Doktorsitesi.com

Vokal Kord Lökokeratozu – Klinik Sınıflaması ve Tedavisi

Prof. Dr. Haldun Oğuz
Prof. Dr. Haldun Oğuz
27 Ekim 2016224 görüntülenme
Randevu Al
Vokal Kord Lökokeratozu – Klinik Sınıflaması ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vokal Kord Lökokeratozu Nedir?

Vokal kord lökokeratozu, erişkin laringeal papillom ve kronik hipertrofik larenjit ile birlikte laringeal prekanseröz (kanser öncüsü) lezyonlar arasında kabul edilen klinik bir tanımlamadır. Bu durum, anormal epitelyal hipertrofi veya displazi sonucunda vokal foldun epitelyal ya da keratotik tabakasında meydana gelen artışı ifade eder. Ses tellerinin bir bölümünde veya tamamında görülebilen bu lezyonların derinliği, etiyolojisi ve klinik seyri hastadan hastaya farklılık göstermektedir.

Lökokeratoz Vakalarında Klinik Veriler ve Semptomlar

Ma ve ekibi tarafından gerçekleştirilen ve bir yıl içerisinde tedavi edilen 360 hastayı kapsayan geniş çaplı bir seri, hastalığın demografik ve klinik yapısını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yapılan incelemelerde elde edilen temel veriler şöyledir:

  • Cinsiyet Dağılımı: 332 erkek, 28 kadın hasta.
  • Yaş Aralığı: 18-78 yaş (Ortalama 48 yaş).
  • Temel Semptomlar: Hastaların %91'inde ses kısıklığı, %9'unda ise boğazda yabancı cisim hissi gözlemlenmiştir.
  • Semptom Süresi: 1 ile 36 ay arasında değişkenlik göstermektedir.
  • Yerleşim: 60 olgu bilateral (çift taraflı), 29 olgu ise ön komissür yerleşimlidir.

Vokal Kord Lökokeratozu Tipleri ve Sınıflandırması

Lezyonlar; hastanın tıbbi hikayesi, video görüntüleri ve mikroskopik morfolojilerine göre dört ana gruba ayrılmaktadır:

Lezyon TipiTanım ve ÖzelliklerGörülme Oranı
Tip I (İnflamatuar Lökoplaki)ÜSYE, aşırı alkol veya ses kullanımı sonrası oluşan, beyaz membran benzeri görünüm.%6
Tip II (Friksiyonel Polip)Polibin karşısındaki kordda sınırlı, lokal mukozal kalınlaşma.%21
Tip III (Sulkus Vokalis)Sulkus vokalis ile birlikte görülen, değişik derinlikteki yarıklar ve verrüköz yapılar.%19
Tip IV (Basit Lökokeratoz)Mukozaya sınırlı veya submukozaya uzanan, yama tarzında veya papiller yapılar.%54

Tedavi Yaklaşımları ve Cerrahi Yöntemler

Lökokeratoz tedavisinde lezyonun tipine ve derinliğine göre konservatif veya cerrahi yöntemler tercih edilmektedir. İncelenen seride 21 olgu konservatif yöntemlerle (fonasyon kısıtlaması, oral antiinflamatuar, antiasit ve budenoside) tedavi edilirken, 339 hastada cerrahi müdahale uygulanmıştır.

Uygulanan Cerrahi Teknikler:

  • Submukozal Kordektomi: Tip II lezyonlarda tercih edilir.
  • Mukozal Dilimleme ve Tarama: Tip II ve III sulkus ile birlikte olan lökokeratozlarda uygulanır.
  • Parsiyel Subligamental veya Transmuskuler Kordektomi: Tip IV ve nedeni bilinmeyen lezyonlarda kullanılır.

Prognoz ve Kanserleşme Riski

Tedavi sonrası iyileşme süreci lezyonun tipine göre değişmektedir. Tip I lezyonlar konservatif tedavi ile 2 ayda tamamen iyileşirken, Tip IV lezyonların son halini alması 6 ayı bulabilmektedir. Genel cerrahi başarı oranı (tek cerrahi ile kür) %91 olarak kaydedilmiştir.

Malignite (Kanser) Oranları:

  • Tüm olgularda kanser görülme oranı: %6,1
  • Tip I, II ve III lezyonlarda kanser riski: %0
  • Tip IV (Basit Lökokeratoz) lezyonlarda kanser riski: %11

Patolojik incelemelerde; vakaların %20’sinde basit hiperplazi, %42’sinde hafif displazi, %29’unda orta derecede displazi, %7’sinde ağır displazi ve %3’ünde carcinoma in situ saptanmıştır. Özellikle ağır displazi tanısı alan olguların yarısından fazlası, ikinci cerrahi sonrasında yassı hücreli karsinom tanısı almıştır. Bu durum, lökokeratoz vakalarında düzenli takibin ve doğru evrelemenin hayati önem taşıdığını göstermektedir.

Etiketler

Ses hastalıkları kbb muayenesi ses kısıklığıSes hastalıkları tanısıSes hastalıkları belirtisiSes hastalıkları tedavisiSes hastalıkları tedavi yöntemleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun Oğuz

Prof. Dr. Haldun OĞUZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmış ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Tıp ve uzmanlık eğitimi yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı içerisinde çok sayıda kurs ve toplantıya katılmış, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Laringoloji ve Ses Restorasyonu Enstitüsü’nde gözlemci olarak çalışmalarda bulunmuştur. 2007 yılında Doçentlik, 2013 yılında ise Profesörlük derecesine yükselmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.