Kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha fazla görülen romatoit artrit, yol açtığı ağrılar ve hareket kısıtlılığı nedeniyle hastaların iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkiliyor. Sistemik kronik iltihaplı bir eklem romatizması olarak adlandırılan bu hastalık, genellikle el ve el bileğindeki küçük eklemlerde tutulmalar ile kendisini belli ediyor. Tedavi edilmediği takdirde tuttuğu eklemlerde kalıcı sakatlıklara neden olabilen rahatsızlık, erken tanı ve güncel tedavi uygulamaları ile kontrol altına alınabiliyor.

Genetik ve çevresel faktörler etkili

Romatoid artrit, her ne kadar genç erişkin kadınlarda daha sık görülse de, erkeklerde de her yaşta görülebilmektedir. Görülme sıklığı coğrafyalara göre değişiklik gösteren bu hastalık tüm dünya nüfusunun %0.4 ile %1’ni etkilemektedir. Kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha fazla görülen romatoid artritin kesin görülme nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik yatkınlık, sigara, çevresel faktörler, enfeksiyon hastalıkları, beslenme ve hormonal faktörlerin hastalık üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.

Şişlik, hareket kısıtlılığı ve tutulmalar ile belirti verebiliyor

Romatoid artrit, daha çok el ile el bileklerindeki küçük eklemlerdeki ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve bir saati geçen sabah tutukluğu ile kendisini belli etmektedir. Eklem tutulumu genellikle simetriktir ve dörtten çok eklemde tutulum olabilmektedir. Zaman içerisinde, yeterli tedavi almayan hastalarda diğer eklemlerde de tutulum olabilmektedir. Nadiren romatoid nodüller veya akciğer hastalığı da eşlik etmektedir. Hastalığın klinik seyrinde dalgalanmalar olabilir.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalık kontrol altına alınabiliyor

Romatoid artrit şikayeti ile gelen hasta muayene edildikten sonra gerekli laboratuvar ve röntgen tetkikleri istenir. Tanı için bu bulguların en az altı haftadan daha fazla süredir mevcut olması gerekir. Tetkiklerde akut faz göstergeleri (ESR, CRP) ve romatoid artrite özgü olan testler (RF, Anti-CCP) çoğunlukla pozitif saptanır. Eklem hasarları röntgen tetkikleriyle belirlenebilir. Tüm sonuçlar birlikte değerlendirilerek uluslararası kriterlere göre tanı konulur. Tedavide erken tanı çok önemlidir; amaç hastanın şikayetlerini azaltmak ve eklem hasarının önüne geçmektir. Hastalığın şiddetine göre bireysel ilaç tedavisi düzenlenir. Düşük dozda kısa süreli steroid tedavisi, sentetik ya da biyolojik hastalık modifiye edici ajanlar (oral ya da parantal tedavi ile) ile hastalık büyük oranda kontrol altına alınabilir. Tedavi başlangıcından sonra düzenli aralıklarla klinik bulgular ve laboratuvar testleri kontrol edilerek hastalık takip edilir. Günümüzdeki mevcut tedavi seçenekleri ile kalıcı eklem hasarı ve fonksiyon kayıpları engellenebilmektedir.


İstanbul Dahiliye uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!