Freud'un ileri sürdüğü, dürtülere doyum arayan id ile kısıtlama getiren süperego arasındaki çatışmadan doğan kişilik kavramına şiddetle karşı çıkan Adler, kişiliği aşağılık ve üstünlük duygularına, bu duygularına, yaşam biçimine ve amaçlara bağlı olarak açıklamıştır. insanı kendi algı, düşünce, fikir ve eylemlerini biçimlendirmede doğuştan yetenekli olarak görür. Kişilik gelişiminde özellikle aile üzerinde yoğunlaşarak, yaşamın ilk beş yılını kişilik özelliklerinin belirlenmesindeki en önemli dönem olarak kabul eder (Uba & Huang, 1999; Feldman, 1997; Morris, 2002; Özgü, 1994; Yanbastı, 1990).
İnsan varlığında çekirdek halinde bulunan kişiliğin davranışları yönlendirdiğini iddia eden Adler (Adler, 2000), kişiliğin, bireyin hem kendine hem de topluma karşı geliştirdiği tutumların ürünü olarak geliştiğini savunur. Kişiliğin merkezini bilinç olarak gören ve insanı bilinçli bir varlık olarak kabul eden Adler'e göre kişilik parçalara bölünemeyen toplumsal kurumlar, gelenekler, kanunlar, anne baba tutumları, kardeşler arası ilişkiler ve kardeş sırası gibi birçok özellikten etkilenen bir yapıdır (Yanbastı, 1990; Adler, 2000; Arkonaç, 1993; Karahan & Sardoğan, 1994).
Bu teoriye göre, hayatını tek başına sürdürebilecek konuma gelene kadar bakıma muhtaç olan insan, çaresizlik (aşağılık) duyguları yaşamakta , bu sebeple de yaşam boyunca üstün ve kusursuz olmaya çalışmaktadır. Yaşamın sonuna dek varlığını sürdüren bu duygu, özellikle çocukluk döneminde, kişilik gelişimini olumsuz yönde etkilemekle (Yanbastı, 1990; Köknel, 1995; Adasal, 1977; Cüceloğlu, 1993; Arkonaç, 1993; Morris, 2002; Özgü, 1994) beraber bazı çocuklarda yenilikler arama ve nesneleri kontrol etme isteği doğurabilme yönünden faydalı da olabilmektedir (Bruno, 1982).
Çevreyle yaşanan etkileşimlerle 5 yaş civarında şekillenen yaşam biçimi, tüm davranışları etkileyen, tutarlı ve yıllar sonra bile belirgin bir değişim göstermeyen bir yapıdır. Kişiliğin bütünleşmesini sağlayan bu yapı, toplumun beklentileriyle uyuşmadığı zaman kişilik yeterince gelişmeyebilir (Yanbastı, 1990).
Küçük yaşlarda biçimlenen yaşam biçiminin yanı sıra herkesin bir yaşam amacı olduğunu savunan Adler'e göre amaçlar bireyin kendine özgü kişilik yapısı oluşturmasını sağlayan yönetici ve yaratıcı güçlerdir. Bu bağlamda, insan davranışlarını açıklamada sebep sonuç bağı kuranlara karşı çıkan Adler, insanı anlamanın yolunun onun amaçlarını önceden bilmekten geçtiğini iddia eder (Bruno, 1982; Adler, 1996; Özgü, 1994).
Okula başlamayı kişilik gelişiminde en çetin sınavlardan biri olarak gören Adler, çocuğun okulda gösterdiği davranışlarla kişiliğini açığa vurduğunu söyler. Çocukların hayatında yeni bir durum oluşturan okulun çocuğa yönelttiği isteklerin, çocuğu davranışlarında bütünlük sağlamaya zorladığını, karakter oluşumunu sağlamakla birlikte çocuğu bireyselleştirerek diğer çocuklardan ayırdığını savunmaktadır (Adler, 2000).
Karakter özelliklerinin tümünün kişilik özelliklerine kıyasla edinilmiş özellikler bütünü olarak kabul eden Adler, karakteri, insanın çevresine karşı aldığı tavır, saygınlık eğiliminin toplumsallık duygusuyla bağlantılı olarak amacına ulaşmak için izlediği temel doğrultu olarak tanımlar (Adler,1996).

Adler'e göre Kişilik Tipleri
Freud gibi, yaşamın ilk beş yılını kişilik gelişiminde en öenmli dönem olarak kabul eden Adler, Freud'un evrelerde takılmalar sonucu oluştuğunu savunduğu kişilik tiplerinden (Oral, Anal, Fallik kişilik tipleri) farklı olarak, insanları çeşitli kriterler açısından değerlendirmek suretiyle kişilik tiplerine ayırmıştır. Buna göre:
Yaşamda beliren zorluklar karşısındaki tutumlar iyimser ve kötümser olmak üzere iki farklı kişilik tipi doğurur.
a.İyimser Kişilik Tipi
Zorlukları gözlerinde büyütmeyen, kendine güvenen ve inanan, başkalarından fazlaca beklentileri olmayan, sakin, korkusuz, açık yürekli ve rahat konuşan, kolay dost edinen, duruşları, oturuşları ve yürüyüşleri doğal kişilik özellikleri gösterirler (Adler, 1996).

b. Kötümser Kişilik Tipi
Çocukluk deneyimleri kendisinde aşağılık duygusuna yol açmış, zorluklar karşısında yaşamın kolay olmadığı duygusuna kapılmış kişilerdir. Her şeyin olumsuz tarafını gören bu tipler, zorluklar karşısında cesaretlerini kolayca kaybeder, kendilerine güvenmez, sürekli çevrelerinden destek ararlar. Aşırı derecede tedbirli, çekingen, korkak, yavaş ve titiz kişilerdir (Adler, 1996).
Sosyal ilişkilerde gösterilen davranış şekilleri, insanları, saldırgan ve saldırıya uğrayan tip olmak üzere ikiye ayırır.

c. Saldırgan Kişilik Tipi
Taşkınca cesaret gösterilerinde bulunan kıskanç, haset, cimri ve kinci olan bu kişilik tipindekiler, çoğunlukla kendilerine güçlü kişi süsü vermeye çalışır, bu nedenle insanlarla geçinemez ve sık sık tartışmalara girerler (Adler, 1996).
d. Saldırıya Uğrayan Kişilik Tipi
İnsanlarla ilişki kurmaya yanaşmayan, işbirliğinden kaçan, kendini soyutlayan bu kişilik tipi, kendini güçsüz hisseder. Davranışları ürkek, tedbirli ve korkaktır. Gerçeklerden kaçan bu tip, genellikle geçmişteki anılarla uğraşır. Sorumluluk gerektiren ödevler karşısında umutsuzluğa kapılır ve kararsız bir yapı sergiler (Adler, 1996).
Adler'in tanımladığı diğer kişilik tipleri ise şunlardır: Almaya alışkın, Neşeli, Bozguncu, Okul öğrencisi gibi davranan, Kılıkırkyaran, Boyun eğer, Büyüklenen, Şanssız ve Dindar kişilik tipleri gibi ... (Adler, 1996).
Görüldüğü gibi Adler, Freud'dan farklı olarak kişiliği gelişim evrelerine bölerek incelemek yerine, teorisini dayandırdığı kavramları ile kişiliği açıklamaya çalışmıştır. Özellikle davranışın sosyal belirleyicileri üzerinde yoğunlaşan Adler, yaratıcı kendilik ve emsalsiz kişilik kavramları yanı sıra bilinci kişiliğin temeli olarak alması ve cinsel güdüleri az önemsemesi sebebiyle kendinden sonra gelen birçok kişilik teoriyeni üzerinde etkili olmuştur.

KAYNAKÇA

Adasal, Rasim (1977). Normal ve Anormal Yönleriyle Yeni Medikal Psikoloji. 3. Baskı. İstanbul: Minnetoğlu Yayınları.

Adler, Alfred. (1996). İnsanı Tanıma Sanatı. (Çev. Kamuran Şipal). İstanbul: Say Yayınları.

Adler, Alfred. (2000). Çocuk Eğitimi. 2. Baskı. (Çev. Kamuran Şipal). İstanbul: Cem Yayınevi.

Adler, Alfred. (2000). Sorunlu Okul Çocuğu. (Çev. Kamuran Şipal). İstanbul: Cem Yayınevi.

Arkonaç,Sibel (1993). Psikoloji Zihin Süreçleri Bilimi. İstanbul: Alfa Basım Yayın Dağıtım.

Bruno, Frank J. (1982). Psikoloji Tarihine Giriş. (Çev. Nesrin Hisli). Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayın No. 10 İzmir: Ticaret Matbaacılık.

Cüceloğlu, Doğan (1993). İnsan ve Davranışı. İstanbul: Remzi Kitabevi.

Feldman,Robert (1997). Essentials of Understanding Psychology. Third Ed. USA: The Mc Graw-Hill Companies,İnc.

Karahan, T.Fikret & Sardoğan, Mehmet E. (1994). Psikolojik Danışma Kuramları. İstanbul : Birsen Yayınevi.

Köknel,Özcan (1995). Kaygıdan Mutluluğa Kişilik. İstanbul: Altın Kitaplar Yayınevi.

Morris, Charles G. (2002). Psikolojiyi Anlamak. (Çev. Belgin Ayvaşık, Melike Sayıl). Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları No: 23.

Özgü, Halis (1994). Psikanalizin Üç Büyükleri Freud Adler Jung . İstanbul: Kıbele.

Uba, Laura & Huang, Karen (1999). Psychology. U.S.A: An imprint of Addison Wesley Longman, İnc.

Yanbastı, Gülgün (1990). Kişilik Kuramları. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları No: 53 İzmir: Ege Üniversitesi Basım Evi.


İstanbul Psikolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!