Doktorsitesi.com

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlıkları ve Tekrarlayan Düşüklerde Doğal öldürücü hücreler (natural kıller cells) ve İmmün Tedavinin Güncel Durumu: ÖNCE ZARAR VERME

Op. Dr. Batu Aydınuraz
Op. Dr. Batu Aydınuraz
6 Mayıs 2016395 görüntülenme
Randevu Al
  • Rahim yerleşimli doğal öldürücü hücreler (uNK), embriyonun rahime tutunması ve plasenta oluşumu süreçlerini düzenleyen önemli bir role sahiptir.
  • Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında bağışıklık sistemini baskılayan tedavilerin canlı doğum oranlarını artırdığına dair yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
  • İmmünmodülasyon tedavilerinin potansiyel riskleri iddia edilen faydalarından daha yüksektir ve bu yöntemlerin denetimsiz kullanımı ciddi sakıncalar doğurmaktadır.
Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlıkları ve Tekrarlayan Düşüklerde Doğal öldürücü hücreler (natural kıller cells) ve İmmün Tedavinin Güncel Durumu: ÖNCE ZARAR VERME
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Doğal Öldürücü (NK) Hücreler ve Gebelik Sürecindeki Rolü

Doğal öldürücü hücreler (natural killer cells - NK hücreleri), kan dolaşımında bulunan ve hedef hücreleri yok etme yeteneğine sahip özel bir lenfosit tipidir. Gebeliğin başlangıcı olan implantasyon ve ilerlemesi olarak bilinen plasentasyon gibi erken dönemlerde, rahim zarı çevresinde NK hücrelerine benzeyen ancak öldürücü kuvveti daha az olan hücre grupları tespit edilmiştir.

Rahim Yerleşimli Doğal Öldürücü Hücreler (uNK) Nedir?

Rahime ait doğal öldürücü hücreler (uterine natural killer cells - uNK) olarak isimlendirilen bu hücrelerin fonksiyonları henüz net olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte, mevcut bilimsel veriler bu hücrelerin desidual elementler ve embriyonun rahime tutunmasını sağlayan trofoblastik hücreler ile birlikte çalışarak plasentasyon sürecini düzenlediği yönündedir.

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlıkları ve İmmün Tedaviler

Günümüzde, özellikle tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları veya tekrarlayan düşük hikayesi olan hastalara, bilimsel geçerliliği kanıtlanmamış ve üst kurulların tavsiyeleri dışındaki pek çok klinik test ve tedavi uygulanmaktadır. Bu uygulamaların temel dayanağı, embriyonun uNK hücreleri tarafından yok edilmesini engellemek için bağışıklığın baskılanması fikridir. Ancak bu önerme, bilimsel temeli oluşmamış bir "mit" niteliğindedir.

uNK hücrelerinin veya dolaşımdaki NK hücrelerinin fonksiyonlarının baskılanmasının tekrarlayan düşükleri azalttığına dair bilimsel kanıtlar yeterli değildir. Sağlık profesyonelleri ve hastalar, gebelik sonuçlarını iyileştirmek amacıyla denenen bu immünmodülasyon tedavilerini riskleri açısından dikkatle değerlendirmelidir.

Bilimsel Çalışmalar ve Tedavi Etkinliği

2014 yılında yayınlanan bir Cochrane Review (Wong et al.) derlemesinde, paternal hücre bağışıklaması ve intravenöz immünglobulin (IVIG) tedavilerinin canlı doğum oranlarını plasebo tedavilere oranla artırmadığı açıkça ifade edilmiştir. Günümüzde immünmodülasyon amacıyla kullanılan başlıca ajanlar şunlardır:

  • Lipid emülsiyonları (İntralipid)
  • İntravenöz immünglobulin (IVIG)
  • Kortikosteroid tedavileri
  • Anti-tumour necrosis (Anti-TNF)
  • Granulocyte-Colony Stimulating Factor (G-CSF)

İmmünmodülasyon Uygulamalarında Potansiyel Riskler ve Denetim Sorunu

Yukarıda belirtilen ajanların potansiyel riskleri, sağladıkları iddia edilen faydalardan daha yüksektir. Bu tip uygulamaların kontrolsüz bir şekilde yaygınlaşmasının temel nedeni, tüp bebek merkezleri sıkı denetim altındayken immünmodülasyon uygulamaları için benzer bir takip mekanizmasının bulunmamasıdır.

Tedavi YöntemiBilimsel Kanıt DurumuRisk/Fayda Dengesi
IVIG TedavisiYetersizRisk Daha Yüksek
Lipid EmülsiyonlarıKanıtlanmamışRisk Daha Yüksek
KortikosteroidlerYetersizRisk Daha Yüksek

Ticari kaygılar ve hasta talepleri bir noktaya kadar anlaşılabilir olsa da, bu tür tedavilerin hastane dışı ortamlarda denetimsizce uygulanması ciddi bir sakınca oluşturmaktadır.

Not: Bu içerik Ashley Moffet ve Norman Shreeve’in Human Reproduction (2015) dergisinde yayınlanan bilimsel makalesinden derlenmiştir.

Etiketler

Tekrarlayan düşük sebepleriTekrarlayan düşük tedavisiTüp bebek -kısırlık -infertilite tanı ve tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Batu Aydınuraz

Op. Dr. Batu Aydınuraz

Op. Dr. Batu AYDINURAZ, 6 Haziran 1973 tarihinde  Ankara’da doğmuştur. Lise öğrenimini T.E.D. Ankara Koleji’nde bitirdikten sonra 1992 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1998 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2003 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.