ANNELİK HÜZNÜ

Doğum sonrası bunaltı, sıkıntı, istemsiz ağlama nöbetleri, alınganlık , sinirlilik, unutkanlık, dikkat dağınıklığı gibi durumların yaşanması annelik hüznü olarak bilinir. Doğum sonrası birkaç gün içinde başlayıp 1-2 hafta sonra kendiliğinden biter.

Yeni bir yaşam tarzı, doğum sonrası vücut yapısındaki değişikliklere duyulan kaygı, uykusuzluk, bebek bakımı gibi endişeler annelik hüznüne neden olabilir.

Annelik hüznü doğum sonrası çoğu kişide gözlenir ve yeni hayata uyum sağlama ile birlikte kendiliğinden düzelir.

DOĞUM SONRASI DEPRESYON

Doğumdan sonraki bir yıl içinde kadınlar psikiyatrik rahatsızlıklara daha yatkındır. Doğum sonrası hormonal değişiklikler ve hayat tarzı değişikliği bu hastalıkların açığa çıkmasını kolaylaştırır. Türkiye'de doğum sonrası dönemde %42 oranında depresyon görüldüğü tesbit edilmiştir.Bu annelerin bebeklerinde psikotik bozukluklar, depresyon,mani ve duygu durum bozuklukları daha çok görülür. Doğum sonrası depresyon özellikle kadının kendini çok ifade edemediği geleneksel aile yapılarında daha sık görülür. Daha az sıklıkla da anksiete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk ve nadiren psikoz görülebilir.

Doğum sonrası depresyonunun nedenleri

Biyolojik nedenler arasında doğum öncesi çok yüksek olan östrojen ve progesteron hormonunun doğum sonrası hızlıca düşmesi, prolaktin, stres hormonu ve troid hormonu değişiklikleri sayılabilir.

Bazı riskleri taşıyan kişilerde daha sık görüldüğü bilinmektedir. Kadının ve eşinin doktorsitesi.com/gebelik" class="articleCrossLink">gebelik ve doğum sonrası iş kaybı, çevreden sosyal desteğin yetersiz olması, evlilik ile ilgili sorunlar, gebelik ve doğum sırasında yaşanan ölüm ayrılık gibi problemler, zor geçen gebelik ve doğum süreci, bebeğin ve annenin erken ayrı kalmaları, anne sütü ile bebeği besleyememek, bebeğin bakımında zorlanmak gibi durumlar doğum sonrası depresyonu kolaylaştırır.

Doğum sonrası depresyon sık görülmesine rağmen çoğu kez tanı konulamamaktadır. Çoğu kadın bu konuda kendini yalnız hissetmekte, bebeğinden dolayı kendine vakit ayıramamakta veya hangi doktora başvuracağını bilememektedir.

Bazen de doğum sonrası kontrollerinde doğum sonrası fiziksel sorunlara odaklanılıp ruhsal sorunların ciddiyeti gözden kaçabilmektedir.

Doğum sonrası depresyon yaşamamak için gebelik sırasında neler yapılabilir?

Gebelik takipleri sırasında detaylı bilgi alınmalıdır. Geçirilmiş psikiyatrik bozukluğu olanlar ve depresyona eğilimi olanlar tespit edilmelidir. Annenin gebelik, doğum ve doğum sonrası anne olmak ve bebek büyütme ile ilgili kaygılarını ifade etmesi sağlanmalı ve kaygılarını gidermek için bilgi verilmelidir. Gebelik sırasında anne ve baba eğitime katılmalı doğum korkularından kurtulmaları sağlanmalıdır. Gebelik döneminde baba mümkün olduğunca annenin yanında olmalı ve anne, baba ve bebek arasındaki bağlar güçlendirilmelidir. Gebelik öncesi psikiyatrik hastalığı olan yada daha önceki gebeliğinde doğum sonrası depresyon geçirdiği bilinen gebelerde gebeliği sırasında psikolojik destek almaları sağlanmalıdır.

Gebenin doğum sonrası kaygılarını azaltmak için anneye destek sözü verilmeli ve annenin doğum sonrası ilk haftalarda emzirme ve bebek bakımı için destek alması sağlanmalıdır. Doğum sonrası anneler bir süreliğine yalnız kalmamalı, bebeğin uyuduğu sürelerde annede dinlenmelidir. Uykusuzluk doğum sonrası depresyonu kolaylaştırır. Anneler mümkün olduğunca kendi kişisel bakımlarını ertelememelidir. Fırsat buldukça da kısa sürelide olsa dışarıya çıkmaları iyi olur. Doğum sonrası ziyaret bizim toplumumuzda çok erken başlamakta, hatta doğumdan hemen sonra başlayan ziyaretler annenin dinlenmesini, annenin bebeği ile geçirdiği süreyi ve emzirme sürelerini kısıtlamaktadır. Böyle durumlarda da doğum sonrası annelik hüznü ve depresyon sık görülür. Doğumdan sonra özellikle ilk hafta anne ile bebek ne kadar uzun süre ten tene temasta kalabilirse anne ve bebekte salgılanan mutluluk hormonları annenin daha mutlu, bebeğinde daha huzurlu olmasını sağlar.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!