Doktorsitesi.com

PSÖRİATİK ARTRİT (SEDEF ARTRİTİ)

Prof. Dr. Nuran Türkçapar
Prof. Dr. Nuran Türkçapar
29 Nisan 2016663 görüntülenme
Randevu Al
PSÖRİATİK ARTRİT (SEDEF ARTRİTİ)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psöriatik Artrit Nedir?

Psöriatik artrit, halk arasında sedef hastalığı olarak bilinen psöriazis hastalarının yaklaşık %15-20’sinde görülen kronik bir eklem iltihabı türüdür. Bu hastalık, vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına, özellikle deri ve eklemlere saldırması sonucu ortaya çıkar. Birçok farklı eklemi etkileyebilen bu durum, kişiden kişiye değişkenlik gösteren semptomlarla seyreder.

Psöriatik artrit, tuttuğu eklemlerde kalıcı hasara yol açma riski taşır. Bu nedenle, erken tanı ve hızlı bir şekilde tedaviye başlanması, eklem hasarına bağlı gelişebilecek sakatlıkların önlenmesinde kritik bir rol oynar. Hastalık bulguları zaman içinde alevlenmeler ve yatışmalar şeklinde kendini gösterir.

Psöriatik Artrit Belirtileri ve Vücut Üzerindeki Etkileri

Psöriatik artrit vücudun herhangi bir eklemini etkileyebilir. Tek bir eklemde görülebileceği gibi, birden fazla eklemi veya omurgayı da tutabilir. Hastalığın yaygın belirtileri ve etkilediği bölgeler şunlardır:

  • Eklem Tutulumu: El ve ayak parmakları gibi küçük eklemlerin yanı sıra diz ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde ağrı ve şişlik.
  • Omurga Sorunları: Spondilit olarak adlandırılan; bel, sırt, boyun ve göğüs kafesinde ağrı ile hareket kısıtlılığı.
  • Daktilit (Sosis Parmak): El veya ayak parmaklarının birinde, boylu boyunca şişlik ve kızarıklık oluşması.
  • Tırnak Değişiklikleri: Tırnaklarda iğne ucu gibi çukurluklar (yüksük tırnak), kalınlaşma veya tırnağın yatağından ayrılması.
  • Entezit: Tendon ve bağların kemiğe tutunduğu noktalarda (topuk, ayak tabanı, dirsek vb.) hassasiyet ve ağrı oluşması. Entezit, bu hastalığın en karakteristik özelliklerinden biridir.

Psöriatik Artrite Ne Sebep Olur?

Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, kalıtım ve genetik faktörlerin önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Psöriatik artritli bireylerin yaklaşık %40'ının birinci veya ikinci derece akrabalarında sedef öyküsü bulunmaktadır. Genetik yatkınlığın yanı sıra, geçirilen enfeksiyonların bağışıklık sistemini tetikleyerek hastalığı başlattığı veya alevlendirdiği öngörülmektedir.

Önemli bir hatırlatma olarak; sedef hastalığı bulaşıcı değildir. Ciltteki döküntüler nedeniyle hastalara dokunmaktan kaçınılması gereken bir durum söz konusu değildir.

Kimler Risk Altındadır?

Psöriatik artrit genellikle 30 ile 50 yaş arasındaki yetişkinlerde görülse de çocukluk çağında da başlayabilir. Kadın ve erkeklerde görülme oranı eşittir. Ancak çocukluk çağı başlangıçlı vakalarda, gözün orta tabakasının iltihabı olan üveit gelişme riski daha yüksektir.

Genellikle önce cilt bulguları ortaya çıkar ve yıllar sonra eklem tutulumu gözlenir. Ancak bazı vakalarda her iki durum aynı anda başlayabilir veya nadiren önce eklem bulguları, ardından deri döküntüleri gelişebilir.

Psöriatik Artrit Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Tanı süreci, bir romatoloji uzmanı tarafından gerçekleştirilen detaylı fiziksel muayene ile başlar. Doktor, eklemlerdeki şişlik ve ağrının yanı sıra sedefin tipik deri ve tırnak belirtilerini inceler. Teşhisi netleştirmek ve diğer hastalıklarla (gut, osteoartrit, romatoid artrit) ayırıcı tanı yapmak için şu yöntemler kullanılır:

  1. Görüntüleme Testleri: Eklem hasarını belirlemek için röntgen; daha detaylı inceleme için MRI (Emar), ultrason veya tomografi.
  2. Kan Testleri: İnflamasyon (iltihap) düzeyini ve anemi durumunu kontrol etmek için yapılan testler.
  3. Deri Biyopsisi: Gerekli görüldüğü durumlarda sedef tanısını doğrulamak amacıyla uygulanır.

Tedavi Seçenekleri ve İlaç Kullanımı

Tedavi planı, hastanın durumuna ve tutulan eklem bölgesine göre kişiselleştirilir. Temel amaç ağrıyı dindirmek, iltihabı kontrol altına almak ve eklem hasarını önlemektir.

Tedavi TürüKullanılan İlaçlar / Yöntemler
Semptomatik TedaviNSAİİ (Naprosyn, Diklofenak vb.), Eklem içi kortikosteroid enjeksiyonu
Hastalık Düzenleyici İlaçlar (DMARDs)Metotreksat, Leflunomid, Sulfasalazin, Siklosporin
Biyolojik Tedaviler (Anti-TNF)Adalimumab, Etanercept, İnfliksimab, Golimumab
Cerrahi MüdahaleCiddi hasarlı eklemler için protez ameliyatları

Önemli Not: Psöriatik artritte ağızdan alınan (sistemik) kortikosteroidler, cilt döküntülerini artırabileceği için tercih edilmez. Ayrıca sıtma ilacı olan hidroksiklorokin, sedefi alevlendirebileceği için genellikle kullanılmaz.

Hastalar İçin Yaşam Tarzı Önerileri

Psöriatik artrit kronik bir süreçtir ve beraberinde yorgunluk, kansızlık veya psikolojik olumsuzluklar getirebilir. Ayrıca bu hastalarda tansiyon, kolesterol, obezite ve diyabet görülme sıklığı daha fazladır. Bu nedenle şu adımlar hayati önem taşır:

  • Kilo Kontrolü: Sağlıklı bir kiloda kalmak eklemlere binen yükü azaltır.
  • Düzenli Egzersiz: Eklemleri esnek tutmak ve kasları güçlendirmek için yürüyüş, yoga, pilates veya yüzme yapılmalıdır.
  • Uzman Desteği: Tanı ve tedavi sürecinde en doğru yönlendirmeyi bir romatolog yapacaktır. Yanlış teşhislerin önüne geçmek için kas-iskelet sistemi uzmanlarına başvurulmalıdır.

Etiketler

Psöriatik artrit tedavisinde romatoloji doktorunun rolüPsöriatik artritli hastalara önerilerPsöriatik artrit nasıl tedavi edilir?Psöriatik artrit nasıl teşhis edilir?Psöriatik artrit kimlerde gelişir?Psöriatik artrite ne sebep olur?Psöriatik artrit nedir?

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nuran Türkçapar

Prof. Dr. Nuran Türkçapar

Prof. Dr. Nuran Türkçapar, 19 Nisan 1967 tarihinde Sivas’ta doğmuştur. 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı’nda Enfeksiyon Hastalıkları ihtisasını, 2000 yılında ise SB. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İç Hastalıkları ihtisasını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. 2004 yılında ise Ankara Üniversitesi Tıp Fakültes’inde Romatoloji alanında yan dal uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.