SELİM (İYİ HUYLU,KANSER DIŞI) KARACİĞER KİTLELERİ
- Hemanjiyom, karaciğerin en sık görülen iyi huylu tümörü olup genellikle belirti vermez ve östrojen hormonuyla ilişkili olarak büyüme gösterebilir.
- Fokal Nodüler Hiperplazi (FNH), kötü huylu değişim göstermeyen ve genellikle tesadüfen saptanan, karaciğerin ikinci en sık görülen iyi huylu tümörüdür.
- Hepatoselüler Adenoma, özellikle uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda görülür ve kanama ile kansere dönüşme riski taşıdığı için dikkatli takip gerektirir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Karaciğerin En Sık Görülen İyi Huylu Tümörü: Hemanjiyom
Hemanjiyom, karaciğerin en sık rastlanan iyi huylu tümörü olup toplumda %2 ile %7 oranında görülmektedir. Bu tümörler genellikle 5 cm’den küçük yapıdadır ve çoğunlukla başka bir nedenle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanır. Çoğu vakada tekli lezyon olarak izlense de, birden fazla sayıda hemanjiyomla karşılaşmak da mümkündür.
Özellikle kadınlarda daha sık görülmesi, bu tümörlerin östrojen hormonu ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Nitekim gebelik döneminde veya dışarıdan östrojen takviyesi alan bireylerde hemanjiyomların büyüme gösterdiği kaydedilmiştir. Uzun süreli takiplerde bu yapıların genellikle aynı boyutta kaldığı, ancak bazı vakalarda yavaş bir büyüme eğilimi sergilediği gözlemlenmiştir.
Hemanjiyom Belirtileri ve Risk Faktörleri
Hemanjiyomlar genellikle semptom vermezler; ancak boyutu 5 cm’yi aşan vakalarda bazı şikayetler ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan semptomlar şunlardır:
- Karnın üst bölgesinde şiddetli olmayan ağrı
- Karında dolgunluk hissi
- Ele gelen kitle hissi
Nadir bir durum olsa da hemanjiyomların rüptürü (yırtılması) ciddi bir risk teşkil eder. Rüptür gelişen vakalarda hayati tehlike (mortalite) yüksektir. Karında aniden büyüyen bir kitle ile birlikte gelişen şiddetli ağrı, rüptür tehdidinin önemli bir göstergesi olarak kabul edilmelidir.
Tanı ve Tedavi Yöntemleri
Günümüzde gelişmiş görüntüleme teknikleri sayesinde karaciğer hemanjiyomlarında kesin tanı yüksek doğrulukla konulabilmektedir. Tanı sürecinde USG (Ultrasonografi), BT (Bilgisayarlı Tomografi) ve MR (Manyetik Rezonans) yöntemlerinden faydalanılır.
Tedavi yaklaşımında, semptom vermeyen kavernöz hemanjiyomlar büyük olsalar dahi cerrahi müdahale yerine izleme alınmalıdır. Cerrahi endikasyon oluştuğunda ise uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
- Karaciğer rezeksiyonu
- Hemanjiyomun enükleasyonu
- Karaciğer transplantasyonu
Klinik uygulamalarda en çok tercih edilen cerrahi girişimler rezeksiyon ve enükleasyon işlemleridir.
Fokal Nodüler Hiperplazi (FNH)
Fokal Nodüler Hiperplazi (FNH), karaciğerin hemanjiyomdan sonra en sık görülen ikinci iyi huylu tümörüdür. Genellikle 20-50 yaş aralığındaki kadınlarda görülmekle birlikte, erkek/kadın oranı 1/2'dir. Oral kontraseptif ve steroid kullanımı ile doğrudan bir ilişki tam olarak kanıtlanmasa da, hastaların yarısında oral kontraseptif kullanım öyküsü mevcuttur.
FNH Tanı ve Klinik Özellikleri
Hastaların %90’ı tamamen semptomsuzdur ve lezyonlar genellikle başka bir cerrahi işlem veya görüntüleme sırasında tesadüfen saptanır. FNH vakalarının %85’i belirgin bir özellik göstermez ve tanıya yardımcı spesifik bir laboratuvar testi bulunmamaktadır.
FNH hakkında bilinmesi gereken kritik noktalar şunlardır:
- Malign (kötü huylu) değişim göstermez.
- Nadiren büyüme yapar; kanama ve nekroz (doku ölümü) çok nadir görülür.
- Vakaların %90’ında lezyon tektir.
- Kronik karaciğer hastalığı olmayan bireylerde saptanan kitlelerde FNH olasılığı mutlaka değerlendirilmelidir.
FNH Tedavi Yaklaşımı
FNH tedavisinde cerrahi rezeksiyon yalnızca semptomatik hastalarda ve hepatoselüler kanser ile ayırıcı tanının yapılamadığı durumlarda tercih edilir. Cerrahi sonrası komplikasyon ve ölüm oranları oldukça düşüktür.
Hepatoselüler Adenoma (HA)
Hepatoselüler Adenoma, özellikle doğurganlık çağındaki ve uzun süre oral kontraseptif kullanmış kadınlarda görülen bir tümör tipidir. Genellikle tek (soliter) yapıda olsa da bazen çoklu (multiple) görülebilir. Vakaların %75’inde tümör çapı 10 cm’den büyüktür ve genellikle bir kapsül yapısına sahiptir.
Klinik Tablo ve Riskler
Hepatik adenomlar genellikle üç farklı klinik tablo ile kendini gösterir:
| Klinik Tablo | Belirti ve Bulgular |
|---|---|
| Akut Karın | Kanamaya bağlı gelişen ani tablo |
| Ağrı | Sağ üst kadran bölgesinde hissedilen ağrı |
| Kitle | Karında elle hissedilebilen (palpabl) kitle |
En sık karşılaşılan şikayet sağ üst kadran ağrısıdır. Adenomlarda kanama sıklığı %40 civarındadır ve bu durum hastanın yaşamını tehdit edebilecek ciddi bir komplikasyondur. Ayrıca adenomlarda malign değişim (kansere dönüşüm) riski bulunduğundan, hastalar yakın takip altında tutulmalı ve şüpheli durumlarda cerrahi müdahale planlanmalıdır.



