Romatoid artrit, bağışıklık sisteminin eklemleri olumsuz etkilediği,kronik inflamatuar eklem hastalığıdır. Hastalık ilk olarak üst ekstremiteleri etkiler. Kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülür. Her yaşta görülebilir ama genel olarak 25-55 yaşlarında daha fazla görülür. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat nedenleri arasında şunların olduğu düşünülmektedir;genetik,immunolojik bozukluklar,hormonal nedenler,enfeksiyonlar,cinsiyet…

Terleme, ağrı,ateş,iştahsızlık,yorgunluk,anemi,sabah tutukluğu,baş dönmesi gibi sorunlar romatoid artridin bulgularıdır. RA tedavisinde,ilaç,fizik tedavi ve diyet tedavisi önemlidir.

İlaç tedavisi 2 basamakta gerçekleşir. İlk basamak ilaçları steroid olmayan ilaçlardır ve başlangıçta hızlı bir iyileşme sağlarlar. İlk basamak ilaçlarının hastalığın gidişatı üzerinde etkileri yoktur. İkinci basamak ilaçlar ise hastalığı modifiye edici ilaçlardır,hastalığın seyri üzerinde etkileri vardır. Bu grupta; D-penisilamin,sulfasalazin,antimalaryal,altın tuzları,metotreksat gibi ilaçlar yer almaktadır.

DİYET TEDAVİSİ

Romatoid artrit hastalığında bugüne kadar farklı diyet türleri uygulanmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır; Akdeniz diyeti, Vegan diyeti,Elementel diyet,Eskimo diyeti, Eliminasyon diyeti, Balık diyeti,Detoksifikiye edici diyet,Asit azaltıcı diyet.

Eskimo diyeti; diyet ile alınan yağlardan doymuş yağlar azaltılır, eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) yağ asitleri artırılır.

Eliminasyon diyeti; alerjik olan besinler diyetten çıkartılır ve tekrar denenir.

Asit azaltıcı diyet; besinlerin vücutta yakılması sonucu asit oluşur ve artrite neden olur. Asit içeriği yüksek olan et,süt ve ürünleri,yumurta,kurubaklagiller,bazı meyve ve sebzeler diyetten çıkarılır.

Balık diyeti; et grubundan olan balık, daha fazla tüketilir.

Detoksifikiye edici diyet; metabolizma sonucu vücutta biriken toksinler artrite neden olur. Bu yüzden toksinleri vücuttan atan sebze ve meyve tüketimi artırılır.

BU DİYETLER; barsak mikroflorasını düzeltirler,besinlerin toksik etkilerini ve inflamasyonu azaltırlar.

Bu bağlamda şunlara dikkat edilmelidir:

-bu hastalar genelde zayıf olurlar,eğer şişman iseler hastalar zayıflatılmadırlar. Hastanın günlük kalorisi buna göre ayarlanmalıdır.

-salisilatlar idrarla C vitamini ve Folik asit atımını artırırlar,yeterince C vitamini ve folik asit alımı olmalıdır.

-steroidler su ve tuz tutumuna neden olurlar bu yüzden diyetler tuzsuz yada çok az tuzlu olmalıdır,ayırıca aspirin mide mukozasını tahriş eder bunu engellemek için koruyucu olarak IV NO’lu ÜLSER DİYETİ verilmelidir.

-yine steroidlere bağlı diyabet gelişebilir,bunu engellemek için basit şekerler diyetten çıkarılmalıdır veya diyabetik diyet uygulanmalıdır.

-balık yağı PGE2 ,LTB4 yapımını azaltır, LTB5 yapımını artırır. Ayrıca eklem kalınlığını ve eklem ağrılarını azaltır. Bu yüzden balık tüketimi yeterli seviyede olmalıdır. (Haftada en az 2 kere)

-pridoksin,kalsiyum,fosfor ve D vitamini yeterli alınmalıdır.

-RA hastalarda serum bakır seviyelerinde artış görülmüştür. Eklemler de inflamasyonun azalması ile serum bakır düzeyi de azalmıştır.

-kısaca vitamin ve minarelden zengin,bol proteinli,tuz ve şekerden kısıtlı bir diyet uygulanmalıdır.


Van Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!