• Kişiliği eleştirmemek: Kendine güveni en çok zedeleyenlerin başında kişiliği eleştirmek gelmektedir. Sınır koymak, kuralları öğretmek tabi ki önemlidir. Bu başka bir şeydir. Önemli olan sınırları koyarken de arkadaşça yaklaşmaktır. Etiketlemeler, aşağılamalar kesinlikle yapmamak lazım. Yoksa çocuk kendi kendini de eleştirmeye başlar. Bunun içinde kişiliği değil yapılan davranışı eleştirmek gerekir. Örnek: ‘kaba birisisin’ yerine ‘araya girmelerinden rahatsız oluyorum ve lafımı kesmemeni istiyorum’ gibi. Kucakta durmak isteyen çocuğa ‘bebek gibi davranma’ demek yerine ‘şimdi şunu bitirmem lazım. O yüzden seni daha fazla kucağımda tutamayacağım’. Bu şekilde anne baba kendi ihtiyacını ifade etmiş ve özgüveni zedelemeden kişiliği eleştirmeden sınır koymuş olur.

  • Övmek: Övgü iyi kullanılmalıdır. İyi davranış eşittir iyi insan olmak formülü kullanılmamalıdır. Örneğin, notlarının yüksek olmasından gurur duyuyorum, iyi bir kızsın vb. koşullu sevgidir. ‘Ben yaptıklarımdan ibaretim’ düşüncesine kapılıp kendilerini yetişkin yaşamlarında da en ufak bir başarısızlıkta kötü hissedebilirler. Pozitifleri nasıl farkettiğimiz asıl önemli olandır. Kişiliği değil, davranışı övmek lazım. Davranışa pozitif reaksiyonlar göstererek bu yapılabilir. ‘Kuralları hatırlamandan dolayı çok mutlu oldum’, ‘Bak gördün mü! Tamamen kendi başına üstesinden geldin. Bu senin yeni öğrendiğin bir şeydi’, ‘Bugün çok eğleceli bir gün geçirdik’, ‘Bunu çabuk anlamana sevindim, birçok kişi hemen anlamakta zorlanır’, ‘Bağırmadan yumuşak bir ses tonu kullandığın için teşekkür ederim’. Hep davranışa övgü. Zaten tutumlarla koşulsuz sevgi hissi yaşatılıyordur.

  • Saygılı tutum: Küçük çocukmuş gibi, çok abartılı, küçümseyici, alaycı konuşmamak lazım. ‘Lütfen, üzgünüm, afedersin, teşekkürler’ gibi ifadeler kullanılması aradaki saygıyı artırır. Çocuklar bu konuda çok hassastır. Yüksek beklentiler içine de girmemek lazım. Yeteneklerine uygun beklentileriniz olsun. Bir yandan da anne babalar çocuklarına yetişkinlere gösterdikleri tarzda bir saygı göstermeye önem vermelidirler. Göz hizasında konuşmak faydalıdır. Ne yapılması gerektiğini söylemek (ne yapılmaması gerektiği değil) ve gerekçelerini zaman bulunan her an ifade etmek en iyisidir. Biraz daha yavaş, anlayabileceği tonda konuşmak faydalıdır. Bir değişiklik olacağı zaman bu konuda ön bilgilendirme yapmak ’10 dk. sonra eve gitme vakti gelecek’. Çocuğa saygı gösterildiğinde o da ebeveyne saygı göstermeyi öğrenir. Almadığı şeyi çocukta geri veremez.

Diğerlerine karşı saygılı olması da beklenmelidir. Bazı davranışların kabul edilebilir, bazılarınında kabul edilemez olduğu öğretilmeli. Sosyal kuralları öğretmek sabır ve emek ister. Hemen alışamayacaktır. Anne babaların çocuklarına, küçük kardeşinden vb. modellediği davranışların kurallara uygun olmadığını ve kabullenmeyeceklerini göstermelidir.

· Doğru yanlışa değil güçlü yanlara odaklanmak: Neyin yanlış olduğuna değilde neyin doğru olduğuna her zaman odaklanmak sevgiyide beraberinde getirir. Çocuğun ne kadar çok güçlü yanını görürsek o kadar çok yan ortaya çıkar. İyi yanları her zaman desteklemek gerek. Bu yanları görünce heyecan tepkisiyle sevinmek güzel. Sessiz kalmak da yanlış. Eksiklikler fazlaysa: ‘yakında bunu öğreneceğinden eminim, bunu hatırlamakta zorlanıyorsun ama yakında biliyorum ki haledeceksin’. Beden dilide tutarlı olur. ‘Bu konuda neler yapabiliriz?’. Güven ve umut beslemek. Çocuktaki pozitifleri gören bir filtre ve zihin alışkanlığı geliştirmek lazım.

· Gerçekçi beklentiler: Çoğu zaman ebeveynler çok şeyi az sürede istemek gibi yüksek baskılı beklentiler içine girebiliyorlar. Çocuklarda özellikle küçük olduklarında bu beklentileri pek sorgulamazlar. Kendi yetersizliklerine yormaya başlarlar. Çocuğun düzeyini iyi takip edip kapasitesine uygun beklentiler içine girmek lazım. Özellikle ilk çocukta beklentiler yüksek olur çünkü deneyimsizlik vardır. Aile prestijini, gururunu taşımak zorunda bırakılırlar. O yüzden sonraki çocukların yetiştirilmesi süreci daha keyifli olabilmektedir. Çocuk gelişiminde her dönemde hangi noktaların gelişmesi gerektiğini bilmek faydalı. En önemlisi sevginin oturmasıdır.

· Empatik anlama: Karşıdakinin nadiren anladığını hisseden birisi sevildiğini düşünmez. Ara ara çocuğun dünyasına girip onun biricikliğiyle ilgili anlayışı ona göstermek lazım. Ağladığında ‘bebek olma’ yerine ‘şu anda çıkmak zorunda olmamız senin için çok üzücü galiba‘. Sadece duyulmak insanlığın çektiği en büyük susuzluk. Duyulmanın kendisi bile iyileştirici.

Çocuğa duygularıyla kendi başına başaçıkması gerektiğini hissettirmek, yalnız bırakmak, duygulanımını önemsememek onlara mantıksız, anlamsız davranışlar içinde bulunduğunu söylemek yanlıştır. Duygularına yabancılaşırlar. Ebeveynler çocuğun kendisine benzemesini isterler. Bir duygu bastırılırsa aslında canlı canlı gömülür ve orada kalır. Böyle olursa kişi ileride kendine yabancılaşır. Psikosomatik semptomlar, kıskançlık ve istemeyen davranışlar ortaya çıkabilir.

Burada üzerinde durulması gereken nokta duyguların varolduğudur. Nasıl ki güneşle yağmur varsa öfke ve sevgide vardır. Çocuklar bizden çok farklı olarak bazen duygular içine girebilirler. O zaman içinde çocukların hissettikleri duygunun biricik birisi olarak kendilerine özel olduğunu kabul etmek, buna saygı göstermek gerekir. Ama burada bu duyguların nerede, nasıl ne zaman ve kime karşı ifade edileceğini, bu yönde nasıl hareket edilebileceğini ya da başaçıkılabileceğini ebeveyn yönlendirir. Duygularla nasıl başaçıkacağını aslında birçok ebeveynin kendis zaman zaman bilmez. Otomatik pilotta yaşar. Ebeveyn kendi duygusunuda göstermeli. Terapilerde de zaten hep bu geçmiş duygu kontrolü stratejileri üzerinde durulur.

· Ebeveynlerin kendine güveni: Çocuklar ebeveynlerin kullandığı psikolojik sözcüklere dikkat eder. Ebeveynin kendi kendisine söylediği ifadeleri öğrenir. Ebeveynin özgüveni çocuğa model olur. Çocuğun nasıl bir iletişim ortamına tanık olduğu önemlidir. Bu yüzden kendi içinde problemleri varsa bunları özel olarak çözmeye başlamaları gerekir. Özel yaşam durumlarında yakınlardan ya da bir uzmandan destek almak faydalı olabilir. Ebeveynler kusursuz olmak zorunda değildir. Zaten çocuklarda çok esnektirler. Uyum sağlayacaklardır. Önemli olan kaynaklar doğrultusunda bilinçli olarak yapılabileceğinin en iyisini yapmaktır.

· Suçluluk: Ebeveynler bu yeni teknikleri öğrenirken suçluluk duyabilirler. Hatırlanması gerekir ki birçok kere yapabileceklerinin en iyisini yapmaya çalıştılar. Eski anne babadan öğrenilen yöntemleri uyguladılar. Şimdi yenilerini öğrenip uygulamaya başlamak tabi ki kolay olmayacaktır. Uygun modeller bulup izlemek faydalı olabilir. Kitaplar, ebeveynlik sınıfları vb. faydalı olabilir. Kusursuz anne baba olmak isteyen tükenmeye hazırlıklı olmalıdır. Böyle bir şey yoktur

Çocukta bir şeyler ters gidiyorsa önce fiziksel kontrol ve değerlendirme yapılmalıdır. Sonra da psikolojik ortamın değerlendirilmesi faydalı olacaktır. Nasıl bir atmosferde, toprakta yetişiyor? Ben olsam nasıl olurdum? Davranışların nedeni ne olabilir diye bakılır. Böylece çözümü bulmak kolaylaşır. Çocuğun biricik yönlerini iyi tesbit etmek gerekir. Çocukları diğerleriyle karşılaştırma yapmamak gerekir.

Kaynak: 'Experts advise parents'. Ed., Shiff, E., Dell Publishing, 1987


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!