EPİLEPSİ

Beyinden kaynaklanan elektriksel boşalımlar sonucu ortaya çıkan ve nöbetler halinde gelen bilinç değişikliği, kısa süreli dalma, boş bakma, bayılma, yüzde, kollarda veya bacaklarda kasılma, dişlerde kilitlenme, gözlerde kayma, ağızda köpürme, idrar kaçırma; bazen de bilinç bozulması olmadan gözlerde seyirme, dudak ısırma, yalanma ve yutkunma gibi haraketlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Bir hastada bu bulguların hepsi birlikte olabileceği gibi yalnızca birisi de görülebilir.

Yüksek ateş, kafa travması, zehirlenme ve bazı ilaçlar gibi pek çok nedene bağlı olarak nöbet görülse de her nöbet epilepsi demek değildir. Ateş olmaksızın tekrarlayan nöbetlerin olması durumunda epilepsiden söz edilir.

Epilepsi bir ruh hastalığı değildir. Epilepsili çocuklar saldırgan olmayıp, başkasına zarar vermezler. Ayrıca epilepsi bulaşıcı bir hastalık da değildir.

Yüzden fazla epilepsi türü olup bunlardan bazılarının kalıtsal olduğu bilinmektedir. Bazı hastalarda epilepsiye neden olabilecek beyinde hiçbir bozukluk gösterilemezken, nöbetler dışında kişi tamamen normaldir. Bir kısmında ise beyinde doğuştan veya sonradan olan bozukluklar tesbit edilmektedir. Bazılarında ise bir sebep olduğu düşünülse de bu sebepler gösterilememektedir.

Epilepsi iyi tetkik edilip doğru teşhis edildiği takdirde uygun ilaç tedavisiyle tamamen düzelebilmektedir.

Çocuklarda tam iyileşme oranı %70-80 dir. Bazen birkaç ilacı birlikte kullanmak gerektiği gibi bazı hastalar da ameliyatla düzelmektedir. Ancak her durumda da epilepsili hastalarının en az 2-4 yıl süreyle ilaç kullanmaları gerekmektedir. Her şeye rağmen epilepsi tedavi edilebilen bir hastalık olup epilepsili çocukların takiplerinin mutlaka Çocuk Nöroloji klinikleri tarafından yapılması gereklidir.

Uzun süre aç kalmak, stres, uykusuz kalmak, bilgisayar ve televizyon gibi parlak ışık saçan şeyler ve bazı ilaçlar nöbet geçirilmesini kolaylaştırabilir.

İlaç tedavisi ile nöbetleri kontrol altına alınan çocukların günlük aktivitelerine devam etmelerinde, kreş-anaokulu veya okula gitmelerinde, spor faaliyetlerine ve laboratuvar çalışmalarına katılmalarında herhangi bir sakınca yoktur.

Bu çocuklar yaşıtlarıyla birlikte normal okullarda eğitimlerini tamamlayabilirler. Ancak, uzun süren ve sık tekrarlayan nöbet geçirenlerde dikkat eksikliği, okul başarısında düşme ve öğrenme güçlükleri olabilir. Ancak bu çocuklarda da tedavi sonrasında düzelme olmaktadır.

Epilepsili çocukların diğer çocuklarla arkadaşlık etmesinde, oyun oynamasında her iki taraf açısından da bir sakınca yoktur. Dolayısıyla bu çocukların okul dönemlerinde hem öğretmenleri hem de arkadaşları tarafından dışlanmaları son derece yanlıştır, aksine bu çocuklara moral destek olarak normal hayata uyumlarını kolaylaştırmaları gerekmektedir

Nöbetler, genellikle birkaç dakika içerisinde kendiliğinden durmaktadır. Dolayısıyla nöbet geçiren birini gördüğümüzde panik yapmadan nöbet esnasında kafasını sert yerlere çarparak kendine zarar vermesi, dilini ısırması engellenir, solunum yolu açık tutulmaya çalışılır, ağızda köpürme ve kusma varsa temizlenir.

Halk arasında yaygın olarak uygulanan kasılmayı engellemek için sıkıca tutmanın, yüze su veya kolonya dökmenin, soğan koklatmanın hiçbir yararı yoktur.

Ancak bazen nöbetler uzayabilir bu durumda da epilepsili bir hastaya müdahale edilebilecek en uygun sağlık kuruluşuna götürmek gereklidir.


İstanbul Çocuk Doktorları uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!