Doktorsitesi.com

SESSİZ BÖBREK TAŞLARINA DİKKAT

Doç. Dr. Necmettin Penbegül
Doç. Dr. Necmettin Penbegül
14 Ağustos 2018168 görüntülenme
Randevu Al
SESSİZ BÖBREK TAŞLARINA DİKKAT
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Böbrek Taşı Nedir ve Kimlerde Görülür?

Böbrek taşı, genellikle dayanılmaz ağrılarla kendini gösteren ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen önemli bir sağlık problemidir. İstatistiksel verilere göre bu rahatsızlık, 70 yaşına kadar erkeklerin yüzde 19’unda, kadınların ise yüzde 9’unda ortaya çıkmaktadır. Böbrek taşları her zaman şiddetli ağrıya yol açmamakta, bazen hiçbir belirti vermeden sessizce gelişebilmektedir.

Böbrek Taşı Belirtileri ve Ağrı Karakteristiği

Böbrek taşı hastalığında en yaygın görülen klinik belirti akut ağrı oluşumudur. Bu ağrı, çoğunlukla taşın böbrekten idrar kesesine giden yolu kısmen ya da tamamen engellemesi sonucunda meydana gelir. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişmekle birlikte, bazen hastaneye yatışı gerektirecek kadar yoğun olabilir.

Böbrek taşı ağrısının tipik özellikleri şunlardır:

  • Ağrı genellikle 20-60 dakika sürer.
  • Kaburgaların altında, sırt bölgesinde veya karnın alt bölgesinde hissedilir.
  • Ağrı zamanla kasığa doğru ilerleme eğilimi gösterir.
  • Şiddeti azalıp artabilir ancak tamamen kaybolmaz.

Bu süreçte hastada bulantı-kusma, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma ve sızı gibi şikayetler görülebilir. Bu semptomlar genellikle taşın hareket ettiğinin veya düşme aşamasında olduğunun bir göstergesidir.

Tanı Yöntemleri: Sessiz Böbrek Taşlarına Dikkat

Böbrek taşları her zaman belirti vermediği için bazen farklı nedenlerle yapılan radyolojik tetkikler sırasında tesadüfen saptanır. Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. Ultrasonografi: Özellikle gebeler, çocuklar ve radyasyondan kaçınan hastalar için ilk tercih edilen, en zararsız yöntemdir. Ancak çok küçük veya kanala düşen taşları gözden kaçırabilir.
  2. İlaçsız (Kontrastsız) Bilgisayarlı Tomografi: Tanıda en sık kullanılan ve en kesin sonuç veren yöntemdir. En küçük taşları bile saptayabilir ve 3 boyutlu görüntüler sayesinde cerrahi planlamaya olanak tanır.

Özellikle ailesinde taş öyküsü olanlar ve daha önce taş düşüren bireyler, sessiz böbrek taşlarına karşı düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemelidir.

Doğal Yollarla Kapalı Taş Ameliyatı (RIRS)

İdrar kanalları kullanılarak yapılan bu yöntemde, ince ve kıvrılabilir kameralı aletlerle böbrek içine ulaşılır. Lazer teknolojisi ile taşlar en küçük parçalara ayrılır. İşlem sonrası taşların dökülmesini kolaylaştırmak için böbreğe geçici bir stent (kateter) yerleştirilir.

ÖzellikDetaylar
Uygulama AlanıGenellikle 2 cm’den küçük taşlar
AvantajıKanama ihtimalinin çok düşük olması
DezavantajıStentin çıkarılması için ikinci bir işlem gerektirmesi

Minimal İnvaziv Yöntemler: PNL ve Mikro-PNL

Günümüzde teknolojik gelişmeler sayesinde böbrek taşı ameliyatları çok daha küçük tünellerden gerçekleştirilmektedir. PNL (Perkütan Nefrolitotomi) yönteminde, sırttan açılan küçük bir kesi ile taşlar bütün halde veya kırılarak dışarı çıkarılır.

Tünel çaplarına göre modern PNL yöntemleri:

  • Standart PNL: 1 cm genişliğinde tünel.
  • Mini PNL: 0,7 cm genişliğinde tünel.
  • Ultra-mini PNL: 0,4 cm genişliğinde tünel (3-14 yaş arası çocuklarda tercih edilir).
  • Micro-PNL: 0,2 cm genişliğinde tünel (Dünyadaki en ince tünel sistemi olan Microsheath ile daha küçük çocuklarda kullanılır).

Neden Kapalı Ameliyat Tercih Edilmeli?

Kapalı ameliyat yöntemleri, açık cerrahinin dezavantajlarını ortadan kaldırarak hastaya büyük konfor sağlar. Vücut dokularının doğal yapısı korunduğu için iyileşme süreci oldukça hızlıdır.

Kapalı ameliyatın avantajları:

  • Ameliyat süresinin kısalması.
  • Hastanede yatış süresinin azalması.
  • Daha az ilaç kullanımı ve düşük tedavi maliyeti.
  • Günlük hayata hızlı dönüş.

Böbrek taşlarının yüzde 50 oranında tekrar etme riski vardır. Açık ameliyat sonrası tekrar cerrahi gerekmesi durumunda uygulama zorken, kapalı yöntemler hastanın taşı tekrar etse bile defalarca güvenle uygulanabilir.

Etiketler

Böbrek taşı ameliyatıBöbrek taşı nedirBöbrek taşı neden oluşurBöbrek taşıBöbrek taşları

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Necmettin Penbegül

Doç. Dr. Necmettin Penbegül

Doç. Dr. Necmettin PENBEGÜL, 1977 yılında Malatya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2001 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2001 - 2006 yılları arasında İstanbul Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlayarak Üroloji Uzmanı olmuştur. İhtisas gerçekleştirdiği süre zarfında bir çok yurt içi ve yurt dışı çalışmalarında yer almış taş hastalıklarının Endoürolojik yaklaşımları konusunda eğitim almış Türk Üroloji Yeterlilik Kurulları (TÜYK) Üroloji Yeterlilik Sınavını da başarıyla tamamlamıştır.

Mecburi hizmetinin ardından 2009 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği'nde ''Yardımcı Doçent'' olarak akademik çalışmalarına başlamış, Endoskopik Ürolojik ameliyatlara olan eğilimi nedeniyle 2010 yılında 1(bir) ay süre ile “Laparoskopik Ürolojik Cerrahi” konusunda İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde gözlemci olarak bulunmuş ve akabinde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğinde Laparoskopik Ameliyatların başlamasını sağlamıştır. 2011 yılında Laparoskopik cerrahi konusundaki deneyimlerini arttırmak amacı ile Universitat Tübingen Klinik für Urologie / Stuttgart-Germany kliniğinde 3 ay süreyle gözlemci olarak bulunmuş olan Doç. Dr. Necmettin PENBEGÜL, Ülkesine döndükten sonra kliniğinde Laparoskopik Ürolojik ameliyatlara devam etmiş ve birçok kurslarda Laparoskopik Cerrahi eğitmeni olarak görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.