Yanik Hastalarinda Akut Böbrek Yetmezligi ve Renal Replasman Tedavisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yanık Sonrası Böbrek Yetmezliği ve Erken Dönem Risk Faktörleri
Yanıkla ilişkili böbrek yetmezliği, genellikle hasar sonrası başlangıç resüsitasyon periyodunda veya ciddi sepsisle ilişkili çoklu organ yetmezliğinin bir bileşeni olarak ortaya çıkar. Yanık hastalarında erken dönemde böbrek fonksiyonlarının bozulmasından sorumlu olan temel mekanizma, hipovolemi veya glomerül ile Bowman boşluğu arasındaki etkisiz perfüzyon gradyentidir.
Glomerüler filtrasyon oranı (GFR), aferent ve eferent arteriyoller arasındaki dirençle kontrol edilen efektif renal kan akımı tarafından belirlenir. Erken dönemde GFR düşüşüne neden olan başlıca faktörler şunlardır:
- Hipovolemi (Sıvı kaybı)
- Miyokard depresyonu (Kardiyak atım düşüklüğü)
- Abdominal kompartiman sendromu kaynaklı dış baskı
- Protein denatürasyonu
Hipovolemi ve Renal Disfonksiyon
Yanık hastalarında erken renal disfonksiyonun en sık nedeni, yara yerinden gerçekleşen ekstravasküler sıvı kaybına bağlı hipovolemidir. Vücut yüzeyinin %20’sinin üzerindeki yanıklar, GFR azalması için yeterli bir risk oluşturur. Azalmış renal kan akımı, böbreklerde iskemi ve hücre ölümüne yol açar.
İskemi sonucu oluşan serbest oksijen radikalleri, tübüler epitel hasarına ve hücreler arası bağlantıların kaybına neden olur. Bu süreç, lümen içinde tıkanıklığa ve GFR’nin daha da azalmasına sebebiyet verir. Bu nedenle, sıvı replasman tedavisinin zamanlaması ve agresifliği, akut böbrek yetmezliği (ABY) insidansını ve mortalite oranlarını doğrudan etkiler.
Kardiyak Disfonksiyon ve Miyokard Supresyonu
Kalp yetersizliği, renal kan akımını azaltarak böbrek yetmezliğini tetikler. Güncel kanıtlar, yanık hastalarındaki bu durumun sadece hipovolemiye değil, direkt miyokard supresyonuna bağlı olduğunu göstermektedir. Özellikle yanık oranı %50’den fazla olan hastalar, artan iş yükü ve miyokardiyal iskemi açısından yüksek risk altındadır.
Tümör Nekroz Faktör (TNF), termal hasar sonucu salgılanarak kardiyak fonksiyonları baskılayan temel mediyatörlerden biridir. TNF etkisiyle gelişen biventriküler dilatasyon ve azalmış ejeksiyon fraksiyonu, inefektif renal perfüzyona yol açarak böbrek yetmezliği riskini artırır.
Abdominal Kompartiman Sendromu ve Protein Denatürasyonu
Ciddi yanıklarda uygulanan yoğun sıvı resüsitasyonu, sıvının peritoneal kavite gibi üçüncü boşluklara geçmesine neden olabilir. İntraabdominal basıncın 25 mmHg üzerine çıkması, Abdominal Kompartiman Sendromu olarak tanımlanır ve renal perfüzyonu ciddi şekilde kısıtlar.
Diğer bir risk faktörü olan protein denatürasyonu (rabdomiyoliz ve serbest hemoglobin), renal tübüllerde obstrüksiyona ve vazokonstriksiyona neden olur. Miyoglobinüriye bağlı gelişen bu tablo, erken tanı ve tedavi ile genellikle iyi bir prognoza sahiptir.
Sepsis İlişkili Böbrek Yetmezliği
Sepsis, yoğun bakım ünitelerindeki akut böbrek yetmezliği vakalarının %35-50’sinden sorumludur. Sepsiste temel olay, sistemik vasküler direncin azalmasıyla başlayan jeneralize arteriyel vazodilatasyondur. Bu süreçte artan sitokinler, endotelyal hasara ve vazoparaliziye yol açar.
Vücudun bu duruma verdiği sempatik yanıt, renal arteriyollerde vazokonstriksiyona neden olarak prerenal böbrek yetmezliğini tetikler. İdrar miktarındaki azalma (oligüri/anüri) en sık görülen semptomdur, ancak böbrek hasarının boyutunu belirlemede her zaman hassas bir gösterge değildir.
Yanıklı Hastalarda Renal Replasman Tedavisi (RRT)
Son yıllarda kritik durumdaki yanık hastalarında Devamlı Renal Replasman Tedavisi (CRRT) standart yaklaşım haline gelmiştir. RRT'nin temel amacı; inflamatuar mediyatörleri, üreyi, kreatinini ve üremik toksinleri uzaklaştırırken sıvı dengesini sağlamaktır.
RRT Uygulama Yöntemleri ve Modifikasyonlar
| Yöntem | Temel Fiziksel Prensip | Kullanım Amacı |
|---|---|---|
| CVVH (Veno-venöz Hemofiltrasyon) | Konveksiyon | Büyük miktarda sıvı çekimi ve mediyatör temizliği |
| CVVHDF (Hemodiyafiltrasyon) | Konveksiyon + Difüzyon | Yüksek üre ve kreatinin temizliği ihtiyacı |
RRT Endikasyonları
- Renal Endikasyonlar: Oligürik hastalarda hiperhidrasyonu gidermek, üremik toksinleri ve sitokinleri elimine etmek.
- Non-Renal Endikasyonlar: Diüretiğe dirençli kalp yetmezliği, septik şok, progresif SIRS, ARDS ve bazı intoksikasyonlar.
RRT'nin Avantajları ve Dezavantajları
Avantajları:
- Kontrollü sıvı çekimi sayesinde hemodinamik stabilite sağlar.
- İntermittan hemodiyalize göre daha düşük hipotansiyon riski taşır.
- Beslenme tedavisi (nutrisyon) için gerekli hacmi yaratır.
- Çoklu organ yetmezliğinde mortaliteyi %18-28 oranında düşürebilir.
Dezavantajları:
- Uzun süreli antikoagülasyon gereksinimi ve kanama riski.
- Filtrasyon sırasında glukoz ve amino asit kaybı.
- Ekstrakorporeal sistem nedeniyle ısı kaybı ve yüksek maliyet.
- Venöz katetere bağlı gelişebilecek komplikasyonlar.


