GUT HASTALIĞI

Özellikle 30 yaş üstü erkeklerde tekrarlayan şiddetli eklem ağrılarına yol açan, tedavi edilmezse eklemlerde harabiyet yapabilen, böbrek taşlarına ve bozukluklarına ve daha önemlisi de damar sertliğini hızlandırıp kalp krizi, inme gibi sorunları tetikleyebilen bir hastalıktır.

Gut, hipokrattan beri bilinen bir hastalıktır. Gut tofüsünü ilk tanımlayan Romalı hekim Galen ve Celsus, gutun zenginlerde görüldüğünü bildirmişlerdir. Gut terimi Latince ‘den guta (damla)’dan türemiştir.

ÖNCELİKLE ERKEKLERİN HASTALIĞIDIR

Bu hastalık vücutta normalde bulunan ÜRİK ASİT denilen ve proteinlerden PÜRİN metabolizmasının bir ürünü olan maddenin, eklemlerde ve dokularda çökmesi neticesinde oluşur. Bu çöken maddelere Mono sodyum ürat (MSU) kristalleri denir. Gut klasik olarak orta yaş erkeklerin hastalığı olarak bilinir. 40 yaş üstündeki erkeklerdeki tekrarlayan eklem iltihabı (artrit) en sık nedenidir.. Erkekte 30 yaşından önce ve kadında menopozdan önce gut hastalığı başlaması olağan değildir. Yani kadında ek bir faktör yoksa genelde menapozdan sonra başlar.

AYAK BAŞPARMAĞI EN SIK TUTULAN EKLEMDİR

Akut gut artriti, % 80 olguda tek eklemde başlar. En sık olarak da ayak başparmağında tutuluma yol açar. Özellikle gece yarısından sonra başlayan şiddetli ayak başparmağı ağrısı olduğunda aklımıza gut gelmelidir. Ayak başparmağı dışında ayak bileği, el parmakları el bilekleri ve dirsekler sıklıkla etkilenen bölgelerdir. Bazen bir den çok eklemi etkiler ve diğer iltihaplı romatizmalardan ayrımı zorlaşabilir. Ataklar sıklıkla bir hafta kadar sürer ve kendiliğinden geçer. Ancak ürik asit seviyesinde ani değişim yapan her durum, atağın tekrarlamasına neden olabilir.

SIKLIKLA ÜRİK ASİT SEVİYESİNİN ANİ DEĞİŞMESİ ATAĞI TETİKLER

Akut gut atağını provake eden ajanlar sıklıkla başta bira olmak üzere alkollün yoğun tüketilmesi, enfeksiyonlar, travma, cerrahi girişim, alkol alımı, açlık, yüksek pürin içerikli gıdalar, damar yolu ile yoğun beslenme (hiperalimentasyon), siklosporin, heparin, tiazid idrar söktürücüler (diüretikler) gibi ilaçlardır. Bunların önemli bir kısmında ürik asit seviyesinde ani yükselme ya da düşmeler söz konusudur. Hastaların çoğunun zorunlu olarak kullanmakta olduğu tansiyon ilaçlarında bulunan idrar söktürücüler, ürik asit seviyesini arttırarak gut atağını tetikleyebilir. Ürik asit seviyesi yüksek hastaların hekimlerine danışmadan ilaç değiştirmemelerinde yarar vardır. Alkollerden özellikle bira atağı tetiklemektedir.

TEDAVİ EDİLMEZSE ORGAN VE EKLEM BOZUKLUKLARINA YOL AÇABİLİR

Tedavi edilmeyen olgularda uzun dönem içinde ataklar tekrarlama eğilimindedir. Bu ataklar daha sık oluşma ve poliartiküler olmaya ve ateşli seyretmeye meyillidirler. Eklemler atak sonrasında tam iyileşir ancak bazı olgularda eklemlerde destrüksiyon gelişir. Hastalık tedavi edilmez ve ürik asit yüksek seyrederse yıllar içinde tofüs denilen deri altı yumruları oluşur. Bu yumrular bazen eklem içlerinde ve hatta iç organlarda da yerleşebilirler. Bu durumda organ fonksiyon bozukluklarına ve eklem hasarlarına yol açabilirler.

Tofüs ouşumu ile syreden guta tofaseöz gut denmektedir. Tofaseöz gut sıklıkla erken yaşta başlayan, iyi tedavi edilmeyen, sık atak geçiren, yüksek ürik asit seviyeleri olan kişilerde olmakta ve ön planda üst ekstremiteleri tutma ve poliartiküler seyretme eğilimdedir. Alkol kullanımı ve diüretik gibi ilaçların kullanımı da bu grupta daha sık bir özelliktir. Yaşlı hastalarda osteoartritik eklemlerde tofüs oluşumu daha sıktır. Tofüslerin klasik yerleşim alanı kulak sayvanlarıdır ayrıca dirsekler, el parmakları ayak parmakları, diz ön yüzleri, , ön kol ve aşil tendonu sıklıkla tutulan diğer bölgelerdir. Eklem içlerinde ve iç organlarda da tofüsler yerleşebilir.

HER ÜRİK ASİT SEVİYESİ YÜKSELMESİ GUT DEĞİLDİR:

Ürik asit seviyesi normal sınırın üstünde seyrediyor ve eklem ağrısı şişiliği yapmamaışsa, böbrek bozukluğu ve taşı oluşturmamışsa buna yakınması ürik asit yüksekliği ( asemptomatik hiperürisemi) denir.. Erişkin Amerikan populasyonunda sıklığı asemptomatik hiperürisemi %5-8 arasındadır. Asemptomatik hiperürisemi durumundan semptomatik hiperürisemiye geçişi belirleyen en önemli faktör ürik asitin seviyesidir. Ürik asit seviyesi 9mg/dl ve üstünde seyreden kişilerde yıllık gut insidansı %4.9; 7-8.9mg/dl arasında ise yıllık insidans %.0.5; 7mg/dl altında ise sadece %0.1’dir . yani ürik asit ne kadar yüksekse hastalık yapma şansı o kadar artmaktadır.

GUT SIKLIKLA TEK BAŞINA DEĞİLİDİR

Gut ve hiperürisemi sıklıkla diğer önemli metabolik bozukluklara eşlik eder. Başlıcaları obesite, hiperlipidemi, hipertansiyon, karaciğerde yağlanma ve azalmış glikoz intoleransıdır(Diabete yatkınlık)). Bir çalışmada 35 yaşın altında obesite, gut için önemli risk faktörü olarak bulunmuştur. Gutlu olguların %48’inde anormal glukoz intoleransı saptanmıştır. Obesite birçok yoldan gut oluşumunu artırmaktadır. Bazı olgularda artmış ürik asit oluşumu, bazı olgularda ise azalmış renal ürik asit atılımı saptanır. Kilo azalması, serum ürik asit seviyesinde azalma sağlar.

Hipertrigliseridemi ve hiperürisemi birlikteliği iyi bilinmektedir. Hipertrigliseridemili olguların % 80 kadarı aynı zamanda hiperürisemik iken gutlu olguların % 50-75 kadarında hipertrigliseridemi saptanır. Yine özellikle bu olguların büyük kısmında yüksek miktarda alkol tüketimi saptanır.

Hipertansiyon, gutlu olgularda sık karşılaşılan bir diğer hastalıktır. Tedavi edilmemiş hipertansif olguların %22-38 kadarında hiperürisemi tespit edilmiştir. Hipertansif populasyonda gut sıklığı %2-12 arasında saptanmıştır. Klasik gutlu olguların %25-50 kadarında hipertansiyon saptanmıştır. Hipertansiyon, gutun süresi ile ilişkili saptanmamış ancak obez gutlu olgularda daha sık bulunmuştur.

Yine bir çok yayaında ürik asit seviyesinde sürekli yükselme ile kalp damar hastalıkları arasında risk saptanmıştır. Gut olguları arsaında kalp krizi, felç gibi sorunlar daha sık olmaktadır.

TANI:

Tekrarlayan tekli eklem şişmeleri olan, ürik asiti yüksek olan herkeste gut düşünülmelidir. Ancak, 20 yaşından önceki erkelerde ve menapozdan önceki yaşlarda kadınlarda gut çok nadirdir. Gutun en iyi tanısı, dokularda ya da şişen eklemin sıvısında, daha da anlamlı olarak nötrofillerce fagosite edilmiş, ürik asit kristallerinin gösterilmesi ile konur. Ancak bu sıklıkla münkün olmamakta, her eklemden sıvı alınamamaktadır. Bu durumda klinik diğer özellikleri göz önüne alıp tanı koymak lazımdır.

Tedavi: Tedavi amaçları akut atağın sonlandırılması, atağın tekrarının engellenmesi, eşlik eden patolojilerin düzeltilmesi ve uzun dönem hipoürisemik tedavi düzenlenmesini kapsar. Bu hastalık sıklıkla başka metabolik sorunları da beraber taşıdığından, Gut olgularının Dahiliye ve romatoloji uzmanı tarafından takip te tedavi edilmesi gerekir

Atağın Sonlandırılması: Kolşişin ve antiinflamatuar ilaçlar klasik gut için seçkin ilaçlardır. Hastanın yaşı, böbrek fonksiyonları ve eşlik eden diğer hastalıkları göz önüne alınarak dikkatli olarak kullanılırlar. Kolşisin yaşlı hastaların çoğu tarafından iyi tolere edilmez, bulantı ishal ve karın ağrısı gibi yan etkilere sıklıkla yol açar. Boyasının suyal çıkarılarak kullanılması bu yan etkiyi azaltabilir. Akut atak sırasında, eğer önceden almıyorsa ise, ürik asit düzeyini değiştirmeye yönelik tedaviler verilmez. Akut atak sonrasında haftalar içinde atağın tekrarlaması olasılığı yüksek olduğundan profilaksi şarttır. Günde 1 ya da 2 tane kolşisin atak tekrarını büyük oranda engeller.

Gut uzun dönem takibi zorunlu bir hastalıktır. Burada atağın sonlandırılmasından sonra, atakların tekralamaya eğilimli olması nedeni ile hastanın dikkat etmesi gereklidir. Diyet, tedavinin ana bileşenlerinden belki de en önemlisidir. Purin delen bir protein türünden kıstlı diyet almalıdır. Mutlaka metabolik açıdan değerlendirlmeli ve diyetisyen kontrolünde olmalıdır. Proteini kesip Sadece karbonhidratla beslenmekte ürik asiti yükseltebilir. Alkolden özellikle bira dan uzak durulmalıdır.

PÜRİNDEN FAKİR GIDALAR

•Süt ve ürünleri

•Yumurta

•Tahıl ve ürünleri

•Makarna

•Mevyalar, domates

•Fındık

•Şekerler, tatlılar

•Jelatin

•Meşrubatlar:Su, çay, kahve, kola, karbonatlı içecekler…

PÜRİNDEN ZENGİN GIDALAR

•Tüm etler: Özellikle organlar (Dalak, Karaciğer, Böbrek, Beyin..)

•Deniz ürünleri(Hamsi, Sardalya, Ringa, Midye, Istakoz (bir miktar izin verileblir))

•Mayalı ürünler (bira, ekmek)

•Sebzeler:

•Bezelye

•Bakla/Fasulye

•Mercimek

Kuşkonmaz (bir miktar izin verileblir))

Ispanak(bir miktar izin verileblir))

Mantar (bir miktar izin verileblir))

Bira ve diğer alkollü gıdalar


İstanbul Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!