Sialendoskopi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Sialendoskopi Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Sialendoskopi, tükürük bezi şişmesi şikayeti olan hastalarda, sorunun kaynağını belirlemek amacıyla tükürük kanallarının içerisinin doğrudan görüntülenmesini sağlayan ileri bir tanı yöntemidir. Dünyada 1990’lı yıllarda uygulanmaya başlanan bu teknoloji, tükürük bezi hastalıklarının teşhisinde devrim yaratmıştır. Ülkemizde ise 2004 yılından bu yana bu yöntemin öncü uygulayıcıları arasında yer alarak hastalarımıza modern çözümler sunmaktayız.
Sialendoskopi ile Teşhis Edilen Hastalıklar
Çene altı (submandibuler) ve yanak (parotis) tükürük bezlerinde meydana gelen tıkanıklıklar, sadece taş kaynaklı olmayabilir. Sialendoskopi yöntemi sayesinde kanal içerisindeki pek çok farklı patoloji net bir şekilde belirlenebilmektedir. Bu yöntemle teşhis edilebilen durumlar şunlardır:
- Tükürük taşı (Sialolitiazis)
- Kanal darlıkları (Stenoz)
- Yabancı cisimler
- Polipler
- Kronik iltihabi durumlar
Tedavi Süreci ve Uygulama Alanları
Tekrarlayan tükürük bezi şişmelerinde, öncelikle tıkayıcı hastalığın türünü belirlemek için sialendoskopiye başvurulur. İşlem genellikle kısa süreli olup, maksimum hijyen ve hasta güvenliği için ameliyathane gibi steril ortamlarda gerçekleştirilmesi tercih edilir. Bu uygulama, hem tanı koyma hem de aynı seansta tedavi etme imkanı tanır.
Tükürük Bezi Taşlarında Kapalı Yöntem Avantajı
Sialendoskopi döneminin başlamasıyla birlikte, tükürük taşları için uygulanan açık cerrahi müdahalelerin sayısı dünya genelinde ciddi oranda azalmıştır. İşlem sırasında bir hastalık tespit edildiğinde, şu tedavi yöntemleri doğrudan uygulanabilmektedir:
- Taş çıkarma işlemleri
- Kanal darlığı genişletme (Dilatasyon)
Günümüzde tükürük bezi kanallarındaki tıkanıklıklara yönelik durumlarda, sialendoskopi ilk tercih edilmesi gereken en güncel tanı ve tedavi yöntemidir.


