Rahim ağzı kanserinden korunma ve aşıları
Rahim ağzı kanserinden korunma ve aşıları

Rahim, vajinanın tepesinde , bebeğin yerleştiği ve geliştiği kapalı bir alandır. Sanki ters duran bir kesenin ağızını anımsatan boğaz ile vajinaya bağlanır. İlişkide bırakılan spermler , adet kanı ve doğumda bebeğin rahim ile vagina arasındaki geçişine yarayan bu boğaz benzeri yapıya rahim ağızı denir. Rahim ağızı vajinaya muayene aleti uygulandığında gözle görülebilir.

Rahim ağızı kanserleri uzun yıllar boyunca kadın yolu kanserleri arasında ilk sırada yer almıştır. Ancak tıptaki gelişmeler ve alınan çağdaş tedbirler sayesinde bu gün için gelişmiş ülkelerde kadın yolu kanserleri arasında 3. sıraya gerilemiştir. Tüm bu gelişmelere rağmen günümüzde dünyada her iki dakikada bir kadın rahim ağızı kanserinden ölmektedir.

Kanser bir dokunun normal hücrelerinin kontrolsüz üremesi ve başka organlara sıçrayarak yarattığı tahribat ile kişinin yaşamını tehdit eden bir hastalıktır. Hücrelerin bu tarz davranışının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Kanser çoğunlukla bulunduğu dokudan çıkıp diğer dokulara yayıldığında tespit edilir. Bu aşamada tespit edilen kanserler hemen hemen hiçbir zaman tam olarak iyileştirilemezler. Kişi çoğunlukla kanserin insafına kalmıştır. Başka dokulara yayılmış ve hızlı ilerleyen bir kanser tedaviler ile geriletilebilse de kalıcı bir iyileşme sağlanamaz.

Araştırmacılar kanserin yayılmasından , hatta oluşmasından önceki evrelerde tespitini ve bu aşamada engellemesini hedeflemişlerdir. Bu, çoğu kanserin aksine , kadın yolundaki kanserler için başarısı yüksek bir yaklaşımdır. Düzenli kontroller kadın kanserlerlerinin önemli bir bölümünün daha oluşma aşamasında tespitini sağlayabilmektedir.

Rahim ağızının gerek kolay ulaşılan bir yerde olması, gerek ise rahim ağızı kanserinin oluşma sürecinin uzun sürmesi bu kanser tipi üzerinde çok inceleme yapılabilmesine olanak tanımıştır.

Bu gün için düzenli kontrollerini yaptıran kadınların rahim ağızı kanserinden kaybedilme olasılıkları hemen hemen sıfıra yaklaştırılmıştır.

Rahim ağızı kanserinin erken teşhisinde smear testi en önemli rolü oynar. Smear testi özel bir fırça ile rahim ağızının sürtülerek hücre döküntüleri alınması ve bu hücrelerin incelenmesi yöntemidir.

Son derece ucuz , kolay ve acısız bir yöntemdir. Cinsel ilişkiye başlamış her yaş kadında belli aralıklar ile önerilir. Bu yolla tüm kadınlar taranmış içlerinde riskli hücre gösterenleri seçilmiş ileri incelemeler ile tedavisi sağlanmış olur.

Rahim ağızı kanserlerinin çoğunluğuna human papilloma virusun ( HPV ) bazı tiplerinin sebep olduğu tespit edilmiştir. İlk cinsel ilişkinin erken yaşta olması, kadının kendisinin ve/veya eşinin yaşamı boyunca çok sayıda kişi ile cinsel ilişkide bulunmuş olması rahim ağızı kanserine yakalanma riskini arttıran sebeplerdir. Hastalık bu virus tarafından huzursuz edilen rahim ağızı hücrelerinin uzun yıllar sonunda kanser hücrelerine dönüşmesi ile ortaya çıkar.

HPV oldukça bulaşıcı ve çok yaygın bir virustur. Her 10 kişiden birisinde HPV bulunmaktadır ve her 10 kadından 8 inin 50 yaşına kadar bu mikrop ile en azından tanışacağı tahmin edilmektedir.

Çok sayıda çeşidi olan bu virus rahim ağızı kanserinden hariç siğillere de yol açabilmektedir. Ancak vücut siğili , kadın yolu siğili ve rahim ağızı kanseri yapan tipler ayrı ayrı HPV tipleridir.

HPV kadın yoluna, her türlü temas ile bulaşabilse de, en sık bulaşma yolu cinsel ilişki aracılığıyladır. HPV bulaştığında çoğu zaman belirti vermeyebilir. Bu da virüsün farkına varılmadan başkalarına bulaştırılabileceği anlamına gelmektedir. Bu bulaşmayı engellemek için, tercihan cinsel ilişki çağına gelmemiş genç kızlar ilk hedef olmak üzere, tüm kadınların aşılanması önerilmektedir. Bu aşı sayesinde genç kızlar veya kadınlar bu mikroba karşı savunma geliştirecek ve mikrobun vücutlarına yerleşmesini engelleyebileceklerdir.

Aşı koldan 3 doz halinde yapılmakta olup bu gün için bir çok gelişmiş ülkede sosyal güvenlik kurumlarınca ödenmekte ve zorunlu aşılama programına dahil edilmiştir. Aşı uygulanan kişiler smear takibinden çıkarılmazlar.

Henüz ülkemizdeki sosyal güvenlik kurumlarınca ödenmediği için uygulanmasını isteyen bireyler maliyeti kendielri karşılamak durumundadırlar.

Bu yazı yazarın Ege Life dergisi Ocak 2007 sayısındaki makalesinden derlenmiştir.)


İzmir Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!