyonun bir aşamasında ağrı duymasa da rahatsız olabilir, etrafında olanları görmek istemeyebilir, nadiren de anestezi tam tutmayabilir, bu durumda zaten daha öncesinde genel anestezi koşulları hazır olduğundan ameliyatın genel anestezi tamamlanması mümkündür. Ancak bu nadir görülen bir durumdur.

Olası komplikasyonlar

Bel omurları, omurilik bölgesi denilince doğal olarak akla `Sinirler harap olur mu, felç olur muyum?` gibi sorular gelebilir. Uygun koşullarda, konusunda uzman olan hekimler tarafından uygulandığında bu endişelere yer yoktur.

Yapılacak bölgesel uyuşturma uygulamaları esnasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek düzeltilmesi mümkün olan sorunlar şunlardır:

  • Tansiyon ve nabız düşmesi: Gebelik nedeni ile bebeğin ana toplar damara baskısının da katkısıyla en sık görülen yan etki ani tansiyon düşmesidir. Baş dönmesi, göz kararması, kendini fena hissetme gibi belirtilerle fark edilir. Önceden damar yolundan yeterli sıvı (-serum) verilmesi veya bazı damar daraltıcı ilaçlarla kolayca önlenebilir. Ameliyat sırasında veya sonrasında nabız ve tansiyonda düşme olabilir. Her an yanınızda olan anestezi uzmanı doktorunuz gerektiğinde müdahale edecektir. Bu nedenle aşırı stres dışında pek görülmez.
  • Baş ağrısı: Spinal anestezi uygulamaları sonrası ortaya çıkabilir. Epidural anestezinin yan etkisi değildir, genellikle işlem sırasında hareket edildiğinde veya çok deneyimli olmayan ellerde uygulandığında dura zarının kaza ile delinmesi sonucu nadiren görülebilir. Dura zarının delinmesine bağlı dura dışına sıvı kaçmasıyla oluştuğu düşünülür. Hareket edince, ayağa kalkınca çoğalan bazen oldukça şiddetli olabilen karakteri vardır. Bulantı da eşlik edebilir. Çok sıvı ve kafein içeren içecekler alınarak, batın içi basıncı artırıcı uygulamalarla, olabildiğince yatak istirahatı ile ve gerekirse çeşitli ilaçlarla yok edilir.
  • Bel Ağrısı: Bazı doğumlardan sonra epidural yapılsa da yapılmasa da bel ağrısı görülür. Hamileliğe bağlı vücudun ağırlık merkezinin zamanla öne kaymasıyla bel kaslarının bunu karşılamasının, doğum sonrası aniden değişmesine bağlayanlar vardır.
  • Bulantı ve kusma: Ameliyat sırasında veya sonrasında nadiren ortaya çıkabilir. Gerekli müdahale anestezi uzmanı doktorunuz tarafından yapılacaktır.
  • Enfeksiyon: Her enjeksiyonda olduğu gibi bu girişimlerde de da enfeksiyon oluşabilir. Oluşmaması için özen gösterilmektedir.
  • Kullanılan ilaçlara bağlı yan etkiler ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda hafif allerjik reaksiyonlar görülebilir. Bölgesel, geçici kaşıntı kendiliğinden veya basit bir ilaç yardımıyla geçer.
  • Sinirsel komplikasyonlar: Bölgesel anestezi sonrası geçici veya kalıcı sinirsel hasarlar nadiren de olsa ortaya çıkabilir. (10 000-100 000 de birden az)
  • Başarısız blok: Epidural anestezi uygulaması ile ameliyata başlandıktan sonra hastanın ağrı duyması ya da ameliyatın süresinin sinirin uyuşturulması için kullanılan ilacın etki süresinden uzun sürmesine bağlı olarak hastanın ameliyatına devam edilebilmesi için anestezi uzmanı doktorunuz uygun gördüğü ek bir uygulama (sedasyon veya genel anestezi) yapmak zorunda kalabilir.


İstanbul Anestezi ve Reanimasyon uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!